Haber Özeti: 13 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan kararlarla kamu kurumlarına 193 numaralı kararname ile yeni kadrolar açılırken, Muğla ve Rize'de sosyal konut projeleri için acele kamulaştırma süreci başlatıldı. Ayrıca suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine yönelik yönetmelikte yapılan değişiklikle finansal denetim mekanizmaları sıkılaştırıldı.
Kamu Kurumlarına Yeni Kadro İhdası Ne Getiriyor?
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bazı kamu kurum ve kuruluşlarına yeni kadroların ihdas edilmesi, devletin hizmet kapasitesini artırma yolunda stratejik bir adım olarak görülüyor. 193 numaralı Kararname ile belirlenen bu kadrolar, özellikle dijital dönüşüm ve stratejik planlama birimlerinde ihtiyaç duyulan uzman personel açığını kapatmayı hedefliyor. Geçmişte 2024 ve 2025 yıllarında yapılan benzer kadro ihdaslarında, liyakat esaslı atamaların kamu verimliliğini %15 oranında artırdığı verilerle desteklenmişti.
Kadroların dağılımı ve kullanım usulleri, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde titizlikle takip edilecek. Bu düzenleme, sadece yeni personel alımı değil, aynı zamanda mevcut sözleşmeli personelin memur kadrolarına geçiş süreçlerini de kapsayan 10944 sayılı Karar ile destekleniyor. Kamu yönetimi uzmanları, bu tür yapısal değişikliklerin bürokratik hantallığı azaltmak adına kritik olduğunu sıkça dile getiriyor.
Muğla ve Rize'deki Kamulaştırma Kararları Vatandaşı Nasıl Etkileyecek?
Sosyal konut projelerinin hızlandırılması amacıyla Muğla Kavaklıdere ve Rize Merkez ilçelerinde alınan acele kamulaştırma kararları, barınma krizine karşı devletin müdahale hızını gösteriyor. TOKİ tarafından yürütülecek bu projeler, bölgedeki mülkiyet haklarının korunarak kamu yararına dönüştürülmesini esas alıyor. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27'nci maddesine dayanan bu süreç, normal kamulaştırma süreçlerine göre 6 ila 8 ay daha hızlı sonuçlanmasını sağlıyor.
Geçen yıl benzer bir uygulama ile Rize'nin İkizdere bölgesinde başlatılan projelerin bugün %40 fiziki gerçekleşmeye ulaştığı biliniyor. Vatandaşlar için bu durum, modern ve depreme dayanıklı konutlara erişimin kolaylaşması anlamına gelirken, özel mülkiyet sahiplerine yapılacak ödemeler de güncel piyasa değerleri üzerinden Merkez Bankası verileri ışığında hesaplanacak. Bölge halkının sosyal donatı alanlarına erişimi bu projelerle birlikte doğrudan artış gösterecek.
Mali Suçlarla Mücadelede Yeni Dönem Mi Başlıyor?
Suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesine dair yönetmelikte yapılan değişiklik, Türkiye'nin uluslararası mali standartlara uyum sürecinde yeni bir sayfa açıyor. 10945 sayılı Karar ile finansal kuruluşların kimlik tespiti ve şüpheli işlem bildirim limitleri, 2026 yılı enflasyon ve değerleme oranları dikkate alınarak yeniden revize edildi. Uzmanlar, kripto varlık hizmet sağlayıcılarından geleneksel bankacılık sistemine kadar geniş bir yelpazede denetimlerin sıkılaşacağını öngörüyor.
Özellikle MASAK tarafından yürütülen uzaktan denetim modellerinin kapsamının genişletilmesi, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede teknolojik imkanların daha etkin kullanımını sağlayacak. Tarihsel süreçte 2008 yılından bu yana uygulanan Tedbirler Yönetmeliği, bugün yapılan bu son dokunuşla dijital finans çağının gereksinimlerine tam uyumlu hale getirilmiş oldu. Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri, bu düzenlemelerin yatırımcı güvenini artırarak doğrudan yabancı sermaye girişine olumlu yansıyacağını belirtiyor.
Resmi Gazete Kararlarının Tarihsel Önemi Nedir?
Resmi Gazete, devletin kurumsal hafızasını temsil ederken, bugün yayımlanan kararlar özellikle Sırbistan ile yapılan serbest ticaret anlaşması protokolü gibi uluslararası diplomasi adımlarını da içeriyor. 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren geçerli olan menşeli ürün tanımları, Türkiye'nin Balkanlar'daki ticari hacmini 2 milyar dolar seviyesinden daha yukarıya taşımayı hedefliyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, bu tür protokol değişiklikleri gümrük süreçlerini %20 oranında hızlandırabiliyor.
Türkiye'nin serbest ticaret ağını genişletmesi, yerel üreticinin dış pazarda rekabet gücü kazanması adına hayati önem taşıyor. Geçmişten bugüne bakıldığında, 2000'li yılların başındaki ticaret hacmi ile bugünkü rakamlar arasındaki devasa fark, bu tür resmi düzenlemelerin ne denli çarpan etkisi yarattığını kanıtlıyor. Bu bağlamda, her bir yönetmelik değişikliği sadece bir metin değil, ekonominin geleceğini şekillendiren birer tuğla niteliği taşıyor.