Haber Özeti: Alarko Carrier (ALCAR), 2025 yılı 4. dönem Kurumlar Geçici Vergi Beyannamesi kapsamında vergi dairesine sunduğu gelir tablosunda -252.326.786,62 TL net zarar açıkladı. Bu rakam, şirketin SPK mevzuatına göre açıklayacağı konsolide bilançodan farklılık gösterebilecek olsa da operasyonel sürece dair önemli sinyaller veriyor.
ALCAR Vergi Dairesi Tablosunda Zarar Neden Oluştu?
Alarko Carrier tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan bildirim, 1 Ocak 2025 ile 31 Aralık 2025 tarihlerini kapsayan mali verileri içeriyor. Şirketin vergi dairesine sunduğu tabloda 252,3 milyon TL zarar görünmesinde, yüksek seyreden finansman giderleri ve global pazarlardaki daralmanın etkileri hissediliyor. 2025 yılı boyunca süregelen yüksek faiz ortamı, birçok sanayi şirketinde olduğu gibi Alarko Carrier'ın da net kâr marjı üzerinde baskı oluşturdu.
Şirketin paylaştığı bu tablo, sermaye piyasası mevzuatına (UFRS/TFRS) göre düzenlenmediği için yatırımcılar tarafından "kesin bilanço" olarak görülmemelidir. Ancak vergi matrahına esas olan bu rakam, şirketin maliyet yönetimi ve satış gelirleri arasındaki dengeyi anlamak adına kritik bir öncü gösterge niteliği taşıyor. Özellikle yılın ilk 9 ayında biriken 378,7 milyon TL'lik zararın ardından, son çeyrek verileriyle birlikte yıllık toplam mali tablonun genel hatları netleşmeye başladı.
Geçmiş Yıllara Göre ALCAR Mali Yapısı Nasıl Değişti?
Şirketin geçmiş dönem performansına bakıldığında, 2025 yılı iklimlendirme sektörü için oldukça zorlu geçti. Geçtiğimiz yılın aynı dönemlerine kıyasla satış gelirlerinde reel bir daralma gözlemlenirken, özellikle ihracat pazarlarındaki rekabet ve döviz kuru politikaları kârlılığı sınırladı. 2025'in ilk üç çeyreğinde de üst üste zarar açıklayan ALCAR, yılı vergi dairesi bazında ekside kapatarak negatif trendin devam ettiğini teyit etmiş oldu.
2024 yılında operasyonel anlamda daha dirençli bir görüntü çizen şirket, 2025 yılını Genel Müdür Cem Akan'ın da daha önce belirttiği gibi bir "yeniden yapılanma yılı" olarak geçirdi. Bu dönemde Ar-Ge ve sürdürülebilirlik yatırımlarına ağırlık veren firmanın, bu harcamalarının kısa vadeli kâr-zarar tablosu yerine orta vadeli pazar payı hedeflerine yönelik olduğu değerlendiriliyor. Ancak vergi dairesine sunulan 252 milyon TL'lik zarar, 2024 yılındaki daha pozitif mali tablolarla kıyaslandığında belirgin bir geri çekilmeyi işaret ediyor.
Vatandaş ve Yatırımcı Bu Tablodan Nasıl Etkilenecek?
Borsa İstanbul'da işlem gören ALCAR hisseleri için bu tür vergi dairesi bildirimleri, genellikle kısa vadeli fiyat hareketlerine neden olabilir. Ancak profesyonel yatırımcılar, asıl odak noktası olarak Şubat ayı sonunda veya Mart başında gelmesi beklenen SPK uyumlu konsolide bilançoyu takip edecekler. Vergi dairesi zararı, şirketin nakit akışında ciddi bir darboğaz olduğu anlamına gelmese de temettü ödeme potansiyeli ve özsermaye büyümesi üzerinde sınırlayıcı bir etki yaratabilir.
İklimlendirme ürünleri tüketicileri açısından ise bu durum, şirketin pazar stratejilerinde değişikliğe gitmesine yol açabilir. Verimlilik odaklı yeni nesil ürünlere (ısı pompaları, hidrojenli kombiler) yapılan yatırımların maliyetleri, satış fiyatları üzerinde dolaylı bir etki oluşturabilir. Şirketin 2026 yılı hedeflerinde Avrupa pazarına odaklanma stratejisi, iç piyasadaki durgunluğu dış ticaretle kompanse etme çabasının bir sonucu olarak görülüyor.
Alarko Carrier'ın Sektörel Tarihçesi ve Uzman Görüşü
1954 yılında kurulan ve 1998 yılından bu yana dünya devi Carrier ile ortaklık yürüten Alarko Carrier, Türkiye'nin iklimlendirme sanayisindeki en köklü kuruluşlarından biridir. Gebze'deki modern tesislerinde üretim yapan şirket, bugüne kadar birçok kriz dönemini mali yapısını koruyarak atlatmayı başardı. Uzmanlar, şirketin mevcut zarar tablosunu büyük oranda genel ekonomik konjonktür ve finansal giderlerle ilişkilendiriyor.
Alarko Carrier Genel Müdürü Cem Akan, daha önceki açıklamalarında 2025'in para politikaları ve enflasyonla mücadele nedeniyle zor geçeceğini öngördüklerini belirtmişti. Şirketin 2027 yılı için belirlediği 35 milyon dolarlık ihracat hedefi, uzun vadeli büyüme stratejisinin ana sütununu oluşturuyor. Dolayısıyla bugünkü zarar açıklaması, şirketin teknolojik dönüşüm ve küresel rekabet gücü kazanma yolundaki geçici bir mali sonuç olarak yorumlanabilir.