Haber Özeti: Ford Otomotiv (FROTO), 2025 yılı 4. çeyrek bilançosunda beklentileri aşan kâr açıklamasıyla birlikte dev aracı kurumlardan peş peşe hedef fiyat güncellemeleri aldı. Ak Yatırım 170,00 TL, Vakıf Yatırım 162,00 TL ve İnfo Yatırım 146,50 TL seviyelerini işaret ederek hisse için 'al' tavsiyelerini sürdürdü.
ARACI KURUMLARIN FORD OTOSAN HİSSE BEKLENTİLERİ NELER?
Otomotiv sektörünün lider oyuncusu Ford Otosan, 2025 yılının son çeyreğinde 10,6 milyar TL net kâr açıklayarak piyasa beklentisi olan 8,9 milyar TL'yi geride bıraktı. Bu performansın ardından 11 Şubat 2026 tarihinde üç büyük kurum raporlarını yeniledi. Ak Yatırım, daha önce 153,50 TL olan hedef fiyatını 170,00 TL’ye taşıyarak %41,66 prim potansiyeline dikkat çekti. Vakıf Yatırım ise fiyat hedefini 150,00 TL'den 162,00 TL'ye revize ederek yatırımcılara 'al' çağrısı yaptı.
Hissede görülen bu yukarı yönlü ivme, İnfo Yatırım’ın 137,00 TL olan öngörüsünü 146,50 TL’ye yükseltmesiyle desteklendi. Şirketin 120,00 TL seviyesindeki son piyasa fiyatı göz önüne alındığında, aracı kurumların ortalama beklentisi yatırımcıya ciddi bir getiri alanı sunuyor. Şirketin güçlü nakit yaratma kapasitesi ve borçluluk oranındaki iyileşme, analistlerin iyimserliğini tetikleyen ana faktörler arasında yer alıyor.
FROTO HİSSESİ GEÇMİŞ YILLARA GÖRE NASIL PERFORMANS SERGİLİYOR?
Geçmiş verilerle kıyaslandığında Ford Otosan, 2025 yılını 831 milyar TL hasılatla tamamlayarak satışlarını bir önceki yıla göre %7 oranında artırmayı başardı. 2024 yılında 38,8 milyar TL net kâr elde eden şirket, 2025 toplamında vergi kalemlerindeki değişimler nedeniyle 34,0 milyar TL kâr açıklasa da operasyonel kârlılığını korudu. Özellikle ihracat kanalındaki 602,8 bin adetlik satış hacmi, şirketin küresel pazardaki gücünü teyit ediyor.
Şirketin 2026 yılı için belirlediği 580 bin ile 630 bin adetlik ihracat hedefi, Avrupa pazarındaki talebin canlı kalacağına dair güçlü bir sinyal olarak kabul ediliyor. 2025 yılında yatırım harcamalarını takvim kaymaları nedeniyle 600-700 milyon euro bandına çeken dev üretici, 2026 yılı için 300-400 milyon euro arası yeni yatırım planladığını duyurdu. Bu stratejik planlama, hisse fiyatındaki beklentilerin temel dayanağını oluşturuyor.
FORD OTOSAN TEMETTÜ VE YATIRIM PLANI VATANDAŞI NASIL ETKİLER?
Borsa İstanbul'un en istikrarlı temettü şirketlerinden biri olan FROTO, 2026 yılı Nisan ayı için hisse başına 1,71 TL brüt temettü ödemesi öngörerek uzun vadeli yatırımcıların ilgisini diri tutuyor. Vatandaşlar ve küçük yatırımcılar için bu rakamlar, enflasyonist ortamda portföy koruması anlamına geliyor. Şirketin Romanya ve Kocaeli fabrikalarındaki elektrikli araç dönüşümü, sadece bir sanayi hamlesi değil, aynı zamanda Türkiye'nin yeşil dönüşüm ihracatındaki payını artıracak bir gelişmedir.
Avrupa'da uygulanacak olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) 2026 yılında devreye girerken, Ford Otosan'ın hibrit ve elektrikli araç gamını genişletmesi ihracat avantajını korumasını sağlayacak. Bu durum, şirketin piyasa değerine doğrudan yansırken, çalışan istihdamı ve yan sanayi kârlılığı üzerinden ülke ekonomisine çarpan etkisi yaratıyor. Uzmanlar, döviz bazlı gelir yapısı sayesinde şirketin kur risklerine karşı doğal bir koruma kalkanına sahip olduğunu sık sık hatırlatıyor.
OTOMOTİV DEVİNİN TARİHSEL SÜRECİ VE GELECEK VİZYONU
Koç Holding ve Ford Motor Company ortaklığıyla 1959 yılında temelleri atılan Ford Otosan, bugün Avrupa'nın en büyük ticari araç üretim üssü konumunda. Şirketin genel müdürü Güven Özyurt, daha önce yaptığı açıklamalarda 2026 yılını "stratejik bir eşik" olarak tanımlamış ve "Elektriğin Ford Çağı" vizyonuyla Courier, Custom ve Transit modellerinin tam elektrikli versiyonlarının pazarı domine edeceğini vurgulamıştı.
Geçmişte Anadol ile başlayan üretim yolculuğu, bugün Romanya fabrikasının satın alınmasıyla uluslararası bir boyuta evrildi. 2026 hedefleri doğrultusunda 740 bin adede kadar üretim kapasitesi zorlanırken, aracı kurumların sunduğu 170 TL bandındaki hedef fiyatlar, bu devasa üretim gücünün finansal piyasalardaki yansıması olarak görülüyor. Şirket, tarihsel süreç boyunca her kriz döneminden üretim kapasitesini artırarak çıkmayı başarmış bir yapı sergiliyor.