Haber Özeti: Türk Altın İşletmeleri (TRALT), Erciyes Anadolu Holding bünyesindeki üç büyük güneş enerjisi santralini (GES) 48,8 milyon dolar bedelle satın alarak 2026 yılındaki elektrik ihtiyacının %78'ini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedefliyor.
Türk Altın İşletmeleri Neden Güneş Enerjisine Yatırım Yapıyor?
Madencilik faaliyetlerinde en büyük gider kalemlerinden birini oluşturan enerji maliyetlerini kontrol altına almak isteyen Türk Altın İşletmeleri (TRALT), stratejik bir tesis devir sözleşmesine imza attı. Şirket, Erciyes Anadolu Holding bünyesindeki HES Hacılar Elektrik mülkiyetinde bulunan Başkale 1, 2 ve 3 santrallerini bünyesine katarak operasyonel karlılığını artırmayı planlıyor. Toplamda 47,02 MWp kurulu güce sahip olan bu tesisler, maden sahalarındaki ağır iş yükünün enerji ihtiyacını doğrudan güneşten karşılayacak.
Anlaşma kapsamında ödemelerin 36 ay vadeye yayılması ve yıllık %1,5 gibi oldukça düşük bir faiz oranıyla yapılandırılması, şirketin nakit akışını koruyarak uzun vadeli bir maliyet avantajı yakalamasını sağlıyor. 31 Aralık 2026 tarihine kadar tamamlanarak teslim edilmesi beklenen bu projeler, sadece bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda küresel madencilik standartlarına uyum sağlama vizyonunun bir parçası olarak görülüyor. Özellikle Borsa İstanbul yatırımcılarının yakından takip ettiği bu hamle, şirketin öz kaynaklarını verimli kullanma stratejisiyle örtüşüyor.
GES Yatırımı Şirket Bilançosuna Nasıl Yansıyacak?
Şirketin enerji tüketim verileri incelendiğinde, bu yatırımın ne kadar kritik olduğu somut rakamlarla ortaya çıkıyor. Geçtiğimiz yıl 93.000.000 kWh seviyesinde olan yıllık elektrik tüketimi, bu santrallerin üreteceği yaklaşık 94.000.000 kWh kapasite ile tamamen karşılanabiliyordu. Ancak üretim kapasitesindeki artış hedefleri doğrultusunda 2026 yılı için öngörülen 121.000.000 kWh tüketimin %78'lik kısmının bu santrallerden karşılanması bekleniyor. Bu durum, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı dev bir kalkan oluştururken, yıllık yaklaşık 270 milyon TL (6,25 milyon dolar) tutarında bir tasarrufu beraberinde getiriyor.
Geçmiş yıllarda enerji maliyetlerinin madencilik kârlılığı üzerindeki baskısı, sektör genelinde %20'lere varan marj kayıplarına neden olabiliyordu. TRALT'ın bu adımıyla beraber, sabitlenen enerji maliyetleri sayesinde birim altın üretim maliyetinde (AISC) hissedilir bir iyileşme bekleniyor. Finansal piyasalarda bu tür "öz tüketim" odaklı yatırımlar, operasyonel riski azaltan ve sürdürülebilir temettü kapasitesini artıran hamleler olarak değer görüyor.
Vatandaş ve Yatırımcı Bu Durumdan Nasıl Etkilenecek?
Yerli kaynakların kullanımı, Türkiye'nin enerji ithalatı üzerindeki yükünü azaltırken borsa yatırımcısı için daha şeffaf ve öngörülebilir bir mali tablo anlamına geliyor. Özellikle 2026 yılından itibaren Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerde kritik bir eşik olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi düzenlemeler, yeşil enerjiye yatırım yapmayan şirketlerin ek vergi yükleriyle karşılaşmasına neden olacak. Bu yatırım, Türk madencilik devinin uluslararası piyasalardaki rekabet gücünü koruyarak yerli üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor.
Sektör temsilcileri ve enerji uzmanları, madencilik şirketlerinin artık sadece "yer altı" ile değil, "gökyüzü" ile de entegre olması gerektiğini vurguluyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın 2026 vizyonunda yer alan "madencilikte yeşil dönüşüm" hedefleri, bu tür lisanssız AGES projelerinin yaygınlaşmasıyla destekleniyor. Vatandaş açısından ise bu durum, stratejik madenlerin daha düşük maliyetle ve çevreye duyarlı yöntemlerle ekonomiye kazandırılması anlamına geliyor.
Koza Altın'dan Türk Altın İşletmeleri'ne Dönüşümün Tarihçesi
Şirket, 2025 yılının son çeyreğinde büyük bir kurumsal kimlik değişimine giderek Koza Altın İşletmeleri olan adını Türk Altın İşletmeleri olarak güncellemiş ve borsa kodu KOZAL'dan TRALT'a dönmüştü. Bu isim değişikliği, şirketin daha ulusal ve geniş kapsamlı bir vizyon üstlenme çabasının bir sonucuydu. Şirket Genel Müdürü Abdurrahman Alp Beyaz, daha önceki açıklamalarında madencilik operasyonlarında modernizasyon ve verimlilik odaklı büyümenin öncelikleri olduğunu belirtmişti. Bugün imzalanan 48,8 milyon dolarlık GES sözleşmesi, bu modernizasyon sözünün en somut çıktılarından biri olarak sektörel tarihteki yerini alıyor.