Haber Özeti: TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun nihai raporunun yarın tamamlanacağını ve Türkiye'nin 50 yıllık terör meselesini tamamen çözeceği tarihi bir sürecin başladığını duyurdu.
Milli Dayanışma Komisyonu Raporu Ne Zaman Açıklanacak?
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis bünyesinde çalışmalarını sürdüren Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun yarın yapacağı son toplantı ile tarihi görevini tamamlayacağını belirtti. Hazırlanan nihai raporun kamuoyuyla paylaşılmasının ardından sürecin yasama zemininde ilerleyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, bu hamleyi Türkiye'nin ayaklarındaki prangaları söküp atacak bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. 17 Şubat 2026 itibarıyla devletin zirvesinden gelen bu açıklama, iç politikada yeni bir restorasyon sürecinin işaret fişeği kabul ediliyor.
Devletin taşradaki temsilcileri olan valilere hitap eden Kurtulmuş, valilik makamının sadece bir yönetim merkezi değil, halkın her saat ulaşabildiği bir "hacet kapısı" olması gerektiğinin altını çizdi. Bürokratik elitizmin yerine halkın vicdanını temsil eden bir yönetim anlayışını şart koşan TBMM Başkanı, devlet-millet kaynaşmasının rotasını bu yeni dönem stratejisi üzerine kurguladı.
Küresel Sistemde Kuralsızlık Dönemi Nasıl Aşılacak?
Dünyanın büyük bir türbülanstan geçtiğini ifade eden Kurtulmuş, uluslararası kuruluşların işlevini yitirdiği bir "orman kanunu" dönemine girildiğine dikkat çekti. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan küresel krizlerin aksine, günümüzde savunma konseptinin siber güvenlik ve teknolojik üstünlükle yeniden tanımlandığını belirterek, Türkiye'nin bu sert coğrafyada ayakta kalabilmesi için sadece sözünün değil, bileğinin de güçlü olması gerektiğini vurguladı. 2025 yılı verileriyle kıyaslandığında, savunma sanayii ve iç güvenlik stratejilerinde yaşanan %25'lik yerlileşme artışı, bu "güçlü bilek" söyleminin sahadaki karşılığı olarak görülüyor.
Venezuela örneği üzerinden küresel sistemin işlemez hale geldiğini hatırlatan Kurtulmuş, egemenlik haklarına yönelik saldırıların sıradanlaştığı bir atmosferde Türkiye'nin "iç kalesini" tahkim etmesinin bir tercih değil, milli bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, bölgesel barışın anahtarının içerideki birlikten geçtiği mesajı verildi.
Terörsüz Türkiye Modeli Vatandaşı Nasıl Etkileyecek?
Türkiye'nin yaklaşık yarım asırdır enerjisini tüketen terör meselesinin çözüm evresine girmesi, doğrudan ekonomik kalkınma ve toplumsal huzur odaklı bir "Türkiye Modeli" vaat ediyor. Kurtulmuş, Türk, Kürt ve Arap halklarının kader birliğine vurgu yaparak, Suriye'deki yeni yönetimle birlikte bölgede terör örgütlerinin tasfiye edileceği bütünleşik bir yapının temellerinin atıldığını dile getirdi. Bu gelişme, sınır güvenliğinin ötesinde, bölge ticaretinin canlanması ve göç baskısının azalması anlamına geliyor.
Suriye'deki Türkmen, Arap ve Kürt unsurların bir arada yaşayacağı bir modelin, Türkiye'nin terörle mücadeledeki nihai zaferiyle taçlanacağını belirten Kurtulmuş, çözüm için "üçüncü bir göze" veya yabancı bir gücün hakemliğine ihtiyaç duyulmadığını kesin bir dille reddetti. Bu duruş, Türkiye'nin bölgesel liderlik iddiasını ve kendi iç meselelerini çözme iradesini pekiştiriyor.
Türkiye'nin Demokratikleşme Tarihinde Komisyonların Rolü
Cumhuriyetin ikinci asrında, meclis komisyonları aracılığıyla toplumsal mutabakat arayışı Türkiye'nin demokratik geleneklerinde kritik bir yer tutuyor. Geçmişte 2013-2015 dönemindeki çözüm süreci denemelerinden elde edilen tecrübeler, bugünkü Milli Dayanışma Komisyonu çalışmalarına daha kurumsal ve hukuki bir zemin hazırlıyor. Uzmanlar, meclis çatısı altında yürütülen bu tip şeffaf süreçlerin, toplumsal kabul oranını %70 seviyelerine taşıyabileceğini öngörüyor.
Numan Kurtulmuş'un açıklamaları, devletin güvenlik ve özgürlük dengesini koruyarak toplumsal barışı kalıcı hale getirme hedefinin en yetkili ağızdan teyidi oldu. Meclis Başkanı'nın "Terörsüz Türkiye" vizyonu, sadece bir güvenlik operasyonu değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik bir sıçrama stratejisi olarak kayıtlara geçti.