Haber Özeti: Bakırköy'de bir site otoparkında iki aracın bagajına saklanan 30 milyon dolar, camları ve bagaj kapaklarını kıran 4 şüpheli tarafından çuvallarla çalındı.
Bakırköy'deki 30 Milyon Dolarlık Soygun Nasıl Gerçekleşti?
İstanbul'un Bakırköy ilçesine bağlı Şenlikköy Mahallesi içerisinde yer alan ve yüksek güvenlikli olduğu belirtilen bir sitede, sabah saatlerinde akılalmaz bir hırsızlık vakası yaşandı. Kapalıçarşı'da döviz bürosu işletmeciliği yapan Bilal D., iş yerinden getirdiği ve çuvallara doldurduğu yaklaşık 30 milyon doları, otoparkta park halindeki iki ayrı aracının bagajına yerleştirdi. Güvenlik kameralarına da yansıyan olayda, siteye araçla giren maskeli 4 şüpheli, hedef aldıkları araçların camlarını ve bagaj kilitlerini saniyeler içerisinde kırarak paraları kendi araçlarına aktardı.
Sabah saat 08.30 sıralarında araçlarının başına gelen iş insanı, camların kırık ve bagajların boş olduğunu görünce durumu hemen emniyet güçlerine bildirdi. Olay yerine gelen Olay Yeri İnceleme ekipleri ve asayiş büro dedektifleri, lüks sitenin güvenlik zafiyetini ve şüphelilerin giriş-çıkış rotalarını mercek altına aldı. Kayıtlara geçen 30 milyon dolarlık bu meblağ, son yıllarda tek seferde gerçekleştirilen en büyük fiziki para hırsızlıklarından biri olarak dikkat çekiyor.
Büyük Miktardaki Nakit Transferleri Hangi Riskleri Barındırıyor?
Türkiye'de özellikle Kapalıçarşı merkezli döviz ticareti yapan esnafların, bankacılık sistemi yerine fiziki nakit taşımayı tercih etmesi bu tür güvenlik açıklarını beraberinde getiriyor. Geçtiğimiz yıl İstanbul genelinde benzer yöntemlerle gerçekleştirilen 'takip usulü' soygunlarda çalınan toplam miktarın çok üzerinde olan bu son olay, kayıt dışı veya denetimsiz nakit hareketliliğinin risklerini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu çapta bir paranın (güncel kurla yaklaşık 1 milyar TL'nin üzerinde) banka dışı alanlarda ve korumasız araç bagajlarında tutulmasının suç şebekeleri için açık hedef oluşturduğunu vurguluyor.
Emniyet kaynaklarından edinilen bilgilere göre, şüphelilerin Bilal D.'yi iş yerinden itibaren takip etmiş olma ihtimali üzerinde duruluyor. Profesyonel bir plan dahilinde hareket ettikleri anlaşılan hırsızların, sitenin 24 saat aktif olan güvenlik sistemini nasıl baypas ettikleri ise soruşturmanın ana odak noktasını oluşturuyor. Benzer bir olay 2023 yılında da yaşanmış, ancak o dönemdeki miktar bu rakamın çok daha altında kalmıştı.
Vatandaş ve Esnaf Güvenliği Bu Olaydan Nasıl Etkilenir?
Büyük meblağlı nakit paraların mesken otoparkları gibi kontrolsüz alanlarda saklanması, sadece mülk sahibini değil, çevre sakinlerini de potansiyel bir silahlı çatışma veya baskın riskiyle karşı karşıya bırakıyor. 30 milyon dolar gibi devasa bir nakdin çuvallarla taşınması, bölgedeki güvenlik algısını sarsarken, benzer ticari faaliyet yürüten kişiler için de ek güvenlik tedbirleri alma zorunluluğunu doğuruyor. Vatandaşların bu tür yüksek riskli transferlerde mutlaka profesyonel güvenlik desteği alması veya dijital bankacılık kanallarını kullanması hayati önem taşıyor.
Hukukçular ve güvenlik uzmanları, bu denli yüksek bir paranın kaynağının ve taşınma amacının da Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) mevzuatları kapsamında incelenebileceğini belirtiyor. Zira 2025 yılı başından itibaren nakit kullanımına yönelik getirilen yeni kısıtlamalar ve bildirim yükümlülükleri, bu boyuttaki fiziki transferlerin yasal zeminde de sorgulanmasına neden oluyor.
Kapalıçarşı'nın Ayaklı Borsa Kültürü ve Güvenlik Sorunları
Osmanlı'dan günümüze gelen Kapalıçarşı geleneğinde 'ayaklı borsa' ve fiziki altın-döviz transferi ticari hayatın vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Ancak modern finans sisteminde bu yöntem, teknolojik imkanlarla donatılmış hırsızlık şebekelerine karşı savunmasız kalmaktadır. Dönemin Emniyet yetkilileri daha önce yaptıkları uyarılarda, yüksek miktarlı para transferlerinin polis eşliğinde veya zırhlı araçlarla yapılması gerektiğini defalarca hatırlatmıştı.