Haber Özeti: Bank of America ve HSBC, 18 Şubat'ta Aselsan (ASELS) hisselerinde toplamda 3 milyar TL'yi aşan net alım gerçekleştirerek hisse fiyatının %5,53 yükselmesini sağladı.
ASELSAN HİSSELERİ NEDEN YÜKSELİYOR?
Savunma sanayi devlerinden Aselsan Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (ASELS), Borsa İstanbul'un yatay seyrettiği bir günde devasa bir hacimle dikkatleri üzerine çekti. Yatırımcıların yakından takip ettiği yabancı aracı kurumlar, hisse senedinde dominant bir alım iştahı sergiledi. Gün sonunda endeks sadece %0,23 artarken, Aselsan payları 310,25 TL seviyesine ulaşarak piyasanın çok üzerinde bir performans sergiledi.
Hissedeki bu hareketin arkasında yatan temel itici güç, kurumsal alıcıların agresif tutumu oldu. Özellikle Bank of America müşterileri tarafından gerçekleştirilen 25,7 milyon lotluk işlem hacmi, piyasadaki likiditenin büyük kısmını oluşturdu. Kurumun 6,1 milyon lotu aşan net alışı, piyasadaki toplam net alımların %54'üne tekabül ederek fiyat istikrarını yukarı yönlü tetikledi.
BOFA VE HSBC NE KADAR ASELSAN HİSSESİ ALDI?
Yabancı yatırımcı tarafında HSBC de benzer bir strateji izleyerek günü 4 milyon lotun üzerinde net alışla tamamladı. HSBC'nin alım maliyeti 310,11 TL seviyesinde gerçekleşirken, Bank of America'nın maliyeti 302,98 TL olarak kayıtlara geçti. İki dev kurumun toplam net alım tutarı yaklaşık 3,12 milyar TL gibi rekor bir seviyeye ulaştı. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde savunma sanayi hisselerine olan ilginin daha dengeli dağıldığı görülürken, bu yıl spesifik olarak Aselsan üzerinde yoğunlaşan bir yabancı girişi göze çarpıyor.
Satış tarafında ise yerli aracı kurumların pozisyon kapattığı izlendi. İş Yatırım ve Garanti BBVA Yatırım üzerinden gelen toplamda 5 milyon lota yaklaşan satışlar, yabancıların karşıladığı talebi dengelemeye yetmedi. Bu durum, hisse üzerindeki sahipliğin yerli bireysel yatırımcıdan küresel fonlara doğru kaydığına dair güçlü bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
YABANCI ALIMI VATANDAŞI VE YATIRIMCIYI NASIL ETKİLER?
Kurumsal yabancı yatırımcıların bir hisseye bu denli yoğun ilgi göstermesi, genellikle orta ve uzun vadeli güvenin bir göstergesi olarak kabul edilir. Küçük yatırımcı için bu tablo, hisse senedindeki oynaklığın artabileceği ancak alttan gelen güçlü bir destek bölgesi oluştuğu anlamına geliyor. 310 TL seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması, savunma sanayisine dayalı portföylerin değerini doğrudan artıracaktır.
Borsa İstanbul'un 14.000 puan barajını zorladığı bu süreçte, Aselsan gibi lokomotif şirketlere gelen bu tür sermaye girişleri, genel piyasa morali açısından da kritik önem taşıyor. Yatırımcılar, büyük kurumların maliyetlendiği bu seviyeleri takip ederek kendi risk analizlerini güncelliyor. Uzmanlar, savunma sanayisindeki sipariş defterlerinin doluluğunun bu tür kurumsal iştahı beslemeye devam edebileceğini belirtiyor.
SAVUNMA SANAYİSİNDE ASELSAN'IN STRATEJİK ÖNEMİ
Aselsan, 1975 yılından bu yana Türkiye'nin teknolojik bağımsızlık vizyonunun en önemli temsilcisi konumunda bulunuyor. Geçmişte sadece yerel ihtiyaçlara odaklanan şirket, bugün 80'den fazla ülkeye ihracat yapan küresel bir oyuncu haline geldi. Milli Savunma Bakanlığı yetkililerinin daha önce yaptığı açıklamalarda vurguladığı 'yerlilik ve millilik oranı'ndaki artış, şirketin finansal tablolarına da pozitif yansıyor.
Yatırımcılar için tarihsel bir bağlam kurmak gerekirse; Aselsan'ın borsa serüveni, Türkiye'nin teknoloji ihracatçısı olma yolundaki başarısıyla paralel bir grafik çiziyor. Şirketin sadece askeri değil, sivil alandaki (sağlık, ulaşım, enerji) yatırımları da portföy çeşitliliği açısından yabancı fonların iştahını kabartan unsurlar arasında yer alıyor.