Haber Özeti: Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, üretim maliyetlerinin nominal değerin çok üzerine çıkması sebebiyle 1 kuruş ve 5 kuruşluk madeni paraların basımını 2026 yılı itibarıyla tamamen durdurma kararı aldı.
Darphane hangi madeni paraların üretimini neden durdurdu?
Türkiye ekonomisindeki likidite yönetimi ve emtia fiyatlarındaki değişim, bozuk para piyasasında tarihi bir dönüşümü beraberinde getirdi. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla 1 kuruş ve 5 kuruşluk madeni paraların basım defterini kapattığını duyurdu. Bu kararın arkasındaki temel neden, paraların üretiminde kullanılan metal alaşımların maliyetinin, paranın piyasadaki alım gücünü fersah fersah aşmış olmasıdır. Özellikle bakır, nikel ve çinko fiyatlarındaki küresel artış, Darphane'nin üretim politikasını daha yüksek katma değerli birimlere kaydırmasına yol açtı.
Hurdacıların ve metal toplayıcılarının iştahını kabartan bu durum, paraların piyasada sirkülasyonu yerine eritilerek hammaddeye dönüştürülmesi riskini de beraberinde getiriyordu. Geçmişte 2024 yılında 25 kuruşun fiilen tedavülden çekilmesine benzer bir süreç izleyen kurum, artık odağını daha çok 1 TL ve 5 TL madeni paralar üzerine yoğunlaştıracak. Ocak 2026 verilerine göre, Cumhuriyetin 100. yılı anısına basılan 5 TL'lik madeni paradan tam 10 milyon adet piyasaya sürülerek nakit akışındaki boşluk doldurulmaya çalışıldı.
Madeni paraların üretim maliyeti ne kadar oldu?
Güncel ekonomik veriler ve metal borsasındaki hareketlilik, bir adet madeni paranın basım giderini inanılmaz boyutlara ulaştırdı. Geçen yıl 1 TL'nin maliyeti kendi değerinin yaklaşık iki katıyken, bugün bu rakam 4 TL barajını aşmış durumda. Benzer şekilde, piyasada hala yaygın kullanılan 50 kuruşun üretim maliyeti ise 3 TL seviyesine dayandı. Bu tablo, devletin her basılan küçük birimli bozuk parada doğrudan zarar etmesi anlamına geliyor.
Ocak ayı üretim rakamlarına bakıldığında, Darphane'nin frene bastığı net bir şekilde görülüyor. 50 kuruştan sadece 2 milyon 70 bin adet üretilirken, 10 kuruşluk paraların basımı 180 bin adet gibi sembolik bir seviyede kaldı. Bu durum, önümüzdeki dönemde 10 kuruşun da benzer bir akıbetle karşılaşabileceği sinyalini veriyor. Tüketicilerin cüzdanlarında artık daha az çeşit ama daha büyük hacimli madeni paralar yer alacak.
Yeni düzenleme vatandaşı ve piyasayı nasıl etkileyecek?
Madeni paralardaki bu sadeleşme, özellikle perakende sektöründe 'yuvarlama' yönteminin daha yaygın hale gelmesine neden olacak. Etiketlerdeki 99 kuruş veya 95 kuruş gibi küsuratlar, fiziksel para ile yapılan alışverişlerde artık 10 kuruşun katlarına veya doğrudan tam sayılara tamamlanacak. Vatandaşlar için bozuk para taşıma yükü hafiflese de, küçük küsuratların ortadan kalkması dolaylı bir fiyat artışı algısı yaratabilir.
Piyasadaki nakit döngüsünde 5 TL'lik madeni paraların ağırlığının artması, kağıt para basım maliyetlerini düşürmeyi de hedefliyor. Kağıt paraların yıpranma payı yüksek olduğu için, metal 5 TL'lerin daha uzun ömürlü bir kullanım sunması bekleniyor. 2026 yılından itibaren sadece 5 TL, 1 TL, 50 kuruş ve 10 kuruşluk birimlerin basımına devam edilecek olması, cüzdanlardaki metal yükünü standardize edecek.
Türkiye'de madeni paraların tarihsel dönüşümü nedir?
Madeni paraların maliyet nedeniyle piyasadan çekilmesi Türkiye ekonomi tarihinde ilk kez yaşanmıyor. Geçmişte Darphane yetkilileri, gramaj düşürme ve alaşım değişikliği gibi yöntemlerle maliyetleri dengelemeye çalışmıştı. Eski Merkez Bankası ve Darphane yetkililerinin yaptığı açıklamalarda, bir paranın üretim maliyetinin nominal değerinin üzerine çıkmasının sürdürülebilir olmadığı defalarca vurgulanmıştı. 1980'li ve 90'lı yıllarda yaşanan yüksek enflasyon dönemlerinde de binlerce liralık madeni paralar hızla değersizleşerek yerini daha büyük birimlere bırakmıştı. Bugün yaşanan süreç, dijital ödeme sistemlerinin yükselişiyle birlikte fiziksel paranın sembolik ve işlevsel bir daralmaya gidişinin modern bir halkasıdır.