Haber Özeti: Borsa İstanbul'da 11 Şubat Çarşamba günü BIST 50 endeksinde gerçekleştirilen açığa satış işlemlerinde THY, Aselsan ve bankacılık hisseleri listenin zirvesinde yer aldı. BIST 100 endeksinin sınırlı düşüşle kapandığı günde, en yüksek açığa satış hacmi 5,4 milyar TL ile Türk Hava Yolları'nda gerçekleşti.
Borsada En Çok Hangi Hisselerde Açığa Satış Yapıldı?
Borsa İstanbul'da haftanın üçüncü işlem gününde yatırımcı iştahı, özellikle piyasa değeri yüksek dev şirketler üzerinde yoğunlaştı. Türk Hava Yolları (THYAO), 5 milyar 422 milyon TL'lik açığa satış hacmiyle listenin en tepesinde yer alırken, onu 4,2 milyar TL ile savunma sanayi devi Aselsan (ASELS) takip etti. Bankacılık sektöründe ise Akbank (AKBNK), 2,6 milyar TL'lik işlem hacmiyle dikkat çeken bir diğer kağıt oldu.
Piyasadaki toplam hacmin önemli bir bölümünü oluşturan bu işlemler, BIST 50 endeksindeki genel eğilimi de yansıtıyor. Gün sonunda Yapı Kredi (YKBNK) ve İş Bankası (ISCTR) gibi finans devlerinin de 2 milyar TL sınırını aşan açığa satış hacimlerine ulaşması, endeks üzerindeki baskının sektörel yayıldığını gösterdi. 11 Şubat itibarıyla BIST 100 endeksinin 13787,82 puandan kapanış yapması, bu hacimli satışların piyasa dengesi üzerindeki etkisini teyit eder nitelikte.
Açığa Satış Rakamları Geçmişle Kıyaslandığında Ne Söylüyor?
Geçtiğimiz yılın aynı döneminde Borsa İstanbul'da benzer işlem hacimlerine bakıldığında, 13 bin puan seviyelerinin yeni normal olarak kabul edildiği görülüyor. 2025 yılı başlarında endeks 10 bin puan sınırını zorlarken, bugün 14 bin puan direncinin konuşuluyor olması piyasa derinliğinin arttığına işaret ediyor. Ancak 174,82 milyar TL'lik toplam BIST 50 hacmi içerisinde sadece ilk iki hissenin 10 milyar TL'ye yakın açığa satış hacmi yakalaması, satış baskısının geçmişe oranla daha konsantre bir hal aldığını kanıtlıyor.
Havacılık ve enerji sektörlerindeki bu yoğunlaşma, küresel piyasalardaki yakıt maliyetleri ve jeopolitik risklerin bir yansıması olarak okunabilir. Özellikle Pegasus (PGSUS) ve Tüpraş (TUPRS) gibi lokomotif şirketlerin de ilk 10 listesinde 1,4 milyar TL bandında yer alması, büyük portföy yöneticilerinin riskten korunma (hedging) veya doğrudan düşüş yönlü pozisyonlarını artırdığını gösteriyor. Uzmanlar, bu seviyelerdeki yoğun açığa satışın genellikle teknik direnç bölgelerinde arttığını belirtiyor.
Açığa Satış İşlemleri Vatandaşı ve Küçük Yatırımcıyı Nasıl Etkiler?
Açığa satış işlemleri, elinde hisse bulunmayan yatırımcıların ödünç alarak satış yapması anlamına geldiği için fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturabilir. Bu durum, hisse senedini orta ve uzun vadeli tutan küçük yatırımcılar için geçici değer kayıpları anlamına gelse de piyasa likiditesi açısından kritik bir rol oynuyor. Özellikle BİM (BIMAS) ve Koç Holding (KCHOL) gibi güvenli liman kabul edilen kağıtlarda bile 1,5 milyar TL'yi aşan satışların olması, kısa vadeli volatilite riskine karşı uyanık olunması gerektiğini gösteriyor.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), piyasa bozucu eylemleri engellemek adına zaman zaman yukarı adım kuralı gibi tedbirleri devreye alabiliyor. Mevcut tabloda dev şirketlerin işlem adetlerine bakıldığında, İş Bankası'nda 124 milyondan fazla lotun açığa satış işlemine konu olması, tahtadaki hareketliliğin boyutunu gözler önüne seriyor. Bu durum, bireysel yatırımcıların günlük işlemler yerine temel analiz odaklı stratejilere yönelmesinin önemini artırıyor.
Açığa Satış Uygulamasının Tarihsel Süreci ve Mevcut Durum
Türkiye sermaye piyasalarında açığa satış uygulaması, piyasa etkinliğini artırmak ve fiyat keşfine yardımcı olmak amacıyla uzun yıllardır uygulanıyor. Ancak 2023 yılında yaşanan deprem felaketi sonrası getirilen genel yasaklar, 2025 yılı başından itibaren kademeli olarak ve sadece BIST 50 endeksindeki paylarla sınırlı kalacak şekilde kaldırılmıştı. Bu tarihsel süreç, regülatörlerin piyasa istikrarını koruma ile serbest piyasa dinamikleri arasındaki dengeyi gözetmeye devam ettiğini gösteriyor.
Geçmişte SPK yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda, açığa satışın piyasadaki balon oluşumlarını engellediği ve arbitraj imkanı sağladığı vurgulanmıştı. Bugün gelinen noktada, Borsa İstanbul yönetiminin Volatilite Bazlı Tedbir Sistemi (VBTS) ile ani hareketleri kontrol altında tutması, 11 Şubat'taki gibi yüksek hacimli satış günlerinde dahi piyasanın sistemik bir risk yaşamadan günü kapatmasına olanak tanıyor.