İstanbul
Parçalı bulutlu
weather
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4884 %0.03
51,4317 %0.24
6.909,10 6,23
Yuva Portal Gündem Erdoğan'ın Kritik Riyad Zirvesi! Bölgesel Dengeler Yeniden Kuruluyor

Erdoğan'ın Kritik Riyad Zirvesi! Bölgesel Dengeler Yeniden Kuruluyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan'da Veliaht Prens Selman ile bir araya geldi. Savunma sanayiinden enerjiye kadar dev iş birliklerinin masada olduğu ziyaretin bir sonraki durağı ise Kahire olacak.

Kaynak: Habermerkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Haber Özeti: Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak üzere Riyad'a giderek Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile stratejik bir görüşme gerçekleştirdi. Ziyaretin temel odağını savunma, enerji ve ticaret oluştururken, Türkiye'nin bölgedeki liderlik rolü bu temaslarla pekiştiriliyor.

Erdoğan'ın Riyad Ziyareti Neden Kritik?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberindeki geniş heyetle birlikte Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da en üst düzeyde karşılandı. Yemame Sarayı'nda gerçekleştirilen baş başa görüşme ve heyetler arası toplantılarda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin kısa vadede 10 milyar dolara çıkarılması hedefi en somut gündem maddelerinden biri olarak öne çıktı. Savunma sanayiinde ortak üretim ve teknoloji transferi gibi konuların ele alındığı bu zirve, Türkiye'nin Körfez sermayesiyle olan bağlarını daha yapısal bir zemine oturtma çabasının bir parçasıdır.

Görüşmenin zamanlaması, bölgedeki güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir döneme denk geliyor. Özellikle İsrail-Filistin hattındaki gerilim ve Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları, Ankara ve Riyad arasındaki koordinasyonu her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu ziyareti, yalnızca ekonomik bir iş birliği değil, aynı zamanda bölgesel krizlere karşı ortak bir duruş sergileme iradesini temsil ediyor.

Ticaret Hacmi ve Ekonomik Beklentiler Ne Durumda?

Geçmiş verilere bakıldığında Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacmi, 2024 ve 2025 yıllarında ivme kazanarak 6-7 milyar dolar bandına yerleşmişti. Bu rakamın 2026 yılı itibarıyla katlanarak artması hedefleniyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın daha önceki açıklamalarında vurguladığı gibi, orta ve uzun vadedeki 30 milyar dolarlık hedef, Riyad'da imzalanacak yeni mutabakat zaptları ile destekleniyor. 2023 yılındaki karşılıklı ziyaretlerle başlayan 'normalleşme' süreci, bugün yerini dev projelerin ve doğrudan yatırımların konuşulduğu bir 'stratejik ortaklık' dönemine bıraktı.

Özellikle Türk müteahhitlik sektörünün Suudi Arabistan'ın 2030 vizyonu kapsamındaki mega projelerden aldığı payın artması bekleniyor. Geçen yıl bu dönemlerde Türk şirketlerinin Suudi Arabistan'daki proje hacmi milyar dolarlık sınırları zorlarken, yeni dönemde havacılık, dijital teknolojiler ve lojistik gibi alanlarda yeni kapıların açılması öngörülüyor. Bu durum, Türkiye'nin döviz girdisi ve ihracat kalemlerinin çeşitlenmesi açısından kritik bir önem taşıyor.

Sıradaki Durak Kahire: Türkiye-Mısır İlişkileri Nasıl Etkilenecek?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Riyad'dan sonraki durağının Kahire olması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika politikasında yeni bir sayfa açıldığının göstergesidir. Mısır ile 2028 yılına kadar ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma hedefi, Abdulfettah es-Sisi ile yapılacak görüşmenin ana eksenini oluşturacak. 2013 yılından sonra uzun süre maslahatgüzar düzeyinde yürütülen ilişkiler, 2023 sonunda büyükelçilerin atanması ve Erdoğan'ın 12 yıl aradan sonra gerçekleştirdiği tarihi ziyaretle tamamen rayına oturmuştu.

Bu diplomatik hamleler silsilesi, doğrudan Türk vatandaşının cebini ve bölgesel güvenliğini etkiliyor. Enerji maliyetlerinden gıda güvenliğine kadar pek çok alanda yapılacak iş birlikleri, bölgedeki istikrarsızlığın maliyetini azaltmayı hedefliyor. Uzmanlar, Ankara'nın hem Riyad hem de Kahire ile eş zamanlı olarak güçlendirdiği bağların, Türkiye'nin enerji merkezli jeopolitik konumunu tahkim edeceğini belirtiyor.

Dış Politikada Stratejik Dönüşümün Tarihçesi

Türkiye'nin Körfez ve Mısır ile olan ilişkileri, son on beş yılda büyük bir değişim geçirdi. 2010'lu yılların başında yaşanan gerilimler, 2020 yılından itibaren yerini 'kazan-kazan' ilkesine dayalı pragmatik bir yaklaşıma bıraktı. İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın da ifade ettiği üzere, bu ziyaretler konjonktürel bir yakınlaşmadan ziyade, bölge ülkelerinin güvenliği birlikte yönetme arayışının somut bir sonucudur.

Bugün gelinen noktada Türkiye, savunma sanayii ürünlerini ihraç eden ve bölgesel krizlerde arabuluculuk rolü üstlenen bir aktör olarak masada yer alıyor. Riyad ve Kahire ile kurulan bu güçlü köprüler, Türkiye'nin sadece ekonomik değil, askeri ve diplomatik caydırıcılığını da küresel ölçekte artırıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *