Haber Özeti: Bakan Murat Kurum, İstanbul'da 100 bin sosyal konut ve 15 bin kiralık konut projesinin başlayacağını, olası depreme karşı kentsel dönüşümün milli güvenlik meselesi olduğunu vurguladı.
İstanbul Sosyal Konut Kuraları Ne Zaman Çekilecek?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı konut hamlesi olan 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında İstanbul takvimini netleştirdi. Bakan Kurum, megakentte inşa edilecek 100 bin sosyal konut için hak sahiplerinin Mart 2026 tarihinde çekilecek kuralar ile belirleneceğini müjdeledi. Bu hamle, barınma krizine karşı devletin en somut müdahalesi olarak kayıtlara geçerken, projenin sadece bir inşaat faaliyeti değil, aynı zamanda bir sosyal devlet manifestosu olduğu ifade edildi.
İstanbul genelinde kentsel dönüşümün hızlanması adına hayata geçirilen Yarısı Bizden kampanyası da tüm hızıyla sürüyor. Bakanlık verilerine göre, şu an İstanbul'da 80 bin 250 bağımsız bölümün inşası devlet desteğiyle devam ediyor. Bakan Kurum, İstanbul'u olası bir büyük depreme hazırlamanın hayati önem taşıdığını belirterek, her iki kentsel dönüşüm projesinden birinin bu şehirde yoğunlaştığını dile getirdi. Megakentte bugüne kadar toplamda 927 bin konutun dönüşümü tamamlanarak güvenli hale getirildi.
Kiralık Konut Modeli İlk Kez Nasıl Uygulanacak?
Hükümet, artan kira fiyatlarına karşı yeni bir strateji geliştirerek kiralık konut modeli projesini devreye alıyor. İlk kez uygulanacak bu model kapsamında İstanbul'da 15 bin kiralık konut inşa edilecek. Bu binalar, mülkiyeti devlette kalmak kaydıyla uygun fiyatlarla vatandaşa kiralanacak. Geçtiğimiz yıllarda sosyal konut projeleri ağırlıklı olarak mülkiyet edindirmeye yönelikken, 2026 yılı itibarıyla kamu eliyle kiralık konut arzının oluşturulması piyasadaki dengesizliği gidermeyi hedefliyor.
Geçmiş verilerle kıyaslandığında, Türkiye'nin konut üretim hızı dünya standartlarının oldukça üzerine çıkmış durumda. 6 Şubat depremleri sonrası 11 ilde yürütülen çalışmalarda saatte 23 konut, günde ise 550 konut üretme kapasitesine ulaşıldı. Bugüne kadar afet bölgesinde 455 bin yuvanın teslim edilmiş olması, İstanbul'daki 100 bin konutluk hedefin kısa sürede tamamlanabileceğine dair güçlü bir referans oluşturuyor. TOKİ ve Emlak Konut iş birliğiyle yürütülecek projelerde, binaların afet dirençli ve modern mimariye uygun olması esas alınacak.
Kentsel Dönüşüm Vatandaşı ve Ekonomiyi Nasıl Etkileyecek?
Yeni konut projeleri, özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlar için erişilebilir fiyatlarla güvenli konut sahibi olma imkanı tanıyor. Bakan Kurum'un "milli güvenlik meselesi" olarak tanımladığı bu dönüşüm, sadece binaları değil, mahalle kültürünü ve şehir meydanlarını da kapsıyor. Bahçelievler gibi yoğun nüfuslu ilçelerde 1999 öncesi yapılmış dayanıksız binaların 5 yıl içinde tamamen temizlenmesi hedefleniyor. Bu durum, olası bir depremde yaşanacak can ve mal kaybını minimize ederken, sigorta ve sağlık harcamaları gibi dolaylı maliyetlerin de önüne geçecek.
Ekonomik açıdan bakıldığında, kentsel dönüşüm devasa bir istihdam kapısı açıyor. Sadece deprem bölgesindeki inşaatlarda 200 bin işçi gece gündüz çalışırken, İstanbul'daki projelerin de inşaat yan sektörlerini canlandırması bekleniyor. 6 Şubat depreminin ekonomiye toplam maliyetinin 104 milyar dolar doğrudan, 150 milyar dolar dolaylı kayıp olduğu göz önüne alındığında; dönüşüme harcanan her kuruşun, gelecekteki olası bir yıkımın maliyetinden çok daha düşük olduğu uzmanlarca sıkça vurgulanıyor.
Konut Sektöründe Devletin Rolü ve Tarihsel Süreç
Türkiye'de organize toplu konut hamleleri 1980'li yıllardan itibaren ivme kazansa da, 2000'li yılların başından itibaren TOKİ eliyle bu süreç kurumsallaştı. Bugüne kadar Türkiye genelinde 2,5 milyondan fazla konut yenilendi veya sosyal konut olarak inşa edildi. Bakan Kurum, kentsel dönüşümün sadece teknik bir planlama olmadığını, insan odaklı ve ekonomik erişilebilirlik temelli bir model olduğunu ifade ediyor. İstanbul Valisi Davut Gül ise deprem riskinin azaltılabilir bir gerçeklik olduğunu belirterek, son üç yıldaki yapım hızının İstanbul için umut verici olduğunu hatırlattı.