Haber Özeti: Borsa İstanbul'da 16-20 Şubat haftasında endeks %1,74 değer kaybederken, Türk Hava Yolları ve Aselsan gibi devler en çok açığa satış yapılan hisseler listesinin başında yer aldı. Bu durum, piyasa oyuncularının kısa vadede düşüş beklentisiyle hareket ettiğini ve büyük montanlı hisselerde pozisyonlarını korumaya çalıştığını gösteriyor.
BORSA İSTANBUL'DA EN ÇOK HANGİ HİSSELERE AÇIĞA SATIŞ YAPILDI?
Borsa İstanbul'da şubat ayının üçüncü haftasında satıcılı bir seyir hakim olurken, BIST 100 endeksi 13.934,06 puan seviyesine geriledi. Toplamda 969 milyar TL'yi aşan devasa bir işlem hacminin gerçekleştiği bu dönemde, Türk Hava Yolları (THYAO) 27,4 milyar TL’lik açığa satış hacmiyle listenin ilk sırasında yer alarak piyasadaki negatif baskının merkez üssü oldu. Havacılık devini, savunma sanayiinin göz bebeği Aselsan (ASELS) 19 milyar TL ve bankacılık sektörünün güçlü oyuncusu İş Bankası (ISCTR) 14,8 milyar TL ile takip etti.
Yatırımcıların 'fiyat düşerken kazanma' stratejisi olan açığa satış işlemleri, özellikle endeks üzerinde ağırlığı yüksek olan kağıtlarda yoğunlaştı. Akbank, Pegasus ve Koç Holding gibi majör hisseler de 10 milyar TL barajını zorlayan açığa satış hacimleriyle dikkat çekti. Bu veriler, kurumsal yatırımcıların ve profesyonel portföy yöneticilerinin endeksteki %1,74'lük düşüşü önceden fiyatladığını veya bu düşüşten kar elde etme yoluna gittiğini kanıtlıyor.
AÇIĞA SATIŞ HACMİ GEÇEN YILA GÖRE NASIL DEĞİŞTİ?
Geçtiğimiz yılın aynı döneminde endeks seviyeleri ve işlem hacimleri daha düşük seyrederken, 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla BIST 50 grubundaki derinleşme açığa satış rakamlarını da yukarı taşıdı. Geçen yıl 500-600 milyar TL bandında seyreden haftalık işlem hacimlerinin bugün 970 milyar TL sınırına dayanması, piyasadaki likidite artışını gösterse de açığa satışın toplam hacim içindeki payının artması risk iştahının azaldığına işaret ediyor. Özellikle Tüpraş ve Şişecam gibi sanayi devlerinde görülen satış baskısı, küresel enerji ve hammadde maliyetlerindeki belirsizliğin yerel piyasaya yansıması olarak değerlendiriliyor.
Sektörel bazda bakıldığında, bankacılık ve ulaştırma endekslerinin en çok açığa satış yiyen gruplar olması, genel ekonomik konjonktürdeki faiz ve talep dengesine dair soru işaretlerini barındırıyor. Uzmanlar, açığa satışların bu denli yoğunlaşmasının ardından gelebilecek olası bir 'short squeeze' yani açığa satışçıların pozisyon kapatma zorunluluğu ile tetiklenecek sert yukarı yönlü tepki alımları konusunda yatırımcıları uyarıyor. Tarihsel veriler, bu denli yoğun satış baskısının ardından piyasanın denge arayışına girdiğini gösteriyor.
AÇIĞA SATIŞ BASKISI KÜÇÜK YATIRIMCIYI NASIL ETKİLER?
Açığa satış miktarının artması, piyasada 'ayı piyasası' psikolojisinin hakim olduğunu ve fiyatların daha da aşağı gidebileceği yönündeki beklentinin güçlendiğini somutlaştırır. Tüpraş hissesinde gerçekleşen 8,3 milyar TL’lik işlem veya Yapı Kredi’deki 9,8 milyar TL’lik satış baskısı, elinde bu hisseleri bulunduran küçük yatırımcı için kısa vadeli değer kayıpları anlamına geliyor. Ancak bu tablo, uzun vadeli yatırımcılar için maliyet düşürme fırsatı sunabileceği gibi, nakitte bekleyenler için de giriş seviyelerinin test edilmesi anlamını taşıyor.
Vatandaşın cebine yansıyan boyutuyla, borsadaki bu dalgalanma yatırım fonları ve bireysel emeklilik sistemindeki (BES) hisse senedi fonlarının getirilerini baskılayabilir. Sabancı Holding ve Şişecam gibi lokomotif şirketlerdeki bu hacimli satışlar, endeksin genel yönünü tayin ettiği için bireysel portföylerde geçici bir erimeye neden olabilir. Analistler, bu tarz dönemlerde panik satışı yapmak yerine, şirketin temel değerlerine ve orta vadeli projeksiyonlarına odaklanmanın daha sağlıklı olduğunu sık sık dile getiriyor.
PİYASA UZMANLARI BU TABLOYU NASIL YORUMLUYOR?
Sermaye piyasalarının duayen isimleri, açığa satışın aslında piyasa verimliliği için gerekli bir araç olduğunu ancak aşırı yoğunlaşmanın volatiliteyi artırdığını belirtiyor. Geçmişte Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), piyasada aşırı oynaklık görüldüğü dönemlerde açığa satış yasağı veya 'yukarı adım kuralı' gibi önlemler alarak küçük yatırımcıyı koruma altına almıştı. Mevcut tabloda henüz böyle bir kısıtlama olmasa da, THY ve Aselsan üzerindeki bu yoğun baskının devam etmesi durumunda otoritenin izleme mekanizmalarını sıkılaştırabileceği öngörülüyor.
Konunun tarihsel gelişimine bakıldığında, Türkiye'de açığa satış işlemleri 2020 ve 2021 yıllarındaki büyük dalgalanmalar sırasında defalarca kısıtlanmış, ardından kademeli olarak serbest bırakılmıştı. Bugün gelinen noktada, 13 bin puan seviyelerini aşan BIST 100 için bu hacimler piyasanın yeni normali olarak kabul ediliyor. Uzman açıklamalarına göre, hacimli şirketlerdeki bu satış trafiği sadece yerli yatırımcının değil, yabancı fonların da hedge (korunma) amaçlı işlemlerinden kaynaklanıyor olabilir.