TL;DR: Hektaş, yönetimde istikrarı sağlamak amacıyla pay gruplarını A ve B olarak ayırmak ve ana ortağı OYAK'a imtiyaz tanımak için SPK'ya resmi başvurusunu yaptı.
HEKTAŞ SERMAYE YAPISINDA NELER DEĞİŞİYOR?
Türkiye'nin tarım kimyasalları ve hayvan sağlığı alanındaki öncü ismi Hektaş Ticaret T.A.Ş. (HEKTS), kurumsal yapısında tarihi bir dönüşümün fitilini ateşledi. 5 Mart 2026 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan bildirimle, şirketin mevcut sermayesinin A ve B grubu olarak ikiye ayrılması için Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) e-başvuru yapıldığı duyuruldu. Bu hamle, sadece bir teknik düzenleme değil, aynı zamanda şirketin yönetim stratejisinde OYAK (Ordu Yardımlaşma Kurumu) etkisinin daha kurumsal bir zırha bürünmesi anlamına geliyor.
Hazırlanan taslağa göre, sermayeyi temsil eden payların bir kısmı imtiyazlı A Grubu, geri kalanı ise imtiyazsız B Grubu olarak sınıflandırılacak. Şirket yönetimi, bu değişikliğin temel gerekçesini finansal gelişimi güvenli bir zeminde sürdürmek, özkaynak yöntemleriyle yeni finansman opsiyonları yaratmak ve yönetimde istikrarı korumak olarak açıkladı. Özellikle finansman maliyetlerinin küresel piyasalarda değişkenlik gösterdiği bu dönemde, Hektaş'ın bu hamlesi stratejik bir savunma hattı olarak değerlendiriliyor.
OYAK'IN YÖNETİMDEKİ GÜCÜ NASIL ARTACAK?
Yeni düzenlemeyle birlikte A Grubu paylar, adeta yönetim kurulunun anahtarı haline gelecek. Bu paylara sahip olanlar, yönetim kurulu üyelerinin yarısını aday gösterme, başkan ve başkan vekili seçme gibi kritik haklara sahip olacak. Ayrıca genel kurul toplantılarında her bir pay için 5 oy hakkı tanınması, OYAK'ın karar alma mekanizmalarındaki hakimiyetini perçinleyecek. Geçmişte 2023 ve 2024 yıllarında yaşanan volatil piyasa koşulları hatırlanacak olursa, ana ortağın bu denli güçlü bir imtiyaza sahip olması, spekülatif hareketlere karşı bir kalkan oluşturabilir.
Sermaye dağılımına bakıldığında, OYAK'ın borsada işlem görmeyen 2.529.000.000 TL nominal değerli payları A grubuna dönüştürülürken, geri kalan 5.901.000.000 TL'lik kısım B grubu olarak kalacak. Bu durum, şirketin toplamda 25 milyar TL'ye çıkarılması planlanan kayıtlı sermaye tavanı hedefiyle de uyumlu bir süreç olarak ilerliyor. 2025 yılı başında alınan sermaye tavanı artırım kararı, bu yeni imtiyaz yapısıyla birleşerek şirketin uzun vadeli büyüme projeksiyonunu destekliyor.
YATIRIMCI İÇİN AYRILMA HAKKI VE FİYAT NE OLACAK?
Bu tür yapısal değişiklikler mevzuat gereği \"önemli nitelikte işlem\" kategorisine giriyor ve bu da küçük yatırımcıya ayrılma hakkı tanıyor. Hektaş yönetimi, karara muhalif kalan ortaklar için ayrılma hakkı kullanım fiyatını 1 lot (100 adet pay) için 3,30 TL olarak belirledi. Bu rakam, işlemin kamuya duyurulduğu 2 Mart 2026 tarihinden önceki bir aylık düzeltilmiş ağırlıklı ortalama fiyatların aritmetiği alınarak hesaplandı. Yatırımcıların bu hakkı kullanabilmesi için genel kurulda olumsuz oy kullanıp muhalefet şerhini tutanağa işletmesi şart koşuluyor.
Ancak burada kritik bir sınır bulunuyor; OYAK tarafından ayrılma hakkı için ayrılan toplam kaynak 50.000.000 TL ile sınırlandırıldı. Eğer yatırımcılardan gelen talep bu tutarı aşarsa, şirket bu işlemden tamamen vazgeçme opsiyonuna sahip olacak. Bu durum, hisse fiyatı üzerinde bir denge unsuru oluştururken, yatırımcının önümüzdeki genel kurul sürecini yakından takip etmesi gerektiğini gösteriyor. Geçen yılın aynı döneminde hisse fiyatlarındaki seyir ve tarım sektöründeki genel karlılık oranları düşünüldüğünde, bu 3,30 TL'lik taban fiyat, piyasa için önemli bir referans noktası teşkil ediyor.
HEKTAŞ'IN TARİHSEL SÜRECİ VE KURUMSAL HAFIZA
1956 yılında kurulan ve 1963 yılından bu yana OYAK bünyesinde faaliyet gösteren Hektaş, Türk tarımının modernleşmesinde tarihsel bir misyona sahiptir. Şirketin halka arzından bu yana geçen süreçte yaşadığı en büyük yapısal değişimlerden biri olan bu imtiyaz hamlesi, aslında global ölçekte büyük aile şirketlerinin veya fonların yönetimde sürekliliği sağlamak için sıkça başvurduğu bir yöntemdir. Uzmanlar, bu tarz imtiyazlı pay yapılarının, özellikle stratejik sektörlerde faaliyet gösteren dev şirketlerin uzun vadeli planlarını "kısa vadeli piyasa baskılarından" koruduğuna dikkat çekiyor.