Haber Özeti: Denizli Sanayi Odası (DSO) Şubat ayı meclisinde, kapasite artışına rağmen sanayideki istihdam kaybı ve 2026 itibarıyla başlayan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM) ihracata etkileri en önemli gündem maddeleri oldu.
Sanayide İstihdam Kaybı Neden Kritik Bir Risk Oluşturuyor?
Denizli sanayisinin lokomotifi olan tekstil ve ana sektörlerde, üretim kapasiteleri genişlemeye devam etse de iş gücü cephesinde ciddi bir daralma gözlemleniyor. DSO Başkan Yardımcısı Osman Uğurlu, imalat sanayindeki bu istihdam erimesinin uzun vadede sürdürülebilirliği tehdit ettiğini vurgularken, sanayicinin üzerindeki finansmana erişim ve enflasyon baskısının belirleyici olmaya devam ettiğini hatırlattı. Bu durum, özellikle yüksek enerji maliyetleri ve küresel talep daralmasıyla birleştiğinde, üretim maliyetlerinin yönetilmesini her zamankinden daha zor bir hale getiriyor.
Denizli gibi ihracat odaklı kentlerde, istihdamdaki bu dengesizlik sadece bir personel sorunu değil, aynı zamanda küresel rekabette pazar payı kaybı anlamına da geliyor. Okan Konyalıoğlu tarafından dile getirilen belirsizlik yönetimi vurgusu, firmaların sadece fiyat odaklı değil, aynı zamanda operasyonel verimlilik odaklı bir dönüşüme girmeleri gerektiğini gösteriyor. Mevcut piyasa koşullarında, 2024 ve 2025 yıllarında yaşanan sıkılaşma politikalarının sanayi üzerindeki reel etkileri artık rakamlara daha sert yansıyor.
SKDM Kesin Uygulama Dönemi İhracatı Nasıl Etkileyecek?
1 Ocak 2026 itibarıyla resmen başlayan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kesin uygulama dönemi, Denizlili sanayiciler için artık bir seçenek değil, bir zorunluluk haline geldi. Geçtiğimiz yıllarda hazırlık süreci olarak değerlendirilen bu mekanizma, artık Avrupa pazarına yapılan ihracatta karbon ayak izinin maliyetlendirilmesi anlamına geliyor. Metin Okan, bu sürecin doğru yönetilememesi durumunda sanayicinin ek vergi yükleri ve bürokratik engellerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
Özellikle Avrupa Birliği'nin en büyük tedarikçilerinden biri olan Türkiye için bu süreç, yeşil dönüşümü tamamlayamayan firmaların oyun dışı kalması riskini taşıyor. Cansun Özdülger'in de belirttiği gibi, ulusal karbon piyasasının ve ilgili altyapının hızla devreye alınması, yerli üreticinin küresel rekabette elini güçlendirecek en temel unsur olarak görülüyor. Geçmişte sadece bir çevre politikası olarak görülen bu düzenleme, bugün doğrudan bir ticaret bariyeri kimliğine bürünmüş durumda.
GEKA Teşvikleri Hangi Sektörlere Can Suyu Olacak?
Sanayideki daralmayı aşmak adına Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) tarafından sunulan yeni teşvik paketleri, özellikle yüksek katma değerli alanlara odaklanıyor. Makine otomasyonu, yedek parça üretimi, teknik tekstil ve fonksiyonel kumaş üretimi gibi alanlarda yapılacak yatırımlar, devlet destekleriyle teşvik ediliyor. Bu teşvikler, Denizli'nin geleneksel tekstil profilini teknolojiyle birleştirerek "Yerel Kalkınma Hamlesi" kapsamında daha dirençli bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor.
Model Fabrika ve Teşvik Ofisi gibi yapıların entegre çalışması, KOBİ'lerin bu desteklere erişimini kolaylaştırırken, verimlilik artışını da beraberinde getiriyor. Enis Emre Boz, Model Fabrika bünyesinde sağlanan dönüşümün meyvelerini vermeye başladığını ve Şubat ayı sonunda yapılacak resmi açılışla bu sürecin daha geniş bir tabana yayılacağını ifade etti. Bu hamleler, sanayicinin sadece finansal destekle değil, aynı zamanda bilgi ve verimlilik odaklı bir rehberlikle desteklenmesi stratejisinin bir parçası.
DSO'nun 53 Yıllık Birikimi Ne Anlama Geliyor?
9 Ocak 1973 tarihinde kurulan ve bugün 53. yılını geride bırakan Denizli Sanayi Odası, 2000'i aşkın üyesiyle kentin kurumsal hafızasını temsil ediyor. Yarım asırlık bu süreçte Denizli, küçük atölyelerden dünya devlerine ihracat yapan devasa bir sanayi kentine dönüştü. Geçmişte yaşanan ekonomik krizlerden her seferinde güçlenerek çıkan Denizli sanayisi, bugün Model Fabrika ve dijital dönüşüm ofisleri ile geleceğin sanayi vizyonunu inşa etmeye çalışıyor.
Oda bünyesinde yürütülen Mesleki Eğitim İş Birliği Projesi (MEİP) ile 9 meslek lisesine verilen destekler, sanayinin en büyük kanayan yarası olan ara eleman sorununa köklü bir çözüm üretmeyi amaçlıyor. Uzmanlar, mesleki eğitimin piyasa ihtiyaçlarına göre şekillenmesinin, sanayideki istihdam kaybını durduracak yegane yol olduğunu belirtiyor. Selim Kasapoğlu liderliğindeki yönetimin bu stratejik odağı, Denizli'nin sadece üretim merkezi değil, aynı zamanda bir teknoloji ve eğitim üssü olma hedefini destekliyor.