Haber Özeti: Borsa İstanbul'un 13.875,32 puanla rekor seviyeye ulaştığı 3 Şubat 2026 tarihinde, aralarında Enerya Enerji ve Escar Filo gibi devlerin bulunduğu 5 şirket toplamda yüz binlerce lot hisse geri alımı gerçekleştirdi. Bu hamle, piyasadaki volatiliteyi dengelemek ve şirketlerin kendi öz sermayelerine olan güvenini kamuoyuna ilan etmek adına kritik bir finansal araç olarak öne çıkıyor.
Hangi Şirketler Borsada Kendi Hisselerini Satın Aldı?
Borsa İstanbul'un pozitif bir seyir izlediği Salı günü, şirketlerin geri alım programları tüm hızıyla devam etti. Gün içinde en yüksek hacimli alımlardan birini 200.000 lot ile Boğaziçi Beton (BOBET) gerçekleştirirken, enerji sektörünün önemli oyuncusu Enerya Enerji (ENERY) ve filo kiralama liderlerinden Escar Filo (ESCAR) da yine 200.000'er lotluk alımlarla piyasaya destek verdi. Sağlık sektöründe Lokman Hekim (LKMNH) 20.000 lot, gıda sektöründe ise Ofis Yem (OFSYM) 21.831 lot hisseyi geri topladı.
Aşağıdaki tabloda 3 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen geri alım miktarları detaylandırılmıştır:
| Şirket Ünvanı (Kod) | Geri Alınan Pay Adedi (Lot) |
|---|---|
| Ofis Yem Gıda (OFSYM) | 21.831 |
| Boğaziçi Beton (BOBET) | 200.000 |
| Enerya Enerji (ENERY) | 200.000 |
| Lokman Hekim (LKMNH) | 20.000 |
| Escar Filo (ESCAR) | 200.000 |
Hisse Geri Alımı Yatırımcı İçin Ne Anlama Geliyor?
Geri alım hamleleri, dolaşımdaki hisse sayısını azaltarak doğrudan Hisse Başına Kar (EPS) oranını yukarı çeken bir mekanizmadır. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde BIST 100 endeksi 10.000 puan sınırını aşmaya çalışırken bugün 13.800 seviyelerinin üzerinde rekor tazelemesi, şirketlerin kendi paylarını hala "ucuz" veya "desteklenmesi gereken" seviyede gördüğüne işaret ediyor. 2025 yılı verileriyle kıyaslandığında, geri alım yapan şirket sayısının istikrarlı bir şekilde artması, kurumsal şirketlerin nakit rezervlerini borsa üzerinden değerlendirme eğilimini güçlendirdiğini gösteriyor.
Uzmanlar, bu tür alımların piyasada bir "taban fiyat" algısı oluşturduğunu belirtiyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleriyle çerçevesi çizilen bu programlar, özellikle küresel satış baskısının arttığı veya jeopolitik risklerin gündeme geldiği dönemlerde yatırımcı için emniyet kemeri görevi görüyor. 3 Şubat'ta endeksin %1,87 yükselmesiyle birleşen bu alımlar, piyasada sağlıklı bir yükseliş trendinin korunduğu mesajını pekiştirdi.
Vatandaşın Portföyü Bu Gelişmelerden Nasıl Etkilenir?
Hisse geri alımları bireysel yatırımcılar için bir güven tazeleme anlamı taşıyor. Şirketin kendi payını piyasadan toplaması, aslında yönetimin şirketin gelecekteki performansına duyduğu inancı temsil ediyor. Örneğin, geçtiğimiz haftalarda da benzer alımlar yapan Escar Filo ve Ofis Yem gibi şirketlerin bu stratejik sürekliliği, hisse fiyatlarındaki oynaklığın azalmasına yardımcı olurken, uzun vadeli yatırımcının sermaye kaybı riskini minimize ediyor.
Geçmişte benzer şekilde yoğun geri alım programı uygulayan şirketlerin, piyasanın toparlanma evresinde daha hızlı ivme kazandığı gözlemlenmiştir. 2026 yılı başından bu yana Borsa İstanbul'da görülen %16'lık pozitif ivme, bu tür kurumsal alımlarla desteklendiğinde küçük yatırımcının panik satışlarından kaçınması daha kolay hale geliyor. Yatırımcılar için şirketlerin kasasındaki nakdi bu şekilde kullanması, dağıtılacak temettü miktarının da ilerleyen dönemde daha az paya bölüneceği için artması ihtimalini doğuruyor.
Hisse Geri Alımlarının Tarihsel Süreci ve Önemi
Türkiye'de hisse geri alımları, özellikle 2023 yılındaki büyük deprem felaketi sonrası SPK'nın getirdiği düzenlemelerle ivme kazanmıştı. O dönemden bu yana bir finansal gelenek haline gelen bu uygulama, şirketlerin kendi değerini koruma refleksini kurumsallaştırdı. Ekonomistlerin "sinyal teorisi" olarak adlandırdığı bu durum, yöneticilerin dışarıdaki yatırımcılara "şirketimiz göründüğünden daha değerli" deme biçimidir.
Borsa İstanbul tarihinde geri alımların yoğunlaştığı dönemler genellikle büyük ekonomik dönüşümlerle eşleşmiştir. 2026'da 13.900 puanlık direncin zorlandığı şu günlerde yapılan alımlar, piyasanın zirve seviyelerinde bile kurumsal bir alıcı desteği bulabildiğini kanıtlıyor. Bu tablo, Borsa İstanbul'un sadece spekülatif hareketlerle değil, şirketlerin öz kaynak desteğiyle de büyüdüğünü göstermesi açısından kritik önemdedir.