Haber Özeti: Kahramanmaraş merkezli 5 ilde gerçekleştirilen 'nitelikli dolandırıcılık' operasyonunda, 65 milyon liralık hesap trafiği yöneten şebeke çökertildi; gözaltına alınan 7 şüpheliden 4'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Telefon Dolandırıcıları Nasıl Yakalandı?
Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, D.N.K. isimli bir vatandaşın telefon üzerinden 250 bin lira dolandırıldığı ihbarını yapmasıyla geniş kapsamlı bir teknik takip başlattı. Bilişim sistemlerini kullanarak vatandaşları ağlarına düşüren şebekenin izini süren jandarma ekipleri, suçun sadece bir kişiyle sınırlı olmadığını, organize bir yapı tarafından yönetildiğini belirledi.
Soruşturma derinleştirildiğinde, şüphelilerin banka hesapları üzerinde yapılan incelemeler dudak uçuklatan gerçeği ortaya çıkardı. Şebeke üyelerinin hesaplarında kısa süre içerisinde toplamda 65 milyon liralık bir para trafiği olduğu tespit edildi. Bu rakam, dolandırıcılık faaliyetlerinin ölçeğinin ne kadar geniş olduğunu ve çok sayıda mağdurun sisteme dahil edilmiş olabileceğini kanıtlar nitelikte kayıtlara geçti.
Operasyon Hangi İlleri Kapsadı?
Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen operasyon, Kahramanmaraş merkez olmak üzere Adana, Diyarbakır, Gaziantep ve Kırıkkale illerinde eş zamanlı olarak baskınlarla gerçekleştirildi. Siber suçlarla mücadele ve jandarma ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü çalışmada, örgütlü olarak nitelikli dolandırıcılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçlamalarıyla 7 kişi kıskıvrak yakalandı.
Geçtiğimiz yıllarda benzer yöntemlerle yapılan dolandırıcılık vakalarında, 2024 ve 2025 verilerine göre dijital mecralar üzerinden gerçekleştirilen suç duyurularında %20'lik bir artış gözlemlenmişti. Bu operasyon, özellikle 65 milyon lira gibi yüksek bir meblağın dolaşımda olması sebebiyle son dönemin en büyük finansal güvenlik operasyonlarından biri olarak değerlendiriliyor. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 4'ü tutuklanırken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest kaldı.
Vatandaşlar Dolandırıcılık Tuzaklarından Nasıl Korunabilir?
Uzmanlar, telefonla kendisini polis, savcı veya banka görevlisi olarak tanıtan kişilere karşı vatandaşların her zamankinden daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Özellikle hiçbir kamu görevlisinin telefon üzerinden para veya altın talep etmeyeceği gerçeği, bu tür vakaların önlenmesindeki en temel savunma hattını oluşturuyor. Dolandırıcılık yöntemleri dijitalleştikçe, şüpheli görülen her türlü hesap hareketinin vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden bildirilmesi hayati önem taşıyor.
Bu tür operasyonlar, sadece faillerin yakalanmasını sağlamıyor; aynı zamanda suç gelirlerinin aklanmasının önüne geçerek ülke ekonomisindeki kayıt dışı para trafiğine de darbe vuruyor. 65 milyon liralık hacim, vatandaşın alın terinin ne kadar büyük bir risk altında olduğunu somut bir şekilde gösteriyor. Yetkililer, kişisel verilerin ve banka şifrelerinin üçüncü şahıslarla paylaşılmaması konusundaki uyarılarını yineleyerek, dijital okuryazarlığın önemine dikkat çekiyor.
Türkiye'de Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Geçmişi
Türkiye'de dolandırıcılık suçları, özellikle 2000'li yılların başından itibaren klasik yöntemlerden bilişim tabanlı yöntemlere evrilmeye başladı. Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması durumunda çok daha ağır hapis cezalarıyla karşılık buluyor. Geçmişte 'parsel satışı' veya 'sahte altın' gibi fiziksel yöntemler ağırlıktayken, günümüzde 65 milyon liralık bu örnekte olduğu gibi işlemler saniyeler içinde dijital ağlar üzerinden gerçekleştiriliyor.
Emniyet ve Jandarma Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan özel siber birimler, son 5 yıl içerisinde bu tür organize yapıların %85'ine yakınının deşifre edilmesini sağladı. Uzmanlar, 'teknolojik takip' kapasitesinin artmasıyla birlikte suçluların dijital ayak izlerini silmelerinin artık imkansız hale geldiğini belirtiyor. Kahramanmaraş merkezli bu son darbe, suç şebekelerine karşı verilen kararlı mücadelenin en güncel halkasını oluşturuyor.