Haber Özeti: CHP Ekonomi Eşgüdüm Konseyi ilk toplantısında, Gümrük Birliği'nin sadece ticari bir kapsam genişlemesi değil, bütüncül bir diplomasi ve düzenleyici çerçeveyle yeniden müzakere edilmesi gerektiği açıklandı.
Gümrük Birliği Güncellemesi Neden Bu Kadar Kritik?
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ticari ilişkilerin temel taşı olan Gümrük Birliği anlaşması, 1995 yılındaki şartlarla bugünün dijital ve yeşil dönüşüm ekonomisini taşımakta zorlanıyor. CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, bu güncellemenin sadece ürün bazlı bir kapsam genişletilmesi olarak görülemeyeceğini belirterek, sürecin siyasi ve sosyal boyutlarıyla birlikte ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Bu yaklaşım, Türkiye'nin son yıllarda AB ile yaşadığı vize serbestisi ve hizmet ticareti gibi tıkanmış damarların açılması için stratejik bir önem taşıyor.
Uluslararası ticaret uzmanları, mevcut yapının Türkiye'nin karar alma mekanizmalarında yer almadığı ama kararlara uymak zorunda kaldığı bir asimetri yarattığını yıllardır savunuyor. Böke'nin vurguladığı yeni diplomasi anlayışı, Türkiye'nin masada sadece bir uygulayıcı değil, kural koyucu bir ortak olarak yer almasını hedefliyor. Özellikle Karbon Sınır Düzenlemesi gibi Avrupa'nın yeni ticaret kuralları kapıdayken, bu revizyonun yapılmaması Türk ihracatçısı için yıllık milyarlarca dolarlık ek maliyet anlamına gelebilir.
Ekonomi Eşgüdüm Konseyi'nin İlk Gündemi Ne Oldu?
CHP bünyesinde yeni oluşturulan Ekonomi Eşgüdüm Konseyi (EEK), ilk toplantısında doğrudan saha odaklı bir çalışma programı belirledi. 2026 yılının ekonomik verileri ışığında, halkın ödediği vergilerin verimli kullanımı ve yoksullaşma ile mücadele ana gündem maddesi olarak belirlendi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla reel alım gücünde yaşanan gerileme, konseyin 81 ilde eş zamanlı yürüteceği saha çalışmalarının temel motivasyon kaynağını oluşturuyor.
Toplantı sonrası yapılan açıklamalarda, iktidarın mevcut ekonomi tercihlerinin bir programdan ziyade bir "yıkım" olduğu ifade edildi. Selin Sayek Böke, masa başında yazılan programlar yerine, halkın içinde bizzat sorun yaşayanlarla birlikte kurgulanan bir ekonomi modeline geçileceğini belirtti. Bu durum, muhalefetin ekonomi yönetiminde sadece eleştiri değil, somut politika önerileri ile alternatif bir yönetim şeması sunduğunu gösteriyor.
Gümrük Birliği Revizyonu Vatandaşı Nasıl Etkiler?
Vatandaş nezdinde Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, sadece sanayicinin sorunu gibi görünse de aslında doğrudan mutfak enflasyonu ve teknolojiye erişim maliyetiyle ilgilidir. Anlaşmanın tarım ürünlerini ve hizmet sektörünü de kapsayacak şekilde genişletilmesi, Avrupa standartlarında ürünlerin daha uygun maliyetle iç pazara girmesi ve Türk tarım ürünlerinin AB pazarına kotasız ulaşması demektir. Bu da uzun vadede gıda fiyatlarında istikrar ve yüksek teknolojik cihazlara daha kolay erişim anlamına geliyor.
Ayrıca, hizmetler sektörünün (yazılım, lojistik, turizm) anlaşmaya dahil edilmesi, Türkiye'deki genç iş gücü için Avrupa kapılarının profesyonel anlamda açılmasına zemin hazırlayabilir. Böke'nin işaret ettiği "gerçekçi düzenleyici çerçeve", Türkiye'nin sanayi altyapısını modernize ederek istihdamın kalitesini artırmayı hedefliyor. 2024 ve 2025 yıllarında yaşanan dış ticaret açıklarındaki kronikleşme, bu tarz yapısal reformların artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu kanıtlıyor.
Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkilerinin Tarihsel Süreci
Türkiye, 1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe giren Gümrük Birliği ile bir sanayi ürünleri gümrük bölgesi haline gelmişti. Ancak aradan geçen 30 yılda dünya ekonomisi e-ticaret, yapay zeka ve sürdürülebilir enerji üzerine yeniden inşa edildi. Eski Merkez Bankası ve Hazine yetkililerinin geçmişteki ortak görüşü de, Türkiye'nin AB ile olan bu entegrasyonu derinleştirmeden orta gelir tuzağından kurtulmasının zor olduğu yönündeydi. CHP'nin bu çıkışı, ekonomi diplomasisini devletin en öncelikli gündemi haline getirme vaadini taşıyor.