TL;DR: 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün onayıyla kurulan Bünyan Enerji Santrali, 96 yıldır orijinal Alman ve Çek yapımı makineleriyle kesintisiz elektrik üretmeyi sürdürüyor.
Bünyan Enerji Santrali Hangi Şartlarda Kuruldu?
Cumhuriyetin ilanından sadece üç yıl sonra, yerli müteşebbislerin ve belediyenin vizyonuyla hayata geçirilen Bünyan Enerji Santrali, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin sanayileşme hamlesinin en somut örneklerinden biri olarak tarihe geçti. 1926 yılında bizzat Mustafa Kemal Atatürk'ün imzasıyla kuruluş izni alınan bu tesis, sadece bir enerji üretim noktası değil, aynı zamanda Kayseri ve çevresinin makus talihini yenen bir teknoloji üssüydü. Alman ve Çek mühendisliği ile inşa edilen santral, o dönemin kısıtlı imkanlarına rağmen 1930 yılında tam kapasiteyle devreye alınarak bölgenin aydınlanma meşalesini yaktı.
Tesisin inşa sürecinde çalışan İstanbullu bir ustanın memleket hasretiyle bahçeye inşa ettiği Kız Kulesi maketi, bugün hala ilk günkü ihtişamıyla korunuyor. Bu estetik dokunuş, santralin sadece endüstriyel bir yapı olmadığını, aynı zamanda insani duygularla ve büyük bir adanmışlıkla inşa edildiğini kanıtlıyor. Günümüzde modern santraller dijital sistemlerle yönetilirken, Bünyan'daki bu yapıda mekanik aksamın hala tıkır tıkır çalışması, dönemin mühendislik kalitesini ve bugüne kadar yapılan titiz bakımların bir sonucudur.
Tarihi Santralin Ekonomiye Katkısı Bugün Ne Durumda?
Kurulduğu yıllarda sadece Bünyan'ın değil, Kayseri şehir merkezinin de enerji ihtiyacını karşılayan santral, bugün artan enerji talebi karşısında mütevazı bir üretim seviyesinde kalsa da milli ekonomiye doğrudan katkı sağlamaya devam ediyor. 1930'lu yıllarda Türkiye'nin toplam kurulu gücü oldukça sınırlıyken, bu tarz yerel hidroelektrik santralleri sanayi tesislerinin çarklarını döndüren ana güç kaynağıydı. Geçen yüzyılın başındaki üretim verileriyle kıyaslandığında bugün Türkiye'nin devasa barajları yanında küçük görünse de 96 yıldır kesintisiz üretim yapması dünyada eşine az rastlanır bir sürdürülebilirlik başarısıdır.
Özel bir enerji şirketinin üretim müdürü Fevzi Ekici, tesisin orijinalliğinin korunması için büyük çaba sarf ettiklerini belirtiyor. Mekanik ve elektrik aksamların bakımlarının, orijinal Alman ve Çek parçalarına sadık kalınarak yapıldığını vurgulayan Ekici, teknolojiye uygun modifikasyonlar yapılsa da ana yapının 1926 ruhunu taşıdığını ifade ediyor. Bu durum, Türkiye'nin enerji mirasını koruması açısından kritik bir örnek teşkil ediyor.
Vatandaş İçin Bu Tarihi Miras Ne Anlama Geliyor?
Bünyan Enerji Santrali'nin hala çalışıyor olması, tüketiciler için enerji güvenliğinin ve yerli kaynak kullanımının önemini bir kez daha hatırlatıyor. Pınarbaşı su kaynağından beslenen türbinler, yenilenebilir enerji konusundaki ilk adımlarımızın ne kadar sağlam atıldığını gösteriyor. Vatandaşlar için bu tesis, sadece faturalara yansıyan bir birim elektrik değil, aynı zamanda atalarından miras kalan bir sanayi kalesidir. Suyun hem içme suyu olarak kullanılması hem de enerjiye dönüştürülmesi, doğal kaynakların verimli kullanımı noktasında bugün bile ders niteliğindedir.
Bölge halkı için istihdam ve kültürel bir simge haline gelen santral, aynı zamanda bir müze niteliği taşıyor. Panolarda hala kullanılan 96 yıllık ölçüm aletleri, mühendislik öğrencilerinden tarih meraklılarına kadar geniş bir kitleye ilham veriyor. Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda, bu tarz küçük ölçekli hidroelektrik santrallerinin korunması ve verimliliğinin artırılması, yeşil enerji dönüşümünün bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Türkiye'nin Enerji Tarihinde Bünyan'ın Yeri Nedir?
Türkiye'nin enerji serüveni, Osmanlı'nın son dönemindeki küçük santrallerden Cumhuriyet'in devasa barajlarına uzanan geniş bir yelpazedir. Bünyan Enerji Santrali, bu sürecin köprü taşlarından biridir. O dönemde Kayserili girişimcilerin taşın altına elini koyması, bugün Türkiye'nin enerji sektöründeki özel sektör dinamizminin de temellerini oluşturmuştur. Uzmanlar, bu tür tarihi tesislerin korunmasının, genç kuşaklara yerli üretimin önemini anlatmak için en iyi araç olduğunu belirtiyor.
Enerji Bakanlığı yetkililerinin geçmiş dönemdeki açıklamalarında vurguladığı gibi, 'eskiyen teknolojiyi terk etmek yerine verimlilikle modernize etmek' ilkesi, Bünyan'da hayat bulmuş durumda. Tesisin bugüne kadar ayakta kalması, hem mekanik kalitenin hem de işletme becerisinin bir zaferidir. 1926'dan bugüne değişmeyen tek şey, akarsuyun gücünün Türk mühendisinin ve işçisinin emeğiyle birleşerek ülkeyi aydınlatma tutkusudur.