Haber Özeti: Osmaniye'de bir araya gelen emekliler, Ocak ayı enflasyon rakamları sonrası maaşlarının %40 oranında eridiğini savunarak sembolik bir tabut eşliğinde protesto yürüyüşü gerçekleştirdi. Emekliler, mevcut aylıkların temel ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu vurgulayarak milli gelirden pay talep etti.
Emekliler Neden Sokakta?
Osmaniye’de Dr. Sadık Ahmet Caddesi üzerinde bir araya gelen emekli vatandaşlar, ekonomik şartların dayanılmaz boyutlara ulaştığını simgelemek adına sırtlarında “Emekliyi ölmeden tabuta koydular” yazılı karton bir tabut taşıdı. DİSK DEV Emekli-Sen öncülüğünde düzenlenen yürüyüşte, sadece Ocak ayında açıklanan %4,84'lük enflasyonun, verilen %12,19'luk zammı daha ilk aydan işlevsiz hale getirdiği ifade edildi. Devlet Bahçeli Meydanı'na kadar sloganlarla yürüyen grup, barınma, beslenme ve ısınma gibi en temel insani ihtiyaçların dahi karşılanamaz noktaya geldiğini kamuoyuna duyurdu.
Sistematik bir yoksullaştırma politikasıyla karşı karşıya olduklarını dile getiren emekliler, bütçe kaynaklarının faiz lobilerine aktarıldığını iddia etti. Ocak ayında 454 milyar lira faiz ödemesi yapıldığına dikkat çeken protestocular, kendi maaş haklarının gasbedildiğini savundu. Meydanlarda yükselen ses, emekli aylıklarının en az iki katına çıkarılması gerektiği yönündeki talebi yineledi.
Emekli Maaşları Alım Gücünü Nasıl Kaybetti?
Geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla temel gıda ve enerji kalemlerindeki artış, emekli maaşlarındaki reel kaybı derinleştirdi. TÜİK verilerine göre Kasım ve Aralık aylarında %1'in altında seyreden enflasyonun Ocak ayında keskin bir sıçrama yapması, sabit gelirlinin bütçesini sarsmış durumda. Verilen zamların bir ay içerisinde %40 oranında eridiğini hesaplayan uzmanlar, alım gücünün 2026 yılının ilk çeyreğinde tarihi düşük seviyelere gerilediğine işaret ediyor.
Özellikle doğal gaz ve odun/kömür gibi ısınma giderlerindeki artış, emeklileri sağlık harcamaları ile mutfak masrafı arasında bir tercih yapmaya zorluyor. Metin Önal tarafından yapılan açıklamada, emeklilerin sadaka değil, bedelini yıllarca çalışarak ödedikleri haklarını istedikleri vurgulandı. Geçmiş yıllarda asgari ücretle daha yakın bir seyir izleyen en düşük emekli aylığı, günümüzde açlık sınırının oldukça altında kalarak toplumsal bir sorun haline gelmiş durumda.
Vatandaşın Geçim Mücadelesi Nasıl Sonuçlanacak?
Emeklilerin bu eylemi, sadece bir maaş artışı talebi değil, aynı zamanda sosyal devlet ilkelerinin gereği olan refah payı talebidir. Isınma faturalarını ödediklerinde beslenme ihtiyacından ödün vermek zorunda kalan binlerce emekli için hayat pahalılığı artık bir yaşam mücadelesine dönüşmüş vaziyette. Osmaniye sokaklarındaki bu eylem, Türkiye genelindeki emekli profilinin ekonomik daralmadan ne denli doğrudan etkilendiğini somut bir şekilde gözler önüne seriyor.
Eylemciler, toplu sözleşme masasında doğrudan yer alana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Gençler, kadınlar ve işçilerle omuz omuza hareket edeceklerini beyan eden topluluk, sosyal adaletin tesis edilmesi gerektiğini savunuyor. Bu durum, önümüzdeki süreçte emekli sendikalarının daha organize ve kitlesel eylemlerle taleplerini dile getireceğinin sinyalini veriyor.
Emekli Haklarının Tarihsel Süreci
Türkiye'de emekli hakları, 2000'li yılların başından bu yana çeşitli reformlarla dönüşüme uğradı. Ancak 2008 yılındaki sosyal güvenlik reformu ile değişen Aylık Bağlanma Oranları (ABO), yeni nesil emeklilerin maaşlarının zamanla erimesindeki en büyük yapısal neden olarak kabul ediliyor. Sosyal güvenlik uzmanları, o dönem yapılan düzenlemelerin uzun vadede emekli refahını düşüreceği konusunda uyarılarda bulunmuştu; bugün Osmaniye'de taşınan o sembolik tabut, bu tarihsel sürecin ekonomik bir yansıması olarak görülüyor.