Haber Özeti: Borsa İstanbul, küresel piyasalardaki pozitif seyir ve teknoloji hisselerindeki yükselişe rağmen bankacılık sektöründeki kar satışlarıyla dengelenirken; Sabancı Holding'in Akçansa payları için aldığı 1,1 milyar dolarlık teklif ve Doğuş Otomotiv'in Suriye pazarına açılma hamlesi günün en kritik gelişmeleri olarak öne çıkıyor.
Borsa İstanbul'da Banka Satışları Ne Zaman Duracak?
Küresel piyasalarda S&P 500 endeksinin 7.000 puan sınırına dayanması ve teknoloji devlerinin öncülüğünde yeni rekorlar kırılması, yerel piyasada karışık bir yankı buluyor. Borsa İstanbul, dünya genelindeki bu iştahlı yükselişe rağmen Aselsan ve bankacılık hisselerinde yoğunlaşan satış baskısı nedeniyle 13.000 destek seviyesini koruma mücadelesi veriyor. Özellikle Ocak ayı enflasyon verilerine yönelik beklentiler, bankacılık endeksi üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluştururken yatırımcılar 13.150 direncinin aşılıp aşılmayacağını yakından takip ediyor.
Piyasadaki bu ayrışma, dolar endeksinin (DXY) 2022 yılından bu yana en düşük seviyelerine gerilemesiyle daha belirgin hale geliyor. Doların zayıflaması gelişmekte olan piyasalar için normal şartlarda bir fırsat penceresi açsa da, yerli yatırımcının banka ve havacılık hisselerinden ziyade Sabancı Holding ve Akçansa gibi haber akışı güçlü kağıtlara yöneldiği görülüyor. Uzmanlar, bankalardaki satışların durulması için makroekonomik verilerde bir netleşme olması gerektiğini vurguluyor.
Sabancı Holding ve Akçansa Satışı Ne Anlama Geliyor?
Günün en dikkat çekici finansal hareketi Sabancı Holding cephesinden geldi. Holding, iştiraki Akçansa'nın yüzde 39,72'lik payı için üçüncü bir taraftan tam 1,1 milyar dolarlık firma değeri üzerinden bağlayıcı teklif aldığını duyurdu. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde benzer sanayi grubu şirketlerinin piyasa değerlemeleriyle karşılaştırıldığında, bu teklifin oldukça güçlü bir çarpanla yapıldığı gözlemleniyor. Bu gelişme, sadece çimento sektörünü değil, holding hisselerinin net aktif değerine olan pozitif katkısı nedeniyle tüm holding endeksini hareketlendirme potansiyeline sahip.
Öte yandan Doğuş Otomotiv tarafında atılan stratejik adım, şirketin ihracat vizyonunda yeni bir dönemi işaret ediyor. Skoda markalı araçların Suriye pazarındaki distribütörlüğü için imzalanan niyet mektubu, bölgesel ticaretin yeniden canlanması adına kritik bir sembol niteliği taşıyor. Şirketin mevcut operasyonel gücünü komşu coğrafyalara taşıma isteği, otomotiv sektöründeki daralma endişelerini dengeleyebilecek bir büyüme hamlesi olarak okunuyor.
Enerji ve Teknoloji Şirketlerinde Yeni İmzalar Atıldı mı?
Yenilenebilir enerji ve teknoloji dağıtımı alanında faaliyet gösteren şirketler, 2026 yılına dev projelerle giriş yapıyor. Alfas Solar ve CW Enerji toplamda 24 milyon doları aşan güneş paneli ve santral kurulum sözleşmeleriyle sipariş defterlerini kabartırken, bu durum enerji dönüşümünün hız kesmediğini kanıtlıyor. Özellikle CW Enerji'nin 2027 yılına yayılan projesi, şirketlerin uzun vadeli nakit akışı yaratma kapasitesini güçlendiriyor.
Teknoloji dağıtımı tarafında ise Datagate (DGATE), dünya devi Apple ile iPad ürünlerinin dağıtımı için doğrudan distribütörlük anlaşması imzalayarak stratejik bir kazanım elde etti. Daha önce aracı kurumlar üzerinden yürütülen bu sürecin doğrudan markaya bağlanması, şirketin operasyonel karlılığını artırabilecek bir gelişme. Vatandaş açısından bu durum, teknolojik ürünlere erişim zincirinde daha kurumsal ve geniş yayılımlı bir ağın oluşması anlamına geliyor.
Piyasalarda Tarihsel Süreç ve Uzman Görüşleri
Türkiye sermaye piyasaları, son on yılda jeopolitik riskler ve makroekonomik değişimlerle birçok kez test edildi. 2024 ve 2025 yıllarındaki yüksek enflasyonist süreçten çıkış çabaları, borsa şirketlerini varlıklarını çeşitlendirmeye zorladı. İş Yatırım analistlerinin değerlendirmelerine göre, Dördüncü Çeyrek bilançolarında Astor, Coca Cola ve Tofaş gibi şirketlerin öne çıkması bekleniyor.
Geçmişte benzer şekilde büyük holdinglerin iştirak satışları, piyasada likidite artışını tetiklemiş ve endeks genelinde yukarı yönlü bir katalizör etkisi yaratmıştı. Sabancı Holding'in bu hamlesi, yabancı yatırımcının Türk sanayi varlıklarına olan ilgisinin devam ettiğini göstermesi bakımından da tarihsel bir önem taşıyor. Uzmanlar, endeksin kalıcı bir yükseliş trendi yakalaması için sanayi ve bankacılık sektörlerinin eş zamanlı hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyor.