Haber Özeti: Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı, vatandaşların banka hesaplarını komisyon karşılığında başkalarına kullandırmasının Türk Ceza Kanunu kapsamında ağır suç teşkil ettiğini duyurdu. Özellikle gençlerin hedef alındığı bu yöntemde, hesap sahiplerinin doğrudan suçun muhatabı sayılacağı ve hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceği vurgulandı.
IBAN Kiralama Suç mu, Cezası Nedir?
Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, banka hesaplarını veya IBAN numaralarını üçüncü şahıslara kiralamanın sadece bir kural ihlali değil, doğrudan bir suç faaliyeti olduğu belirtildi. Dolandırıcılar, yasa dışı yollarla elde ettikleri paraları aklamak için 'risk yok' vaadiyle vatandaşların hesaplarını kullanıyor. Türk Ceza Kanunu uyarınca, bu tür bir iş birliğine giren kişiler, paranın kaynağını bilmeseler dahi suçun asıl sorumlusu olarak adli kayıtlara geçiyor ve sicillerinde kalıcı bozukluklar oluşabiliyor.
Adli merciler, dijital para trafiğinin izini sürerken ulaştıkları ilk noktanın hesap sahibi olduğunu hatırlatıyor. Suç gelirlerinin aklanmasına aracılık etmek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında ciddi hapis cezaları ve ağır adli para cezalarını beraberinde getiriyor. Bu süreçte hesabını kiraya veren kişi, suç örgütünün bir parçası gibi değerlendirilerek yargılanma riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Dolandırıcılar Neden Özellikle Gençleri Hedef Alıyor?
Geçtiğimiz yıl emniyet verilerine yansıyan raporlarda, finansal dolandırıcılık vakalarında 18-25 yaş arası gençlerin kullanım oranının bir önceki yıla göre %40 artış gösterdiği görülmüştü. Dolandırıcılar, maddi desteğe ihtiyaç duyan öğrencileri ve dijital okuryazarlığı yüksek ancak hukuki tecrübesi az olan bireyleri sosyal medya ilanlarıyla ağına düşürüyor. Kütahya Başsavcılığı, 'banka hesabını kirala, oturduğun yerden komisyon kazan' şeklindeki ilanların büyük bir suç şebekesinin kapısı olduğuna dikkat çekiyor.
Siber suçlarla mücadele ekiplerinin geçmişteki operasyonları incelendiğinde, kiralanan bu hesapların genellikle bahis, nitelikli dolandırıcılık ve terör finansmanı gibi alanlarda 'ara durak' olarak kullanıldığı saptanmıştır. Hesabını kiralayan kişi, eline geçen küçük komisyon tutarlarına karşılık, milyonlarca liralık vurgunların hukuki sorumluluğunu üstlenmiş oluyor. Bu durum, masumiyet karinesinin ötesinde, somut banka kayıtları nedeniyle kişinin kendisini savunmasını imkansız hale getiriyor.
IBAN Tuzağından Korunmak İçin Ne Yapılmalı?
Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için banka şifrelerini, mobil onay kodlarını ve IBAN bilgilerini kimseyle paylaşmaması hayati önem taşıyor. Tanımadığınız kişilerden gelen para transferi taleplerinin reddedilmesi gerektiğini belirten yetkililer, kaynağı belirsiz mesajlardaki linklere tıklanmaması konusunda uyarıyor. Eğer bir kişi farkında olmadan bu tuzağa düştüyse veya hesabında şüpheli hareketler seziyorsa, vakit kaybetmeden bankasıyla iletişime geçerek hesaplarını bloke ettirmelidir.
Mağduriyetin hukuki boyuta taşınmaması için tüm dijital yazışmaların ekran görüntüsünün alınması ve en yakın kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunulması gerekiyor. Adli süreçlerde 'bilmiyordum' beyanı, bankacılık sözleşmelerindeki 'hesabın şahsi kullanımı' maddesi gereği geçerli bir savunma olarak kabul edilmiyor. Vatandaşların bu konuda bilinçli olması, sadece kendi geleceklerini değil, genel ekonomi güvenliğini de koruma altına alıyor.
Finansal Güvenliğin Tarihsel Süreci
Türkiye'de finansal dolandırıcılık yöntemleri, dijitalleşme ile birlikte kart kopyalamadan IBAN kiralama ve kripto para dolandırıcılığına evrildi. Daha önce Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yapılan açıklamalarda da, 'hesap kuryeliği' olarak adlandırılan bu yöntemin finansal sistemin en büyük tehditlerinden biri olduğu defalarca vurgulanmıştı. Modern hukuk sisteminde finansal takip mekanizmaları o kadar güçlendi ki, hiçbir illegal para trafiği gizli kalmıyor ve fatura en son halka olan hesap sahibine kesiliyor.