Haber Özeti: TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın, ERKON heyetiyle bir araya gelerek Erzurum'un 2. OSB'deki yoğun yatırım talebini ve 6. Bölge teşviklerinin sunduğu stratejik avantajları değerlendirdi. Görüşmede şehrin lojistik üs olma vizyonu ve sivil toplum kuruluşlarının birleşerek oluşturduğu lobicilik faaliyetlerinin ekonomik kalkınmaya etkisi vurgulandı.
ERZURUM'UN YENİ EKONOMİ VİZYONU VE YATIRIM FIRSATLARI NELER?
Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada, Saim Özakalın ve Murat Şahsuvaroğlu başkanlığındaki heyetler şehrin sanayi altyapısını mercek altına aldı. Özellikle 2. Organize Sanayi Bölgesi (OSB) üzerinde yoğunlaşan görüşmelerde, yatırımcıların bölgeye olan iştahının her geçen gün arttığı ifade edildi. Erzurum'un sadece yerel bir merkez değil, bölgesel bir üretim üssü olma hedefi bu toplantının ana eksenini oluşturdu.
Şehrin ekonomik potansiyeli ele alınırken, sadece üretim değil aynı zamanda gurbetteki iş insanlarının sermayesinin memleketlerine yönlendirilmesi stratejisi de tartışıldı. ERKON çatısı altında toplanan federasyonların tek ses olması, Erzurum'un Ankara ve İstanbul gibi merkezlerdeki temsil gücünü artırarak şehre daha fazla yatırım çekilmesinin önünü açıyor. Bu birliktelik, dağınık haldeki sivil toplum gücünü birleştirerek ticari diplomasiye dönüştürmeyi amaçlıyor.
6. BÖLGE TEŞVİKLERİ VE LOJİSTİK AVANTAJLAR YATIRIMCIYI NASIL ETKİLER?
Erzurum, Türkiye'nin en kapsamlı teşvik paketi olan 6. Bölge avantajlarına sahip olmasıyla sanayiciler için ciddi bir maliyet avantajı sunuyor. Vergi indirimlerinden sigorta primi desteklerine kadar uzanan bu teşvikler, yatırımın geri dönüş süresini diğer bölgelere kıyasla %30'a varan oranlarda kısaltabiliyor. Geçtiğimiz yıllarda bölgedeki OSB doluluk oranlarının %60 seviyelerinde seyrettiği hatırlanırsa, günümüzde 2. OSB için oluşan "yoğun talep" ifadesi, şehrin sanayi ivmesinin ne denli hızlandığını kanıtlıyor.
Lojistik açıdan bakıldığında Erzurum, 7 sınır kapısına olan yakınlığı ile ihracatçılar için eşsiz bir kapı niteliğinde. Özellikle Orta Asya ve Kafkasya pazarlarına açılan bir koridor olması, imalat sektöründeki lojistik maliyetlerini minimize ediyor. Başkan Saim Özakalın, geçmiş açıklamalarında da sıkça vurguladığı gibi, Erzurum'un bir "lojistik köy" projesiyle desteklenmesinin bu avantajı kalıcı hale getireceğini belirtmişti.
ERZURUM EKONOMİSİNDEKİ BU GELİŞMELER VATANDAŞIN CEBİNE NASIL YANSIYACAK?
Organize Sanayi Bölgelerindeki her yeni fabrika, Erzurum'daki genç nüfus için yeni istihdam kapıları anlamına geliyor. Yatırım taleplerinin somut yatırımlara dönüşmesi, bölgedeki işsizlik oranlarının düşmesini sağlarken, yerel esnaf ve yan sanayi kollarının da canlanmasına vesile oluyor. Üretim odaklı büyüme, şehrin göç veren yapısını tersine çevirerek nitelikli iş gücünün bölgede kalmasını sağlıyor.
Vatandaşlar için bu durum, sadece iş imkanı değil, aynı zamanda şehrin marka değerinin artmasıyla birlikte sosyal ve altyapı olanaklarının da gelişmesi demektir. Saim Özakalın'ın ifade ettiği "tek çatı altında birlik" vizyonu, Erzurum lobisinin merkezi yönetimden daha fazla yatırım ve ödenek almasını sağlayarak, ulaşım ve şehircilik projelerinin hızlanmasına doğrudan katkı sunacaktır.
Kaynak: Yigit AKSÜT - Erzurum Ekonomi Tarihçesi ve STK Gücü
Erzurum, tarih boyunca İpek Yolu üzerindeki en stratejik duraklardan biri olmuş, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren de Doğu Anadolu'nun ticaret merkezi olma misyonunu üstlenmiştir. 1950'li yıllardan sonra başlayan sanayileşme çabaları, günümüzde modern OSB yapıları ve sivil toplum örgütlenmeleriyle profesyonel bir düzeye evrilmiştir. Saim Özakalın, daha önceki görevlerinde de Erzurum'un bir cazibe merkezi olması gerektiğini savunarak, bürokratik engellerin aşılması noktasında iş dünyasına öncülük etmiştir.