Haber Özeti: Borsa İstanbul'da BİST 100 endeksi günü %0,23 artışla 14259,90 puandan kapatırken, Aselsan ve Ereğli başta olmak üzere dev şirketlere toplamda milyarlarca liralık net para girişi gerçekleşti.
Hisselerdeki Aktif İşlem Farkı Yatırımcı İçin Ne İfade Ediyor?
Borsada 18 Şubat Çarşamba günü gerçekleşen işlemler, piyasadaki likidite akışının yönünü net bir şekilde ortaya koydu. Aktif alış ve satışlar arasındaki dengenin pozitif yönde seyretmesi, kurumsal ve büyük ölçekli yatırımcıların mevcut fiyat seviyelerinden alım yapmaya istekli olduğunu gösteriyor. Özellikle BİST 30 endeksinde kaydedilen +6,9 milyar TL'lik aktif fark, piyasanın amiral gemisi olarak nitelendirilen hisselerde güçlü bir destek oluştuğuna işaret ediyor.
Piyasa dinamikleri incelendiğinde, aktif işlem farkının pozitif olması sadece bir alım dalgası değil, aynı zamanda satıcıların karşılandığı ve fiyatın yukarı yönlü baskılandığı bir ortamı temsil eder. Aselsan (ASELS) cephesinde görülen 3,8 milyar TL'lik rekor fark, savunma sanayisine olan küresel ve yerel güvenin borsadaki somut karşılığı olarak değerlendiriliyor. Bu çapta bir giriş, hissenin derinliğini ve piyasa yapıcılar nezdindeki önemini bir kez daha teyit etmiş oldu.
Geçmiş Verilere Göre Piyasadaki Yükseliş Hangi Boyutta?
Borsa İstanbul'un 2026 yılındaki bu performansı, önceki yılların aynı dönemleriyle kıyaslandığında dikkat çekici bir ivme sergiliyor. Örneğin, 2025 yılı Şubat ayı sonunda BİST 100 endeksi 9.658 puan seviyelerindeyken, bugün 14.000 puan sınırının üzerine yerleşmiş durumda. Bir yıl içerisinde yaşanan bu %47'lik nominal artış, enflasyonist ortamda hisse senetlerinin birer koruma kalkanı olarak görüldüğünü kanıtlıyor. Ereğli Demir Çelik (EREGL) gibi döngüsel hisselere giren 1,3 milyar TL, sanayi üretimindeki toparlanma beklentisinin fiyatlara yansımasıdır.
Geçtiğimiz yıl aynı dönemde Tüpraş (TUPRS) gibi enerji devlerinde nakit pozisyonları 107 milyar TL seviyelerine ulaşmışken, bugün bu şirketlerin piyasa değerlerindeki artış ve aktif para girişleri, stratejik yatırımların meyvelerini topladığını gösteriyor. Aktif farkın BofA gibi yabancı aracı kurumların alımlarıyla desteklenmesi, yerli yatırımcının yanı sıra uluslararası fonların da Türkiye piyasasına olan ilgisinin sürdüğünü belgeliyor.
Büyük Hisselere Para Girişi Küçük Yatırımcıyı Nasıl Etkiler?
Borsanın lokomotif hisselerine giren taze para, piyasanın genelindeki volatiliteyi azaltan ve güven veren bir unsurdur. Aselsan, Ereğli ve Tüpraş gibi kağıtlara yönelik milyarlık girişler, endeksin geri çekilmelerde daha dirençli durmasını sağlar. Bu durum, portföyünde daha küçük ölçekli hisseler bulunduran yatırımcılar için de genel piyasa moralinin yüksek kalması anlamına gelir. Para akışının sanayi ve teknoloji odaklı şirketlerde yoğunlaşması, ekonominin üretim bacağındaki canlılığın bir göstergesidir.
Vatandaşlar açısından bu veriler, sermayenin hangi sektörlerde kümelendiğini anlamak için kritik bir rehberdir. Astor Enerji gibi yenilenebilir enerji odaklı şirketlere giren 1 milyar TL üzerindeki fark, geleceğin enerji trendlerine olan finansal inancı somutlaştırıyor. Finans otoritelerinin daha önceki açıklamalarında vurguladığı gibi, borsada sürdürülebilir yükseliş ancak bu tarz büyük ölçekli ve nakit akışı güçlü şirketlerin önderliğinde gerçekleşebilir.
Borsa İstanbul'da Sektörel Dağılımın Tarihsel Önemi
Türkiye sermaye piyasaları, tarihsel olarak bankacılık ve sanayi endekslerinin sürüklediği bir yapıya sahip olmuştur. Ancak 2020'li yıllardan itibaren savunma sanayisi ve enerji teknolojilerinin ağırlığı hissedilir derecede artmıştır. Aselsan'ın bugün listenin başında yer alması, şirketin on yıl önceki borsa ağırlığı ile kıyaslandığında stratejik bir dönüşümün sonucudur. Uzmanlar, borsadaki bu derinleşmenin yabancı yatırımcıyı çekmek için en önemli unsurlardan biri olduğunu sık sık hatırlatıyor.
Günün sonunda İş Bankası, Garanti ve Bim gibi farklı sektörlerden devlerin de para girişi listesinde yer alması, alımların genele yayıldığını ispatlıyor. Bu tablo, Borsa İstanbul'un sadece spekülatif hareketlerle değil, büyük sermayenin stratejik hamleleriyle şekillendiği bir dönemi işaret ediyor. Aktif işlem farkındaki 4,3 milyar TL'lik genel artı, piyasa likiditesinin sağlıklı bir seviyede korunduğunu gösteren en net veridir.