Haber Özeti: Türkiye İstatistik Kurumu ve Merkez Bankası, inşaat maliyetlerinden ticari gayrimenkul fiyatlarına kadar geniş bir yelpazede kritik verileri kamuoyuyla paylaşacak. Aynı gün Hazine ve Maliye Bakanlığı iki önemli tahvil ihalesi gerçekleştirerek piyasadan borçlanma takvimini sürdürecek.
TÜİK VE TCMB VERİLERİ PİYASALARI NASIL ETKİLEYECEK?
Türkiye ekonomisinin 2026 yılı ilk çeyrek rotasını belirleyecek olan Aralık 2025 dönemi inşaat ve hizmet üretim endeksleri bugün saat 10.00'da TÜİK tarafından açıklanıyor. İnşaat sektörü, Türkiye'nin büyüme rakamlarında lokomotif rol üstlendiği için bu endeksler sanayi üretimiyle birlikte yakından takip ediliyor. Hizmet üretimindeki değişim ise iç talep ve enflasyon sepetindeki katılık hakkında uzmanlara önemli ipuçları sunacak.
Eş zamanlı olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılının dördüncü çeyreğine ilişkin Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi verilerini yayımlayacak. Bankacılık sektörü ve reel sektörün teminat yapısını doğrudan etkileyen bu rakamlar, özellikle enflasyonist ortamda varlık fiyatlarının seyrini anlamak adına kritik önem taşıyor. Geçtiğimiz dönemlerde konut fiyatlarındaki artış hızı yavaşlarken, ticari taraftaki ivmenin korunup korunmadığı yatırımcı iştahını şekillendirecek.
HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI TAHVİL İHALELERİNDE FAİZ NE OLUR?
Ankara'da gözler Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından düzenlenecek olan 2 ve 5 yıl vadeli devlet tahvillerinin yeniden ihraç ihalelerine çevrildi. Hazine'nin borçlanma maliyetleri, piyasadaki gösterge faiz oranlarını belirlediği için bankaların kredi faiz politikalarında doğrudan karşılık buluyor. Geçen yılın aynı döneminde tahvil faizlerinde görülen dalgalanma, sıkı para politikası adımlarıyla birlikte bu yıl daha öngörülebilir bir patikaya evrilmiş durumda.
İhalelere gelecek olan talep miktarı, yabancı yatırımcının Türk Lirası varlıklara olan güvenini test eden bir turnusol kağıdı görevi görüyor. Hazine, stratejik borçlanma programı çerçevesinde iç borç çevirme oranlarını dengede tutmaya çalışırken, piyasa oyuncuları ihale sonuçlarındaki ortalama bileşik faiz oranına göre portföy tercihlerini güncelleyecek. Bu ihaleler, likidite yönetiminin başarısı açısından da büyük önem arz ediyor.
KRİTİK VERİLER VATANDAŞIN CEBİNİ NASIL YANSIR?
Açıklanan tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE), doğrudan mutfak enflasyonu ile bağlantılı olduğu için vatandaşın en çok merak ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Üretici maliyetlerindeki artış, birkaç ay içerisinde raflara etiket değişimi olarak yansıdığı için bu verideki her puanlık artış alım gücü üzerinde baskı oluşturuyor. TÜİK verileri, gıda fiyatlarındaki mevsimsel etkilerin ne ölçüde kontrol altına alınabildiğini gösterecek.
Öte yandan gayrimenkul fiyat endeksleri, kira artış oranları ve iş yeri maliyetleri üzerinde dolaylı bir etkiye sahip. Ticari alanlardaki fiyat artışları, dükkan kiraları üzerinden hizmet sektöründeki fiyat artışlarını tetikleyebiliyor. Vatandaşlar için bu veriler sadece birer istatistik değil, aynı zamanda barınma ve gıda gibi temel ihtiyaçların maliyet haritası anlamına geliyor.
EKONOMİK VERİ TAKVİMİNİN TARİHSEL ÖNEMİ NEDİR?
Türkiye'nin veri odaklı ekonomi yönetimi, 2000'li yılların başındaki yapısal reformlardan bu yana şeffaflık ve zamanlılık ilkesine dayanıyor. Özellikle 6 Nisan 1920'de temelleri atılan kurumsal haberleşme ve veri paylaşımı geleneği, günümüzde dijital endekslerle modern bir yapıya kavuştu. Eski maliye bakanlarının ve ekonomistlerin sıkça vurguladığı gibi, zamanında açıklanan ve doğru analiz edilen veri, piyasalardaki spekülasyonu önleyen en büyük güçtür.
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın borçlanma ihaleleri ise Türkiye'nin finansal disiplin geçmişinde her zaman en önemli gösterge olmuştur. 2001 krizinden sonra devreye alınan güçlü ekonomiye geçiş programından bu yana, tahvil ihaleleri devletin ödeme kapasitesinin ve piyasa ile uyumunun en şeffaf izleme alanıdır. Güncel verilerin tarihsel ortalamalarla karşılaştırılması, ekonomideki yapısal dönüşümün başarısını ölçmek için tek kriter olarak kabul ediliyor.