Haber Özeti: Kahramanmaraş depreminde görevli itfaiye eri Mehmet Demir, oğlu ve yeğeni enkaz altındayken görev yerini terk etmeyerek bin 50 ihbarı koordine etti ve binlerce kişinin kurtarılmasında kritik rol oynadı.
Deprem anında 112 merkezinde neler yaşandı?
Türkiye'nin 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığı asrın felaketinde, kamu görevlilerinin sergilediği fedakarlıklar aradan geçen yıllara rağmen hafızalardaki tazeliğini koruyor. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan itfaiye eri Mehmet Demir, sarsıntının en şiddetli hissedildiği dakikalarda 112 Acil Çağrı Komuta Merkezi'nde tek personel olarak kalarak tarihi bir sorumluluk üstlendi. Şehrin iletişimin koptuğu, sistemlerin çöktüğü o karanlık saatlerde telsiz ve analog sistemler üzerinden koordinasyonu sağlayan Demir, adeta bir şehrin umudu haline geldi.
Haber kaynaklarından edinilen bilgilere göre, sarsıntıdan yaklaşık 30 dakika sonra oğlu Muhammet Nejat ve yeğeni Tayfur Kayra'nın bulunduğu Kur’an kursu binasının yıkıldığı haberini alan Demir, kişisel acısını bir kenara bırakarak görevine devam etti. Çevre illerden yardıma gelen ekiplerin şehre girişlerini, toplanma alanlarını ve ilk müdahale noktalarını tek başına planlayarak kriz yönetiminde profesyonel bir duruş sergiledi. Bu disiplinli çalışma, afet yönetiminde ilk 24 saatin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Binden fazla ihbarın yönetilmesi kaç canı kurtardı?
Mehmet Demir’in görev başında kaldığı süre zarfında yaklaşık bin 50 ihbarı tek başına değerlendirmesi, arama kurtarma literatürüne geçecek bir veri olarak kayıtlara geçti. Geçtiğimiz yıllarda yapılan benzer afet analizleri, koordinasyonun eksik olduğu ilk saatlerde can kaybı oranının yüzde 30 daha fazla olduğunu gösteriyordu. Demir'in profesyonel yönlendirmeleri sayesinde enkaz altındaki yüzlerce vatandaşın yeri doğru tespit edildi ve ekipler zaman kaybetmeden doğru noktalara sevk edildi.
Depremin üzerinden geçen süreçte, bölgedeki itfaiye ve kurtarma ekiplerinin müdahale kapasitesi 2023 yılı öncesine oranla teknik olarak geliştirilse de, insani reflekslerin önemi bu olayla netleşti. Demir'in tek bir merkezden yürüttüğü bu devasa operasyon, aslında modern bir komuta merkezinin onlarca kişiyle yapabileceği iş yükünü tek başına omuzladığını gösteriyor. Kendi ailesi enkaz altındayken bin elli farklı aileye umut taşıyan bu irade, afet psikolojisinin en dirençli örneği olarak tarihe geçti.
Mehmet Demir'in fedakarlığı vatandaşa ne anlatıyor?
Afet anlarında devletin ve belediyelerin sahadaki gücü, personelin görev bilinciyle doğrudan ilişkilidir. Mehmet Demir’in sergilediği bu duruş, bugün bölgede yaşayan ve hala depremin izlerini taşıyan vatandaşlar için bir teselli kaynağı oluşturuyor. Görevini tamamladıktan sonra gittiği enkazda oğlu ve yeğeninin cansız bedenine ulaşan babanın, "Toprağa bir hazine gömdük" ifadesi, toplumsal dayanışmanın ve inancın en ağır ama en gururlu cümlesi olarak hafızalara kazındı.
Bu gibi kahramanlık hikayeleri, sadece birer anı değil, aynı zamanda gelecekteki afet yönetimi stratejileri için de birer ders niteliği taşıyor. Uzmanlar, afet anında görev yerini terk etmeyen kamu personelinin, kurtarma operasyonlarının başarı şansını iki katına çıkardığını belirtiyor. Vatandaşlar için ise bu durum, en zor anda bile profesyonel yardımın bir yerlerde onlar için çalıştığını bilmenin verdiği güven duygusunu pekiştiriyor.
İtfaiye ve acil çağrı merkezlerinin afet tarihi
Türkiye'de itfaiye teşkilatları ve acil durum yönetim merkezleri, özellikle 1999 depremi sonrası büyük bir kabuk değişimine gitti. Geçmişte yaşanan iletişim kopuklukları, 2023 yılında kurulan 112 birleşik çağrı sistemleriyle aşılmaya çalışıldı. Eski İçişleri Bakanlığı yetkililerinin daha önceki afetlerde vurguladığı "iletişimde tek elden yönetim" vizyonu, Mehmet Demir'in o gece sergilediği tek kişilik performansla hayat buldu. Uzmanlar, bu tür bireysel kahramanlıkların kurumsal sistemlerle desteklenmesinin hayati önemde olduğunu her fırsatta dile getiriyor.