Haber Özeti: Borsa İstanbul'da işlem gören Darphane Altın Sertifikası (ALTIN.S1), fiziki altın fiyatlarının yükseldiği 13 Şubat 2026 gününü %1,04 düşüşle 83,42 TL'den tamamladı. Günlük 2,2 milyar TL'yi aşan dev hacimde Halk Yatırım en büyük alıcı, İş Yatırım ise en büyük satıcı koltuğunda yer aldı.
Altın Sertifikası Fiyatı Neden Gram Altından Farklı Hareket Ediyor?
Piyasalarda gram altın fiyatı %2,51 artışla 7070,19 TL seviyesine ulaşırken, ALTIN.S1 sertifikasının %1,04 değer kaybetmesi yatırımcılar arasında kafa karışıklığına yol açtı. Borsa İstanbul Emtia Pazarı'nda işlem gören bu sertifikalar, arz ve talep dengesine göre spot piyasadan bağımsız fiyatlanabiliyor. Özellikle son dönemde sertifika fiyatı ile fiziki altın arasındaki makasın %20'nin üzerine çıkması, piyasa yapıcı kurumların devreye girmesiyle normalleşme sürecine girmiş görünüyor.
Haftanın son işlem gününde oluşan 2.248.319.867 TL'lik toplam işlem hacmi, yatırımcıların sertifikaya olan ilgisinin sürdüğünü kanıtlıyor. Midas Menkul üzerinden yapılan 4,4 milyon adetlik alış ve 4,6 milyon adetlik satış işlemleri, bireysel yatırımcıların yoğun bir devir daim içinde olduğunu gösteriyor. Net alımlarda %23 pay ile Halk Yatırım zirveyi alırken, İş Yatırım üzerinden yapılan 72 milyon TL'lik net satış fiyat üzerindeki baskıyı artıran ana unsur oldu.
Altın Sertifikası Almak Mantıklı mı?
Darphane Altın Sertifikası, her biri 0,01 gram altını temsil eden ve 0,995 saflıkta altına endeksli bir yatırım aracıdır. Geçen yıl ALTIN.S1 fiyatları yıllık %140 civarında bir artış göstererek yatırımcısına ciddi bir kazanç sağladı. Ancak 2026 yılı başında 116,65 TL seviyelerine kadar yükselen sertifika fiyatı, fiziki altınla arasındaki primin aşırı artması nedeniyle düzeltme sürecine girdi. Uzmanlar, sertifika fiyatının gram altın fiyatının yüzde biri (örneğin 70,70 TL) olması gereken teorik değerinden uzaklaştığı dönemlerde riskin arttığına dikkat çekiyor.
Fiziki altın saklama derdi olmayan ve vergi avantajından (stopaj %0) yararlanmak isteyenler için bu enstrüman hala cazibesini koruyor. Geçmiş verilerle karşılaştırıldığında, 2025 yılı sonunda %6 olan sertifika primi, 2026 Ocak ayında %26'ya kadar fırlamıştı. Bugün yaşanan düşüş, aslında sertifika fiyatının gerçek altın fiyatına yaklaşma çabası olarak değerlendirilebilir. Bu durum, borsada likidite arayan büyük fonların çıkışları ve kar realizasyonları ile birleştiğinde sert düşüşler kaçınılmaz hale geliyor.
Vatandaşın Altın Yatırımı Bu Gelişmelerden Nasıl Etkilenir?
Elinizde fiziki altın veya bankada altın hesabı varsa, sertifikadaki bu düşüş sizi doğrudan etkilemez; çünkü fiziki piyasada ons altın 5000 dolar barajını zorlamaya devam ediyor. Ancak birikimlerini Borsa İstanbul üzerinden ALTIN.S1 alarak değerlendiren vatandaşlar için maliyet düşürme fırsatı veya makasın kapanması nedeniyle geçici bir durağanlık söz konusu olabilir. 13 Şubat itibarıyla 83,42 TL'den kapanan sertifika, hala fiziki gram altına göre bir miktar primli işlem görmeye devam ediyor.
Yatırımcıların özellikle "fiziki dönüşüm" hakkını hatırlamasında fayda var. Darphane üzerinden yapılan açıklamalar doğrultusunda, belirli bir miktara ulaşan sertifikalar fiziki altına dönüştürülebiliyor. Ancak bu süreçteki komisyon ve nakliye maliyetleri, küçük yatırımcı için borsada al-sat yapmayı daha pratik kılıyor. Eğer sertifika fiyatı fiziki altın fiyatının altına sarkarsa, bu durum "arbitraj" fırsatı doğurabilir ve fiyatın tekrar dengeye gelmesini sağlayabilir.
Altın Sertifikası Hakkında Bilinmesi Gereken Temel Bilgiler
T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından ihraç edilen bu sertifikalar, ilk kez 21 Kasım 2022'de hayatımıza girdi. O dönemde fiziki altına erişimi kolaylaştırmak amacıyla başlatılan bu sistem, bugün milyarlarca liralık dev bir hacme ulaştı. BIST 100 endeksinin 14.180 puanla yatay kapattığı bir günde altının bu denli hareketli olması, güvenli liman arayışının 2026 yılında da en güçlü yatırım teması olduğunu kanıtlıyor.
Hazine yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamalarda, altın sertifikasının yastık altındaki birikimleri ekonomiye kazandırmak için kritik bir köprü olduğunu belirtmişti. Tarihsel süreçte altın, Türkiye'de enflasyona karşı en güçlü kalkan olma özelliğini korurken, dijitalleşen bu yeni yatırım modelleri işlem hızını artırıyor. Ancak unutulmamalıdır ki; borsa ortamında işlem gören her ürün gibi sertifikalar da kısa vadeli spekülatif hareketlere ve piyasa yapıcılı işlemlerine maruz kalabilir.