İstanbul
Parçalı bulutlu
weather
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,7474 %0.04
51,8730 %-0.01
6.897,65 0,58
Yuva Portal Ekonomi Ankara'da Bir Devir Kapanıyor: Son Semerci İbrahim Atıcı'dan Maket Dönüşümü

Ankara'da Bir Devir Kapanıyor: Son Semerci İbrahim Atıcı'dan Maket Dönüşümü

Türkiye'nin 'Yaşayan İnsan Hazinesi' ödüllü son semer ustası İbrahim Atıcı, teknolojiye direnen zanaatını yaşatmak için maket üretimine geçti. Beypazarı'nın 53 yıllık çınarı, semer satışlarının durma noktasına gelmesiyle geçimini turistik hediyeliklerle sağlıyor.

Kaynak: Habermerkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Haber Özeti: Ankara'nın Beypazarı ilçesinde yarım asırdır semercilik yapan 66 yaşındaki İbrahim Atıcı, değişen ekonomik şartlar ve azalan talep nedeniyle geçimini sağlamak için orijinal semer yerine minyatür maket üretimine odaklandı. Mesleğin son temsilcisi olan usta, kültürel mirası hediyelik eşyalar aracılığıyla geleceğe aktarmayı hedefliyor.

Beypazarı'nın Son Semercisi İbrahim Atıcı Kimdir?

Ankara'nın tarihi ilçesi Beypazarı, son zanaatkarlarından birinin sessiz direnişine tanıklık ediyor. Tam 53 yıldır baba mesleğini sürdüren İbrahim Atıcı, 2022 yılında bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden 'Yaşayan İnsan Hazineleri' ödülünü alarak bu alandaki ustalığını tescillemiş bir isimdir. Ancak tarım ve hayvancılıkta mekanizasyonun artması, semer ihtiyacını neredeyse sıfıra indirdiğinden usta sanatçı artık devasa eyerler yerine avuç içine sığan maketler üretiyor.

Usta zanaatkarın ifadesine göre, bölgede artık ne semer vurulacak hayvan ne de bu sanatı öğrenecek bir çırak kaldı. Eskiden köylerin temel ulaşım ve taşıma ihtiyacı olan binek hayvanları için aylar sonrasına sipariş verilirken, bugün atölyenin raflarını süs eşyası olarak talep gören maket semerler dolduruyor. Atıcı, bu dönüşümü sadece bir geçim kaynağı olarak değil, binlerce yıllık bir geleneğin form değiştirerek hayatta kalma çabası olarak nitelendiriyor.

Semer Satışları Neden Düştü ve Ekonomik Etkisi Ne Oldu?

Geçmiş yıllarda Ankara ve çevre illerdeki köylülerin en büyük tedarikçisi olan semerciler, traktör kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte ekonomik bir dar boğaza girdi. 1970'li ve 80'li yıllarda Beypazarı çarşısında onlarca usta harıl harıl çalışırken, günümüzde bu zanaatı profesyonel anlamda icra eden tek bir kişi kaldı. Geleneksel el sanatları kategorisinde yer alan semercilik, artık üretim ekonomisinden ziyade turizm ekonomisinin bir parçası haline gelmiş durumda.

Verilere bakıldığında, kırsal kesimde eşek ve at popülasyonunun son 20 yılda %80'den fazla azaldığı görülüyor. Bu durum İbrahim Atıcı gibi ustaları, ürünlerini fonksiyonel bir araçtan dekoratif bir objeye dönüştürmeye zorladı. Maket semer üretimi, ustaya hem asgari geçimini sağlama imkanı tanıyor hem de Beypazarı'na gelen yerli ve yabancı turistlere somut olmayan kültürel mirasın bir parçasını satma şansı veriyor.

Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü Nedir ve Önemi Nelerdir?

UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında Türkiye'de verilen bu unvan, kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin duayenlerini onurlandırmayı amaçlıyor. İbrahim Atıcı'nın bu ödüle layık görülmesi, sadece bir kişisel başarı değil, aynı zamanda Anadolu'nun binlerce yıllık hayvancılık kültürünün son izlerini taşıyan bir hafıza kutusu olduğunun da kanıtıdır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, bu tür ustaların bilgi birikiminin dijital arşivlere aktarılması ve genç nesillere tanıtılması için çeşitli projeler yürütüyor. Vatandaşlar açısından bakıldığında ise bu değişim, bir dönemin sonuna gelindiğini simgeliyor. Artık köylerde iş gücü olarak kullanılan hayvanların yerini makineler aldıkça, semercilik gibi meslekler de sadece müzelerde veya hediyelik eşya dükkanlarında yaşamaya devam edecek.

Geleneksel Semercilik Mesleğinin Tarihçesi ve Dönüşümü

Anadolu coğrafyasında semercilik, kervan yollarının geçtiği dönemlerden bu yana en prestijli mesleklerden biri olarak kabul edilirdi. Özellikle deri, ahşap ve keçe işçiliğinin birleşimiyle ortaya çıkan bu zanaat, her hayvanın sırt yapısına uygun özel ölçülerin alınmasını gerektiren mühendislik benzeri bir hassasiyet içeriyordu. Beypazarı gibi ipek yolu üzerindeki duraklarda semerciler çarşısı, şehrin ekonomik kalbi sayılıyordu.

Günümüzde ise bu tarihsel süreç, yerini modern üretim tekniklerine ve seri imalat süs eşyalarına bırakıyor. İbrahim Atıcı, elindeki iğne ve çuvaldızla son dikişlerini atarken, aslında bir devrin kapanışına da imza atıyor. Gelecek nesiller için bu sanatın sadece bir anı olarak kalmaması adına, maket üretimi stratejik bir köprü görevi görüyor.

Yuva Portal yasal uyarısı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *