Haber Özeti: 2 Mart Pazartesi günü Borsa İstanbul'da genel bir satış dalgası hakim olurken, GARAN, TUPRS ve THYAO gibi lokomotif hisseler pozitif para girişiyle dikkat çekti. Toplam piyasada eksi yönlü bir seyir izlenmesine rağmen, seçici hisse bazlı alımların devam ettiği görülüyor.
Borsada Sert Düşüş Yaşanırken Para Girişi Olan Hisseler Hangileri?
Borsa İstanbul BİST 100 endeksi, haftanın ilk işlem gününü %2,71 oranında kayıpla 13346,43 puandan tamamladı. Endeks genelindeki bu geri çekilmeye rağmen, bazı büyük ölçekli şirketlerde aktif işlem farkının pozitif tarafta kalması yatırımcı iştahının belirli noktalarda yoğunlaştığını gösteriyor. Özellikle Türkiye Garanti Bankası (GARAN) 639 milyon TL üzerindeki aktif farkla listenin başında yer alırken, onu perakende devlerinden BIMAS takip etti.
Enerji ve ulaştırma sektörünün devleri olan Tüpraş (TUPRS) ve Türk Hava Yolları (THYAO) da piyasa genelindeki negatif havaya rağmen sırasıyla 580 milyon TL ve 529 milyon TL seviyelerinde para girişi kaydederek dayanıklılık sergiledi. Bu veriler, kurumsal yatırımcıların endeksteki düşüşü stratejik alım fırsatı olarak değerlendirmiş olabileceğine işaret ediyor. Benzer şekilde Koç Holding (KCHOL) ve Aksa Enerji (AKSEN) de pozitif ayrışan ilk 10 şirket arasındaki yerini korudu.
Aktif İşlem Farkı Pozitif Olması Yatırımcı İçin Ne Anlama Geliyor?
Aktif işlem farkı, bir hisse senedinde alıcıların satıcılara göre daha baskın olduğunu ve fiyat kademelerini yukarı yönlü süpürdüğünü ifade eder. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde BİST 100 endeksi daha düşük işlem hacimleri ve farklı bir puan seviyesinde seyrederken, bugün 13.000 puan üzerindeki kalıcılık çabası içerisinde aktif farkın önemi daha da arttı. Tüm hisselerde toplamda -2,8 milyar TL'yi aşan bir negatif fark oluşması, piyasanın geneline yayılan bir nakit çıkışını simgeliyor.
Bu genel çıkışa rağmen Borusan (BRSAN), Migros (MGROS) ve Enka İnşaat (ENKAI) gibi hisselerin pozitif tarafta kalması, yatırımcıların defansif ve güçlü bilançoya sahip şirketlere yöneldiğini kanıtlıyor. BİST 30 endeksindeki negatif farkın 817 milyon TL seviyesinde kalması ise, satışların daha çok yan tahtalar olarak tabir edilen küçük ve orta ölçekli şirketlerde yoğunlaştığını ortaya koyuyor.
Piyasadaki Bu Hareketlilik Küçük Yatırımcıyı Nasıl Etkileyecek?
Endeksin 13.346 puan seviyesine gerilemesi, kısa vadeli portföylerde baskı yaratsa da, dev şirketlere olan nakit akışı piyasanın tabana yayılma sürecinde bir destek noktası oluşturabilir. Yatırımcıların bu dönemde sadece endeks puanına değil, aktif alış-satış dengesine odaklanması risk yönetiminde kritik bir rol oynuyor. Uzmanlar, sermaye piyasalarında hacimli şirketlerin direnç göstermesinin, olası toparlanma evrelerinde öncü olabileceğini sıkça vurguluyor.
Özellikle Gündoğdu Gıda (GUNDG) gibi son dönemin dikkat çeken hisselerindeki 412 milyon TL'lik giriş, ilginin sadece mavi çipli hisselerle sınırlı kalmadığını, potansiyel vadeden farklı ölçekteki şirketlere de kaydığını gösteriyor. Vatandaşlar için bu durum, piyasanın topyekün bir çöküşten ziyade, sermayenin daha güçlü ellere ve güvenilir şirketlere geçtiği bir rasyonalizasyon süreci olarak okunabilir.
Borsa İstanbul'un Tarihsel Seyri ve Beklentiler
Türkiye sermaye piyasaları, tarihsel olarak yüksek enflasyon dönemlerinde reel varlıkların temsilcisi olan hisse senetleriyle koruma sağlamıştır. Geçmişte yaşanan benzer sert düzeltmelerin ardından, piyasa yapıcı şirketlerin öncülüğünde yeni zirvelerin test edildiği birçok dönem hafızalarda tazeliğini koruyor. Sermaye Piyasası Kurulu ve borsa yetkilileri, yatırımcıları her fırsatta panik işlemlerden kaçınmaya ve uzun vadeli bakış açısını korumaya davet ediyor. 2 Mart 2026 itibarıyla oluşan tablo, piyasanın kendi içindeki seçici mekanizmasını çalıştırdığını ve güçlü nakit akışına sahip şirketlerin bu fırtınadan daha az hasarla çıkma eğiliminde olduğunu belgeliyor.