Haber Özeti: Turgutlu Belediye Meclisi üyesi Nevim Baş, başörtülü kadınların seçilme hakkını fiilen 2013 yılında Recep Tayyip Erdoğan sayesinde kazandığını iddia ederken, Belediye Başkanı Çetin Akın bu hakkın asıl mimarının Mustafa Kemal Atatürk olduğunu hatırlattı.
Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı Fiilen Ne Zaman Verildi?
Turgutlu Belediye Meclisi şubat ayı toplantısında 28 Şubat sürecine dair değerlendirmelerde bulunan AK Partili meclis üyesi Nevim Baş, başörtüsü yasağı nedeniyle yıllarca kadınların siyasi haklarından mahrum kaldığını savundu. Baş, kürsüde yaptığı konuşmada, Cumhuriyet tarihindeki yasal düzenlemeleri kabul etmekle birlikte, başörtülü kadınlar özelinde bu sürecin 31 Ekim 2013 tarihinde tamamlandığını ileri sürdü. Bu açıklamalar, meclis salonunda ideolojik bir eksen kayması tartışmasını beraberinde getirdi.
Türkiye'de kadınlar, 5 Aralık 1934 tarihinde anayasa ve seçim kanununda yapılan değişiklikle milletvekili seçme ve seçilme hakkını elde etmişti. Ancak meclis üyesi Nevim Baş, bu hakkın başörtülü kadınlar için on yıllar boyunca kağıt üzerinde kaldığını, 2013 yılındaki demokratikleşme paketi öncesinde kamu kurumlarında ve meclis kürsülerinde başörtüsüyle yer almanın engellendiğini hatırlatarak mevcut durumu 'sessiz ama güçlü bir gösterge' olarak tanımladı.
Atatürk'ün Devrimleri ile 2013 Düzenlemesi Arasındaki Fark Nedir?
Belediye Başkanı Çetin Akın, meclis üyesinin ifadelerine sert tepki göstererek, kadınlara bu yolu açan asıl ismin Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu vurguladı. Akın, tarihsel gerçeklerin siyasi polemiklere alet edilmemesi gerektiğini belirterek, 1934 yılında tanınan hakların Türk kadınının Avrupa'daki pek çok ülkeden önce siyasi iradeye ortak olmasını sağladığını ifade etti. Geçmişte 1935 yılında yapılan seçimlerde 18 kadın milletvekili TBMM'ye girerek meclisin %4,5'ini oluşturmuştu; bu oran o dönem için dünya standartlarının üzerindeydi.
Tartışmanın odak noktasını oluşturan 2013 yılı ise, kamu personeline kılık kıyafet serbestliği getirilmesi ve Merve Kavakçı olayıyla hafızalara kazınan başörtüsü yasağının mecliste sona ermesiyle biliniyor. Nevim Baş, başörtüsü takmayan kadınlar için Atatürk’ü tebrik ettiğini ancak kendi temsil hakkının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla tescillendiğini savunarak, kadın haklarını inanç özgürlüğü bağlamında ikiye ayırdı. Bu söylem, meclisteki diğer üyeler tarafından tarihin siyasi bir perspektifle yeniden yorumlanması olarak değerlendirildi.
Turgutlu Belediye Meclisi'ndeki Tartışma Vatandaşı Nasıl Etkiliyor?
Siyasi isimler arasındaki bu 'hak' tartışması, toplumsal kutuplaşmanın yerel yönetimlerde de ne kadar diri olduğunu gösteriyor. Meclis Başkanı Çetin Akın, meclisin asli görevinin yerel sorunlar olduğunu hatırlatarak; emeklilerin durumu, esnafın geçim sıkıntısı ve uyuşturucuyla mücadele gibi konuların ideolojik tartışmaların gölgesinde kalmaması gerektiğini belirtti. Vatandaşlar açısından bakıldığında, sembolik tartışmaların somut ekonomik sorunların önüne geçmesi, yerel siyasetin verimliliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Kadınların seçme ve seçilme hakkı, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, bu hakkın yasal altyapısının 1934'te atıldığını ancak uygulamadaki kısıtlamaların zamanla aşıldığını belirtiyor. Dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı gibi yetkililer geçmişte yaptıkları açıklamalarda, kadın haklarının hiçbir siyasi görüşün tekelinde olmadığını ve tüm kadınların eşit temsilinin demokrasinin gereği olduğunu defalarca vurgulamıştı.
Türk Kadınının Siyasi Haklar Tarihçesi ve Bağlamı
Türkiye'de kadınlar belediye seçimlerine katılma hakkını 1930'da, muhtar olma hakkını 1933'te ve milletvekili olma hakkını 1934'te kazandı. Geçen yıl bu hakların 90. yıl dönümü kutlanırken, Türkiye'nin kadın temsiliyet oranı halen istenilen seviyeye ulaşabilmiş değil. 1934'teki vizyon, kadını toplumsal hayatın her alanına dahil etmeyi hedeflerken, 2013'teki düzenleme bu katılımın önündeki kıyafet engelini kaldırmayı amaçlamıştır.
Siyaset bilimciler, bu tür tartışmaların genellikle seçim dönemleri yaklaşırken veya toplumsal hafızanın tazelendiği özel günlerde alevlendiğine dikkat çekiyor. Kaynak: Yigit AKSÜT. Turgutlu'daki bu son olay, Türkiye'nin modernleşme süreci ile son dönem demokratikleşme adımları arasındaki dengeyi nasıl kuracağı konusundaki fikir ayrılıklarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı.