Haber Özeti: Alves Kablo’nun tepe yönetimi toplamda yaklaşık 300 milyon nominal değerli payı, farklı şirketlere 3,90 TL birim fiyatla devrederek ortaklık yapısında değişikliğe gitti.
ALVES HİSSELERİ KİMLERE DEVREDİLDİ?
Alves Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ALVES) tepe yönetiminden gelen peş peşe açıklamalarla, şirketin ortaklık yapısında ciddi bir el değiştirme yaşandığı tescillendi. Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Karamercan, mülkiyetinde bulunan paylardan 77 milyon TL nominal tutarı Bakırsan Grup Metal'e, 70 milyon TL nominal tutarı ise Nova Bakır şirketine devretti. Borsa İstanbul Toptan Satışlar Pazarı'ndaki işlemlerin ardından virman yoluyla tamamlanan bu satışlar, piyasada kurumsal yapı değişikliği olarak yorumlanıyor.
Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hikmet Alabıcak tarafında da benzer bir hareketlilik gözlendi. Alabıcak; BSY Grup Taahhüt ve İnşaat, Nova Bakır ve bireysel yatırımcı Aykut Aydoğan'a toplamda 150 milyon TL nominal değeri aşan bir pay devri gerçekleştirdi. 3,90 TL sabit fiyat üzerinden gerçekleşen bu devasa operasyon sonrası her iki ismin şirketteki pay oranları sırasıyla %13,78 ve %13,75 seviyelerine geriledi. Sermaye piyasalarında bu tarz blok satışlar genellikle stratejik ortaklıklar veya sermaye finansmanı amacıyla gerçekleştirilen hamleler olarak kabul edilir.
ALVES HİSSE DEVRİ FİYATI PİYASAYI NASIL ETKİLER?
Satış işleminin gerçekleştiği 3,90 TL fiyat seviyesi, şirketin borsadaki güncel işlem hacmi ve geçmiş halka arz fiyat istikrarı açısından büyük önem taşıyor. Geçtiğimiz dönemlerde halka arz sonrası hızlı bir büyüme ivmesi yakalayan kablo sektöründe, ana ortakların pay satması yatırımcılar tarafından genellikle yakından izlenen bir risk unsuru olsa da, alıcıların sektörel bazda Bakırsan gibi tamamlayıcı iş kollarından olması sinerji beklentisini artırıyor. 2025 yılı verileriyle kıyaslandığında, şirketin özsermaye karlılığı ve pazar payı büyümesi bu tarz kurumsal satışların zeminini hazırlayan temel unsurlar arasında yer alıyor.
Şirketlerin yönetim kademelerindeki bu denli büyük pay değişimleri, kurumsal yönetim ilkeleri çerçevesinde şeffaflıkla takip edilmekte. Borsa İstanbul'un Toptan Satışlar Pazarı (TSP) bu ölçekteki işlemlerin piyasa fiyatını manipüle etmeden, doğrudan kurumsal alıcılar arasında el değiştirmesine olanak tanıyan profesyonel bir zemin sunuyor. Yatırımcıların ana odağı, bu satıştan elde edilen nakdin şirket bilançosuna mı gireceği yoksa şahsi bir tasarruf mu olduğu noktasında yoğunlaşıyor; ancak mevcut açıklamalar virman yoluyla gerçekleşen bir mülkiyet değişimini işaret ediyor.
ALVES YATIRIMCISI BU SATIŞTAN NASIL ETKİLENİR?
Vatandaşın ve bireysel yatırımcının en çok merak ettiği konu, yönetim kurulunun pay azaltmasının hisse fiyatı üzerindeki baskısıdır. Genellikle ana ortakların pay oranlarını düşürmesi, dolaşımdaki hisse sayısının artabileceği endişesini doğursa da, bu satışın doğrudan piyasaya (borsa ekranına) değil, belirli kurumsal yapılara yapılmış olması panik havasını dağıtan bir unsurdur. Bakır ve İnşaat odaklı şirketlerin bu payları devralması, Alves Kablo'nun ham madde tedariki ve satış kanalları üzerinde dolaylı bir güç birliği oluşturabileceğine dair sinyaller veriyor.
Halka arz edildiği günden bu yana kablo üretim kapasitesini artıran ve ihracat odaklı büyüme stratejisi izleyen şirketin, yeni ortaklık yapısıyla birlikte operasyonel süreçlerinde nasıl bir yol izleyeceği merak konusu. Uzmanlar, bu çapta bir el değiştirmenin ardından yönetim kurulunda yeni isimlerin temsil edilip edilmeyeceğini takip ediyor. Kısa vadede hisse senedi üzerinde bir volatilite yaşanabilse de, kurumsal alıcıların uzun vadeli stratejileri kağıdın temel değerini koruma potansiyeline sahiptir.
ALVES KABLO ORTAKLIK YAPISI VE TARİHÇESİ
Alves Kablo, Türkiye'nin enerji altyapı projelerinde ve sanayi tesislerinde kullanılan kablo üretiminde son yılların dikkat çeken oyuncularından biri haline geldi. 2024 yılındaki halka arz sürecinden bu yana şeffaflık ilkeleri gereği tüm kapasite artışlarını KAP üzerinden duyuran şirket, Ankara merkezli üretim tesisleriyle biliniyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri gereği, yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu paylardaki %5 ve üzerindeki her türlü değişim kamuoyuna açıklanmak zorunda.
Daha önce benzer büyüklükteki sanayi şirketlerinde görülen bu tür pay devirleri, genellikle "kurumsallaşma adımı" veya "stratejik iş birliği" olarak nitelendirilmişti. Şirket yetkililerinin geçmiş dönemlerde yaptığı açıklamalarda, global bir marka olma vizyonu vurgulanmış ve üretimde yerlileşme oranının artırılacağı belirtilmişti. Bugün gerçekleşen bu devir işlemleri, söz konusu vizyonun bir parçası olarak yeni finansal kaynakların veya iş ortaklıklarının kapısını aralayabilir.