Haber Özeti: BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, 2023 yılından bu yana memur ve emekli maaşları arasındaki dengenin bozulduğunu belirterek, en düşük emekli maaşının 40 bin TL seviyesine çıkarılması çağrısında bulundu. Destici ayrıca Türkiye'deki nüfus artış hızının düşmesini bir milli güvenlik meselesi olarak tanımladı.
En düşük emekli maaşı ne kadar olmalı?
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Adana'da katıldığı il kongresinde ekonomi ve sosyal politikalara dair önemli açıklamalarda bulundu. Emeklilerin son yıllarda ciddi bir mağduriyet yaşadığını ifade eden Destici, devletin tüm kesimlere karşı adaletli olması gerektiğini hatırlatarak en düşük emekli maaşının 40 bin TL seviyesine getirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu rakamın bir lütuf değil, bozulan gelir adaletinin yeniden tesisi için bir zorunluluk olduğunu dile getiren BBP lideri, ekonomi yönetiminin kaynakları bu yönde kullanması gerektiğini savundu.
Hükümetin maaş politikalarındaki farklılıkların sosyal barışı zedelediğine dikkat çeken Destici, kamu çalışanlarına yapılan artış oranlarının benzer şekilde emekli aylıklarına da yansıtılmadığına işaret etti. "Devlet babadır" vurgusu yapan siyasetçi, özellikle yüksek enflasyon ortamında alım gücü eriyen milyonlarca emekli için somut adımlar atılmasının vaktinin geldiğini belirtti.
Emekli ve memur maaşları arasındaki makas nasıl açıldı?
2023 yılı verileriyle günümüz rakamlarını kıyaslayan Mustafa Destici, çarpıcı bir tablo ortaya koydu. 2023 yılının başında en düşük emekli maaşının 7 bin 500 TL, en düşük memur maaşının ise 17 bin TL civarında olduğunu hatırlatan Destici, o dönemde emekli aylığının memur maaşının yaklaşık üçte ikisine denk geldiğini belirtti. Ancak 2026 yılı itibarıyla en düşük memur maaşının 60 bin TL'ye çıkmasına rağmen emekli maaşının 20 bin TL seviyelerinde kalması, bu oranın üçte bire düşmesine neden oldu.
Geçmiş yıllarda uygulanan seyyanen zamlar ve enflasyon farkı ödemelerinde memur kesiminin daha avantajlı konumda kaldığını savunan Destici, emeklilerin bu süreçte %100'lük bir kayıpla karşı karşıya olduğunu iddia etti. Bu veri odaklı kıyaslama, emekli kesiminin son üç yıl içerisinde reel gelir anlamında nasıl bir gerileme yaşadığını ve 40 bin TL talebinin hangi matematiksel temele dayandığını gösteriyor.
Nüfus artış hızındaki düşüş milli güvenliği nasıl etkiler?
Ekonomik taleplerin yanı sıra Türkiye'nin demografik yapısına da değinen Destici, doğum oranlarındaki sert düşüşün bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini savundu. Dünyada nüfusu en hızlı azalan 5 ülkeden biri konumuna gelindiğini belirten BBP lideri, 10 yıl önce nüfusu istikrarlı artan Türkiye'nin, bugün eski artış rakamlarına ancak 4 yılda ulaşabildiğini ifade etti. Bu durumun uzun vadede iş gücü piyasası ve savunma sanayii üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği uyarısında bulundu.
Vatandaşın hayatını doğrudan etkileyen bu demografik değişim, sadece ekonomik değil sosyal politikaların da yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Aile kurumuna yönelik küresel propagandalara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Destici, gençlerin evliliğe teşvik edilmesi ve aile yapısının korunması için devletin daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Emekli hakları ve sosyal adalet vurgusu
Türkiye'de emeklilik sistemi, 2008 yılındaki reformdan bu yana aylık bağlama oranları ve güncelleme katsayıları üzerinden sıkça tartışılan bir konu haline geldi. Uzmanlar, özellikle EYT sonrası genişleyen emekli kitlesinin hazine üzerindeki yükü ile alım gücü arasındaki hassas dengenin korunması gerektiğini sık sık hatırlatıyor. Destici’nin çıkışı, bu tartışmaları daha yüksek bir baremden tekrar alevlendirecek nitelikte görünüyor.
Geçmişte benzer durumlarda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri, bütçe disiplini ve sürdürülebilirlik vurgusu yapmış olsa da siyaset arenasından gelen bu tarz yüksek rakamlı talepler, yaklaşan dönemdeki refah payı tartışmalarının da temelini oluşturuyor. Destici, yargı süreçlerine ve belediye hizmetlerindeki aksamalara da değindiği konuşmasında, adaletin hem hukukta hem de cüzdanda tesis edilmesinin şart olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı.