Haber Özeti: Trabzon'da ünlü bir zincir restoranda yedikleri tostun ardından gıda zehirlenmesi yaşayan Çolak çifti, işletmeye karşı hukuk mücadelesi başlattı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan denetimde işletmede son tüketim tarihi geçmiş ürünler kullanıldığı resmi olarak belgelendi.
Gıda zehirlenmesi hafıza kaybına yol açar mı?
Trabzon'un Yomra ilçesinde yaşanan olayda, Leman Banu Çolak ve eşi Fatih Çolak, bilindik bir markaya güvenerek yedikleri yemeğin ardından hastanelik oldu. Gıda zehirlenmesi vakalarında genellikle mide ve bağırsak şikayetleri ön planda olsa da, vücudun verdiği ağır reaksiyonlar nörolojik etkiler yaratabiliyor. Yaşadığı ağır süreci anlatan Leman Banu Çolak, tedavi gördüğü ilk hastaneye dair hiçbir şeyi hatırlamadığını belirterek geçici hafıza kaybı yaşadığını ifade etti.
Vakanın ciddiyeti üzerine aile tarafından yapılan şikayet, Tarım ve Orman Bakanlığı ekiplerini harekete geçirdi. Yapılan resmi kontrollerde, mutfakta bulunan ürünlerin son tüketim tarihlerinin geçtiği tespit edildi. Bu durum, sadece bireysel bir ihmal değil, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında ciddi bir gıda güvenliği ihlali olarak kayıtlara geçti.
Tarihi geçmiş ürün tüketmenin hukuki sonuçları nelerdir?
Türkiye'de gıda güvenliği ihlalleri, özellikle 2024 ve 2025 yıllarında artan denetimler ve ağırlaştırılan cezalarla sıkı takip altına alındı. Geçmiş yıllarda benzer vakalarda işletmelere sadece idari para cezası uygulanırken, günümüzde Türk Ceza Kanunu'nun "bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti" maddesi uyarınca hapis cezasına varan yaptırımlar gündeme gelebiliyor. Çolak ailesi, işletmenin kendileriyle iletişime geçmemesi ve özür dilememesi üzerine konuyu tazminat ve ceza davası boyutuna taşıma kararı aldı.
Hukukçular, gıda zehirlenmesi vakalarında hastane raporlarının ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen denetim tutanaklarının en güçlü delil olduğunu vurguluyor. Bu olayda Bakanlığın yaptığı "son tüketim tarihi geçmiş ürün tespit edilmiştir" beyanı, tüketicinin haklılığını kanıtlayan en somut veri olarak dosyada yer alıyor.
Vatandaş dışarıda yemek yerken nelere dikkat etmeli?
Tüketicilerin "marka güveni" algısı, bu tip skandallarla sarsılmaya devam ediyor. Fatih Çolak, merdiven altı işletmeler yerine kurumsal bir yapıyı tercih etmelerine rağmen bu mağduriyeti yaşadıklarını belirtiyor. Uzmanlar, tüketicilerin şüpheli bir durumda vakit kaybetmeden Alo 174 Gıda Hattı üzerinden ihbarda bulunmalarını öneriyor. Bu vakada olduğu gibi, hızlı müdahale delillerin yok edilmeden tespit edilmesini sağlıyor.
Yaşanan bu dramatik gelişme, gıda zincirlerindeki denetim mekanizmalarının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Vatandaşların yaşadığı sağlık sorunları sadece fiziksel acıyla sınırlı kalmıyor, hafıza kaybı gibi ciddi komplikasyonlar hayat kalitesini kalıcı olarak etkileyebiliyor. Aile, bu süreci toplum adına emsal teşkil etmesi için sonuna kadar götürmekte kararlı.
Gıda denetimlerinde yeni dönem ve uzman görüşleri
Türkiye'de gıda denetimleri son yıllarda dijital takip sistemleri ve karekod uygulamalarıyla modernize edilmeye çalışılıyor. Uzmanlar, bir işletmenin kurumsal olması, mutfak hijyeninin ve hammadde takibinin kusursuz olduğu anlamına gelmediğini hatırlatıyor. Geçmişte Tüketici Konfederasyonu yetkilileri, benzer vakalarda firmaların sessiz kalmasının mahkemede aleyhlerine bir durum yarattığını sık sık dile getirmişti.
Gıda güvenliği uzmanları, özellikle süt ve et ürünleri içeren tost gibi hızlı tüketim gıdalarında, bozulmanın fark edilmesinin zor olabildiğine dikkat çekiyor. İşletmelerin kar marjını artırmak adına son kullanma tarihi geçmiş ürünleri kullanması, sadece bir sağlık skandalı değil, aynı zamanda bilinçli bir taksirat olarak değerlendiriliyor.