Haber Özeti: ABD'de Ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık %0,2 ve yıllık %2,4 artış göstererek beklentilerin altında kaldı. Bu veriyle birlikte yıllık enflasyon Mayıs 2025'ten bu yana en düşük seviyesine gerilerken, çekirdek enflasyon da 2021 yılından bu yana en sakin dönemini yaşıyor.
ABD OCAK AYI ENFLASYON RAKAMLARI NE KADAR OLDU?
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından paylaşılan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi Ocak ayında aylık bazda %0,2 oranında yükseliş kaydetti. Piyasa uzmanlarının %0,3'lük artış beklentisinin altında kalan bu rakam, fiyat baskılarının hafiflediğine dair güçlü bir sinyal olarak kabul ediliyor. Yıllık bazda bakıldığında ise enflasyon %2,4 seviyesine gerileyerek, ekonomistlerin %2,5 olan tahminlerini geride bıraktı.
Verilerin detaylarına inildiğinde, barınma maliyetleri aylık %0,2'lik artışla enflasyondaki en büyük yukarı yönlü etken olmaya devam ediyor. Buna karşın enerji endeksi aylık bazda %1,5 oranında gerileyerek genel endeksi aşağı çeken temel faktör oldu. Gıda fiyatlarında ise aylık %0,2'lik sınırlı bir artış gözlemlendi; bu durum hanehalkı bütçesi üzerindeki baskının enerji kanalıyla bir miktar hafiflediğini gösteriyor.
ÇEKİRDEK ENFLASYON VERİSİ PİYASALARI NASIL ETKİLEDİ?
Gıda ve enerji gibi değişken kalemleri dışarıda bırakan çekirdek TÜFE, Ocak ayında yıllık bazda %2,5 artış göstererek Mart 2021'den bu yana kaydedilen en düşük seviyeye ulaştı. Geçtiğimiz yılın Aralık ayında %2,6 olan yıllık çekirdek enflasyonun bu seviyeye gerilemesi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) dezenflasyon sürecine dair elini güçlendiriyor. Piyasalar, beklentilere paralel gelen bu veriyi uzun süredir devam eden sıkı para politikasının meyvelerini vermesi olarak yorumluyor.
Geçmiş verilerle kıyaslandığında, ABD ekonomisi 2022 yılındaki %9'luk zirve seviyelerinden kademeli bir düşüş trendine girmiş durumda. Geçen yılın Aralık ayında %2,7 olan yıllık enflasyonun bir ayda 0,3 puan birden düşmesi, fiyat istikrarı yolunda önemli bir mesafe katedildiğini kanıtlıyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki yıllık %0,1'lik düşüş, küresel arz zinciri ve petrol fiyatlarındaki stabilizasyonun Amerikan tüketicisine doğrudan yansıması olarak değerlendiriliyor.
ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ VATANDAŞI VE TÜRKİYE'Yİ NASIL ETKİLER?
ABD'deki enflasyonun beklentilerin altında kalması, küresel dolar endeksi üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturabilir. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerindeki değer kaybı baskısını azaltma potansiyeli taşıyor. Vatandaşlar açısından bakıldığında, küresel çapta enflasyonist baskıların azalması, ithal edilen ürünlerin fiyat artış hızının yavaşlaması ve dolaylı olarak iç piyasadaki maliyetlerin dengelenmesi anlamına geliyor.
Özellikle yatırımcılar için faiz oranlarının seyri bu noktada kritik önem taşıyor. Enflasyonun %2 hedefine yaklaşmasıyla birlikte, Fed'in faiz artırım döngüsünü tamamen kapatıp indirim takvimini öne çekmesi bekleniyor. Bu senaryo, küresel likiditenin artmasına ve risk iştahının yükselmesine zemin hazırlayarak borsa İstanbul gibi piyasalar için de dolaylı bir destek mekanizması oluşturabilir.
ABD ENFLASYON SÜRECİ VE TARİHSEL BAĞLAM
Pandemi sonrası dönemde arz kesintileri ve aşırı likidite nedeniyle 40 yılın zirvesini gören ABD enflasyonu, tarihsel olarak Fed'in %2'lik simetrik hedefi etrafında şekillenmektedir. 2021 yılından bu yana devam eden yüksek seyir, agresif faiz artışlarıyla dizginlenmeye çalışılmıştı. Eski Fed yetkililerinin ve ekonomistlerin sıkça vurguladığı gibi, enflasyonun yapışkan hale gelmemesi için iş gücü piyasası ve barınma maliyetlerindeki soğuma yakından takip ediliyor.
Mevcut veriler, 2025 yılı ortalarından itibaren başlayan dezenflasyonist sürecin 2026 yılı başında da sürdüğünü gösteriyor. Uzmanlar, baz etkisinin azalmasına rağmen enerji fiyatlarındaki düşüşün sürece en büyük katkıyı sağladığını belirtiyor. ABD Çalışma Bakanlığı verileri, ekonomik soğumanın resesyona yol açmadan fiyatları aşağı çekme stratejisinin (yumuşak iniş) başarılı olma ihtimalini artırıyor.