Haber Özeti: Astor Enerji hisseleri, BİST100 endeksinin gerilediği haftada Bank of America ve İnfo Yatırım üzerinden gelen toplam 3,3 milyon lotu aşan net alımlarla yükseliş kaydetti.
ASTOR HİSSELERİNDE KİMLER ALIM YAPTI?
Enerji sektörünün öncü oyuncularından Astor Enerji (ASTOR), Şubat ayının kritik haftasında kurumsal yatırımcıların radarındaydı. Borsa İstanbul genelinde BİST100 endeksinin %1,74 oranında değer kaybederek 13.934,06 puana çekildiği dönemde, ASTOR hisseleri %1,43 artışla 184,50 TL seviyesinden haftalık kapanışını gerçekleştirdi. Bu pozitif ayrışmanın arkasında küresel piyasaların dev ismi Bank of America ve yerli aracı kurum İnfo Yatırım üzerinden gerçekleştirilen yoğun alım talebi yer aldı.
Haftalık veriler incelendiğinde, Bank of America müşterilerinin 63,8 milyon lotluk devasa bir işlem hacmine ulaştığı görülüyor. Kurum, 1,9 milyon lotun üzerinde net alış yaparak haftalık alımların %24'ünü tek başına sırtladı. İnfo Yatırım ise 1,3 milyon lotu aşan net alımıyla pastadan %17 pay alırken, bu iki kurumun toplam net alım tutarı yaklaşık 627 milyon TL seviyesine ulaştı. Alımların maliyet bazında 176 TL ile 196 TL bandında dağılması, kurumsal tarafta hisseye olan güvenin sürdüğüne işaret ediyor.
ASTOR HİSSESİ NEDEN YÜKSELİYOR?
Piyasadaki satış baskısına rağmen gerçekleşen bu alımlar, şirketin temel göstergelerine ve enerji sektöründeki konumuna duyulan ilginin bir yansımasıdır. Geçtiğimiz yılın aynı dönemlerinde enerji hisselerinde görülen volatilite yerini daha seçici ve hacimli alımlara bırakmış durumda. Özellikle Tera Yatırım ve Yapı Kredi Yatırım tarafındaki satışların, güçlü kurumsal alıcılar tarafından karşılanması hissenin fiyat istikrarını korumasını sağladı. Geçen yıl 100-120 TL bandında işlem gören hissenin, bugün 180 TL barajının üzerinde kalıcı olma çabası sektördeki genel büyüme trendiyle uyumluluk gösteriyor.
Uzmanlar, enerji şirketlerinin ihracat potansiyeli ve yenilenebilir enerji altyapı yatırımlarının hisse performansları üzerinde belirleyici olduğunu sık sık vurguluyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) verilerine göre enerji şirketlerinin özkaynak karlılıklarındaki artış, kurumsal fonların bu alandaki pozisyonlarını artırmasına zemin hazırlıyor. Astor özelinde ise devasa trafo üretim kapasitesi ve süregelen sipariş defteri, yatırımcıların hisseye yönelik risk iştahını diri tutan temel unsurlar arasında bulunuyor.
YATIRIMCI BU ALIMLARDAN NASIL ETKİLENİR?
Kurumsal yatırımcıların alım yönlü pozisyon alması, genellikle bireysel yatırımcılar için güven verici bir sinyal olarak kabul edilir. Bank of America gibi global bir oyuncunun 196,80 TL ortalama maliyetle pozisyon taşıması, orta vadeli fiyat beklentilerinin bu seviyelerin üzerinde yoğunlaştığını somutlaştırıyor. Vatandaşlar ve küçük yatırımcılar için bu durum, endeks düşerken dahi güçlü kalan hisselerin portföy koruma özelliğini ön plana çıkarıyor. Ancak, maliyetlerin mevcut fiyatın üzerinde kalması kısa vadeli kar realizasyonları riskini de beraberinde getirebilir.
Borsada işlem yapan vatandaşlar için en kritik veri, alımların sürekliliğidir. Net alımların haftalık bazda toplam işlem hacminin %40'ından fazlasını oluşturması, hisse senedindeki derinliğin arttığını gösteriyor. Yatırımcıların bu noktada özellikle bedelsiz sermaye artırımı gibi kurumsal süreçleri ve şirketin yeni iş ilişkilerini takip etmesi önem arz ediyor. Kurumsal tarafın maliyetlendiği bu seviyeler, teknik analizlerde önemli bir destek noktası oluşturma potansiyeline sahip.
ASTOR ENERJİ'NİN SEKTÖREL GEÇMİŞİ
40 yılı aşkın tecrübesiyle Türkiye'nin elektromekanik imalat sanayiinde lider firmalarından biri olan Astor Enerji, halka arz edildiği günden bu yana yatırımcıların en çok takip ettiği şirketler arasında yer alıyor. Şirket, özellikle transformatör üretimi ve anahtarlama ürünlerinde Avrupa'nın en büyük üretim tesislerinden birine sahip olmasıyla biliniyor. Geçmişte Enerji Bakanlığı yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda, yerli üretimin enerji bağımsızlığı için stratejik önemi sık sık dile getirilmişti.
Tarihsel sürece bakıldığında, şirketin üretim kapasitesini sürekli artırması ve dünya genelinde 90'dan fazla ülkeye ihracat yapması, finansal tablolarına doğrudan yansıyor. Bugün borsada yaşanan bu yoğun alım trafiği, aslında şirketin yıllar içinde inşa ettiği sanayi gücünün finansal piyasalardaki karşılığı niteliğindedir. Kurumsal analistler, şirketin global enerji dönüşümündeki rolünün önümüzdeki dönemde daha fazla finansal veriyle destekleneceğini öngörüyor.