Haber Özeti: 9-13 Şubat 2026 haftasında Borsa İstanbul'da işlem gören 6 şirket, piyasa fiyatlarının gerçek performansı yansıtmadığı gerekçesiyle kapsamlı geri alım programları uyguladı. Ahlatcı Doğal Gaz ve Enerya Enerji gibi enerji devlerinin başı çektiği bu süreçte milyonlarca lot hisse piyasadan çekilerek pay sahiplerine güven aşılandı.
Şirketler Neden Kendi Hisselerini Geri Alıyor?
Borsa İstanbul'un 14.202 puan seviyelerinde denge aradığı bir dönemde, şirketlerin geri alım hamleleri sadece bir finansal işlem değil, aynı zamanda piyasaya verilen güçlü bir mesaj niteliği taşıyor. Şirket yönetimleri, hisse fiyatlarının şirket varlıklarına ve gelecek vizyonuna göre ucuz kaldığını düşündüklerinde bu yola başvuruyor. Bu hamle, dolaşımdaki hisse sayısını azaltarak hisse başına düşen kâr payını (EPS) artırırken, hisse fiyatı üzerinde doğal bir destek mekanizması oluşturuyor.
Geçtiğimiz hafta Lokman Hekim, Vakıf Faktoring, Escar Filo, Mepet, Ahlatcı Doğal Gaz ve Enerya Enerji tarafından gerçekleştirilen alımlar, özellikle dalgalı piyasa koşullarında yatırımcıların satış baskısına karşı bir kalkan görevi görüyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri çerçevesinde yürütülen bu programlar, şirketlerin ellerindeki atıl nakdi en verimli şekilde, yani kendi işlerine yatırım yaparak değerlendirdiklerini gösteriyor.
Geri Alım Miktarları Geçen Yıla Göre Nasıl Değişti?
2026 yılının Şubat ayındaki bu yoğun geri alım trafiği, 2025 yılının aynı dönemiyle kıyaslandığında daha seçici ve hacimli bir tablo ortaya koyuyor. Örneğin Ahlatcı Doğal Gaz (AHGAZ), sadece 11 Şubat Çarşamba günü 5.318.351 lot geri alım yaparak piyasadaki ağırlığını hissettirdi. Geçtiğimiz yıl BIST Geri Alım Endeksi (XUGRA) verileri incelendiğinde, geri alım yapan şirketlerin endeks üzerindeki pozitif ayrışması, bu yıl da stratejik bir yatırım tercihi olarak öne çıkıyor.
Haftalık verilere bakıldığında Enerya Enerji (ENERY) tarafındaki 8,7 milyonu aşan günlük alım hacmi, enerji sektöründeki şirketlerin piyasa değerlerini koruma konusundaki kararlılığını kanıtlıyor. Bu tablo, 2024 ve 2025 yıllarındaki genel geri alım eğiliminin, 2026'da daha kurumsal ve büyük ölçekli alımlarla evrildiğini işaret ediyor.
Bu Gelişmeler Küçük Yatırımcıyı Nasıl Etkiler?
Hisse geri alımları, küçük yatırımcı için doğrudan bir güven tazeleyici unsurdur. Şirketin kendi kağıdına alıcı olması, piyasadaki likiditeyi desteklerken sert düşüşlerin önüne geçilmesini sağlar. Özellikle Escar Filo gibi düzenli geri alım yapan şirketlerde, hisse fiyatının belirli bir taban oluşturduğu ve spekülatif hareketlere karşı daha dirençli hale geldiği gözlemleniyor. Yatırımcılar için bu durum, 'patronun şirketine sahip çıkması' olarak algılanarak uzun vadeli tutma motivasyonunu artırıyor.
Öte yandan, geri alınan payların sermaye azaltımı yoluyla iptal edilmesi ihtimali, mevcut hissedarların şirketteki pay oranının kendiliğinden artması anlamına geliyor. Bu da gelecekte dağıtılacak temettülerden daha yüksek pay alınması yolunu açıyor. Uzmanlar, geri alım programlarının özellikle BIST 100 içindeki oynaklığı azalttığını ve kurumsal yatırımcıların ilgisini çektiğini belirtiyor.
Geri Alım Politikalarının Tarihsel Süreci
Türkiye'de hisse geri alımları, özellikle 2023 yılındaki büyük deprem felaketi sonrası SPK'nın getirdiği kolaylıklar ve vergi muafiyetleri ile yeni bir boyut kazanmıştı. O dönemde piyasayı desteklemek amacıyla başlatılan geniş çaplı programlar, bugün birçok şirket için standart bir finansal yönetim aracı haline geldi. Eski Borsa İstanbul yöneticilerinin de sıkça vurguladığı gibi, geri alım programları 'şirketin kendi değerine duyduğu imanın en somut göstergesi' olarak kabul ediliyor.
Bugün gelinen noktada, 14 Şubat 2026 itibarıyla yayınlanan verilere göre şirketlerin toplam geri alım tutarları milyarlarca lirayı bulmuş durumda. Bu tarihsel süreç, Türk sermaye piyasalarının olgunlaştığını ve şirketlerin hisse fiyatı istikrarını en az faaliyet kârı kadar önemsediğini gösteren bir dönüşümün parçasıdır.