Haber Özeti: Türkiye'nin dış ticaret haddi Aralık ayında 92,4 puana yükselerek ihracatın ithalata göre daha değerli hale geldiğini tescilledi. İhracat birim değer endeksi yüzde 13 artarken, ithalat birim değerindeki artışın yüzde 4,2'de kalması ticaret dengesine olumlu yansıdı.
DIŞ TİCARET HADDİNDEKİ ARTIŞ NE ANLAMA GELİYOR?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan veriler, Türkiye'nin dış ticarette sattığı malların, aldığı mallara oranla daha fazla değer kazandığını ortaya koyuyor. İhracat birim değer endeksinin yüzde 13 oranında artış göstermesi, birim başına elde edilen döviz gelirinin yükseldiğine işaret ediyor. Özellikle imalat sanayinde gözlenen yüzde 14,6'lık değer artışı, katma değerli üretim hedefleri açısından kritik bir gösterge olarak kabul ediliyor.
Dış ticaret haddinin 92,4 seviyesine ulaşması, 100 baz puanlık denge eşiğine yaklaşıldığını simgeliyor. İhracat miktar endeksinde yaşanan yüzde 0,4 oranındaki sınırlı düşüşe rağmen, değer bazındaki bu yükseliş toplam gelir kaybını engelledi. Yakıtlarda ihracat değerinin yüzde 8 azalması ise küresel enerji piyasalarındaki fiyat dalgalanmalarının doğrudan bir yansıması olarak görülüyor.
İTHALAT VE İHRACAT VERİLERİ GEÇEN YILA GÖRE NASIL DEĞİŞTİ?
Geçtiğimiz yılın aynı döneminde daha düşük seyreden dış ticaret haddi, bu yıl 7,2 puanlık belirgin bir iyileşme kaydetti. İthalat birim değer endeksi yüzde 4,2 artarken, ithalat miktar endeksinin yüzde 6,3 yükselmesi dikkat çekiyor. Gıda, içecek ve tütün grubundaki ithalat miktarının yüzde 35,1 gibi yüksek bir oranda artması, iç piyasadaki arz ve talep dengesinin ithalat yoluyla desteklendiğini kanıtlıyor.
Tarihsel sürece bakıldığında, Türkiye'nin dış ticaret haddi 2023 ve 2024 yıllarında enerji maliyetlerinin baskısı altında kalmıştı. Ancak 2025 yılı sonu itibarıyla hammadde fiyatlarındaki stabilizasyon ve imalat sanayi birim değerlerindeki ivmelenme, makasın ihracat lehine kapanmaya başladığını gösteriyor. İmalat sanayi miktar endeksindeki yüzde 11,3'lük ithalat artışı ise sanayi üretimindeki hammadde ihtiyacının sürdüğünü belgeliyor.
DIŞ TİCARET VERİLERİ VATANDAŞIN CEBİNİ NASIL ETKİLER?
Dış ticaret haddindeki bu iyileşme, teorik olarak ülkenin dış ticaret açığının finansmanında daha az zorlanması demektir. İhracatın daha pahalıya satılıp ithalatın nispeten daha uygun maliyetle yapılması, döviz ihtiyacı üzerindeki baskıyı hafifletir. Bu durum, uzun vadede makroekonomik istikrarı destekleyerek enflasyonla mücadele süreçlerine dolaylı katkı sağlar. Özellikle imalat sektöründeki değer artışı, Türk ürünlerinin küresel pazarda marka değerinin yükseldiğini göstermesi açısından sevindiricidir.
Ancak miktar bazında ihracatın yerinde sayması, üreticilerin kapasite artırımı ve yeni pazarlar konusunda daha agresif politikalar izlemesi gerektiğini hatırlatıyor. Uzmanlar, dış ticaret haddindeki bu toparlanmanın kalıcı olması için yüksek teknolojili ürün ihracatının payının artırılmasının şart olduğunu vurguluyor. Geçmiş dönemlerde ekonomi yetkilileri tarafından sıkça dile getirilen "ihracat odaklı büyüme" stratejisinin başarısı, bu endekslerin 100 seviyesinin üzerine yerleşmesine bağlı görünüyor.
DIŞ TİCARET ENDEKSLERİ NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİDİR?
Dış ticaret endeksleri, bir ülkenin uluslararası ticaret performansını ölçmek için kullanılan en temel araçlardan biridir. Dış ticaret haddi, en yalın haliyle ihraç edilen malların fiyatlarının, ithal edilen malların fiyatlarına oranıdır. Bu oran yükseldiğinde ülke, aynı miktar ihracatla daha fazla ithalat yapabilme gücü kazanır. Türkiye'nin ekonomi tarihinde 2010'lu yılların başında daha yüksek seyreden bu oranlar, küresel emtia krizleriyle gerilemişti.
Ekonomi çevrelerinde sıkça referans verilen bu veriler, Merkez Bankası kararlarından yatırımcı iştahına kadar pek çok alanı etkiler. Ticaret Bakanlığı yetkililerinin geçmiş açıklamalarında da vurguladığı üzere, dış ticaret haddindeki artış, Türkiye'nin "ucuz işgücü deposu" olmaktan çıkıp "nitelikli ürün sağlayıcısı" olma yolunda ilerlediğinin somut bir kanıtı olarak değerlendirilmektedir.