Haber Özeti: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Ankara'da 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısı kapsamında bir araya gelerek iki ülke arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkileri güçlendirme kararı aldı.
Erdoğan ve Miçotakis görüşmesinde hangi konular ele alınıyor?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulunan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'i Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde devlet töreniyle karşıladı. İki liderin baş başa gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Türkiye-Yunanistan 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi heyetler arası oturumuna geçildi. Bu kritik buluşma, iki komşu ülke arasındaki güven artırıcı önlemlerin ve pozitif gündemin sürekliliği açısından büyük bir önem taşıyor.
Görüşmelerin odağında sadece siyasi meseleler değil, aynı zamanda ticaret hacminin artırılması ve enerji hatlarının güvenliği gibi stratejik başlıklar bulunuyor. Liderlerin görüşme sonrası düzenleyeceği ortak basın toplantısında, özellikle Doğu Akdeniz'deki sükunetin korunması ve düzensiz göçle mücadele gibi bölgesel dosyalarda varılan mutabakatların detaylandırılması bekleniyor. Ankara ve Atina arasındaki bu diplomatik trafik, bölgesel istikrarın anahtarı olarak görülüyor.
Türkiye ve Yunanistan arasındaki ticaret hedefi ne kadar?
İki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler, 2023 yılında yakalanan ivmeyle birlikte stratejik bir derinlik kazandı. Geçen yıl 6 milyar dolar seviyesine yaklaşan ticaret hacmi için liderlerin belirlediği orta vadeli hedef 10 milyar dolar olarak güncelliğini koruyor. Miçotakis'in bu ziyareti, ticaretin kolaylaştırılması ve gümrük süreçlerinin hızlandırılması noktasında atılacak somut adımların yasal zeminini oluşturmayı hedefliyor. Geçmişte yaşanan gerilimlerin aksine, son iki yılda yakalanan bu istikrarlı grafik, her iki ülkenin iş dünyası temsilcileri tarafından da yakından takip ediliyor.
Ulaştırma, turizm ve tarım sektörlerindeki iş birlikleri, Ege'nin her iki yakasında da ekonomik refahın artmasına doğrudan katkı sağlıyor. Özellikle 2024 yılında başlatılan adalara kolay vize uygulaması gibi adımların ardından, karşılıklı turist trafiğinin bu yıl rekor seviyelere ulaşması öngörülüyor. Ekonomik entegrasyonun artması, siyasi sorunların çözümü için de daha ılımlı bir zemin hazırlıyor ve iki başkentin birbirine olan ticari bağımlılığını güçlendiriyor.
Vatandaşlar ve turizm sektörü bu görüşmeden nasıl etkilenecek?
Ankara'daki bu temaslar, sadece diplomasi koridorlarını değil, doğrudan sokağı ve esnafı da ilgilendiriyor. Ege adalarındaki kapı vizesi uygulamasının kapsamının genişletilmesi ve feribot seferlerinin sıklaştırılması, sınır illerindeki ekonomik canlılığı doğrudan artıracaktır. Vatandaşlar için daha kolay seyahat imkanları ve sınır ticaretinin gelişmesi, yerel ekonomilerin güçlenmesi anlamına geliyor. Ayrıca Türkiye ve Yunanistan arasındaki ortak projelerin hayata geçmesi, enerji maliyetlerinin düşürülmesi ve bölgesel güvenliğin tesisi noktasında halkın lehine sonuçlar doğuracaktır.
Uluslararası yatırımcılar için de bölgedeki risk priminin düşmesi, doğrudan yabancı sermaye girişini tetikleyebilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. İki NATO müttefikinin sahada iş birliği yapması, bölgedeki jeopolitik riskleri azaltarak turizm sezonu öncesinde güvenli bir liman imajını pekiştiriyor. Uzmanlar, bu görüşmeden çıkacak pozitif mesajların, TL ve Euro bazlı bölgesel ticaretteki güven endeksini yukarı çekeceğini belirtiyor.
Türkiye ve Yunanistan ilişkilerinde 'Kazan-Kazan' ilkesi nedir?
Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkiler, 1999 yılındaki deprem diplomasisinden bu yana inişli çıkışlı bir seyir izlese de, 2023 Aralık ayında imzalanan Atina Bildirgesi ile yeni bir döneme girmişti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın daha önceki açıklamalarında vurguladığı "sorunları paranteze alarak iş birliğine odaklanma" stratejisi, bugün Külliye'deki görüşmenin temel felsefesini oluşturuyor. Bu yaklaşım, deniz yetki alanları gibi kronik sorunların çözümünü zamana yayarken, ekonomi ve afet yönetimi gibi alanlarda hızla sonuç almayı amaçlıyor.
Tarihsel süreçte yaşanan gerginliklerin yerini pozitif gündem arayışına bırakması, hem Ankara'nın AB ile ilişkilerinde hem de Atina'nın bölgesel güvenlik denklemlerinde elini güçlendiriyor. Miçotakis'in iade-i ziyareti, iki ülke arasındaki iletişim kanallarının en üst düzeyde açık tutulduğunun ve krizlerin diyalog yoluyla yönetilme iradesinin somut bir göstergesi olarak kayıtlara geçiyor.