Haber Özeti: Küresel enerji piyasalarında yatırımlarını hızlandıran Aksa Enerji (AKSEN) için bir aracı kurum 106,51 TL hedef fiyat belirleyerek 'al' tavsiyesi verdi. Mevcut fiyat seviyelerine göre %53,91 oranında bir artış potansiyeli öngörülüyor.
Aksa Enerji Hisselerinde Yükseliş Beklentisi Neye Dayanıyor?
Piyasaların yakından takip ettiği Global Menkul Değerler, enerji sektörünün güçlü oyuncularından Aksa Enerji'yi araştırma kapsamına alarak yatırımcılar için yeni bir yol haritası çizdi. Kurum, hisse senedi için 106,51 TL hedef fiyat belirlerken, tavsiyesini doğrudan 'al' olarak başlattı. 9 Şubat 2026 itibarıyla 69,20 TL seviyelerinde işlem gören hisse için paylaşılan bu rakam, kağıdın önümüzdeki dönemde %54'e yakın bir değer kazancı yaşayabileceğine işaret ediyor.
Analistlerin bu iyimser beklentisinin arkasında, şirketin özellikle yurt dışı operasyonlarındaki döviz bazlı gelir yapısı ve kapasite artışları yatıyor. 2025 yılının ilk dokuz ayında FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) rakamını geçen yılın aynı dönemine göre %34,72 artırarak 10 milyar TL barajına ulaştıran şirket, mali tablolarındaki bu dirençli duruşuyla yatırımcı iştahını kabartıyor. Enerji arz güvenliğinin küresel çapta kritik hale geldiği bu dönemde, şirketin stratejik konumlanması finansal raporlara doğrudan pozitif yansıyor.
AKSEN Hissesi Geçmiş Yıllara Göre Nasıl Bir Performans Sergiliyor?
Şirketin finansal geçmişine bakıldığında, 2024 yılı sonu itibarıyla net satışlarını 31,6 milyar TL seviyesinde kapatan dev enerji grubunun, 2025 yılında bu rakamı 36,8 milyar TL'ye taşıdığı görülüyor. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 2.286 milyon TL olan çeyreklik FAVÖK rakamı, 2025'in üçüncü çeyreğinde 3.080 milyon TL'ye yükselerek operasyonel karlılığın sürdürülebilirliğini kanıtladı. Uzmanlar, 2026 yılını şirket için "kapasite artışlarının meyvelerinin toplandığı yıl" olarak tanımlıyor.
Geçmişteki düşük çarpanlı fiyatlamaların aksine, 2026 projeksiyonlarında AKSEN için belirlenen hedefler, şirketin piyasa değerinin defter değerine (PD/DD) oranındaki iyileşmeyi de kapsıyor. Özellikle 2024 yılında 2.700 TL seviyelerinde olan spot elektrik tavan fiyatlarının 2025'te 3.400 TL bandına kadar yükselmiş olması, üretici kanadında yer alan Aksa Enerji gibi şirketlerin marjlarını korumasına yardımcı oldu.
Yeni Hedef Fiyat Yatırımcıyı ve Vatandaşı Nasıl Etkileyecek?
Bu revize edilen hedef fiyatlar, sadece borsadaki yatırımcıyı değil, dolaylı yoldan enerji sektörünün genel gidişatını da somutlaştırıyor. 106,51 TL'lik bu yeni beklenti, şirketin 2026 yılı içerisinde devreye alacağı 10 yeni santral projesinin yaratacağı 975 MW'lık ek kurulu gücü de fiyatlamaya dahil ediyor. Enerji üretim kapasitesindeki bu %30'u aşan artış, yerli ve milli enerji üretiminin artması anlamına geldiği için enerji ithalatına olan bağımlılığın azalmasına katkı sunuyor.
Yatırımcı açısından bakıldığında, enflasyonist ortamda portföyünü korumak isteyenler için bu tür yüksek prim potansiyelli sanayi hisseleri güvenli liman olarak görülüyor. Şirketin Afrika ve Orta Asya'daki döviz getirili sözleşmeleri, kur riskine karşı doğal bir koruma sağlarken, yurt içindeki yenilenebilir enerji yatırımları da sürdürülebilirlik odaklı fonların ilgisini çekmeye devam ediyor.
Aksa Enerji'nin Yatırım Yolculuğunda Kritik Durak: 2026 Hedefleri
Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, daha önceki açıklamalarında 2026 yılının kendileri için bir dönüm noktası olacağını vurgulamıştı. Kazancı, aynı anda 10 projeyi faaliyete alarak kurulu gücü 4 GW seviyesine çıkarma hedefini paylaşmış, bu stratejinin şirketi global bir güç haline getireceğini belirtmişti. 2026 yılı, şirketin hem Gana ve Kazakistan gibi yurt dışı pazarlarda hem de Türkiye'deki hibrit ve yenilenebilir enerji santralleriyle portföyünü en çok çeşitlendirdiği dönem olarak kayıtlara geçiyor.
Tarihsel olarak 2000'li yılların başından bu yana enerji üretiminde agresif büyüme stratejisi izleyen Aksa Enerji, bugün 7 farklı ülkede yürüttüğü operasyonları 10 ülkeye çıkarma eşiğinde bulunuyor. Aracı kurumların 'al' raporları, şirketin bu uzun vadeli büyüme hikayesinin finansal piyasalarda da karşılık bulduğunun en net göstergesi olarak değerlendiriliyor.