Haber Özeti: HSBC müşterileri 11 Şubat Çarşamba günü BİST100 endeksinin hafif düşüşle 13.787 puandan kapandığı seansta 462 milyon TL net satış gerçekleştirirken, ASELS ve TCELL hisselerinde yoğun alım yapmayı tercih etti. Piyasada genel bir bekle-gör hakimiyeti sürerken, yabancı aracı kurumların savunma ve perakende odaklı portföy güncellemeleri dikkat çekiyor.
HSBC Hangi Hisseleri Alıyor?
Borsa İstanbul'da 11 Şubat itibarıyla BİST100 endeksi 13.787,82 puan seviyesinde sınırlı bir değer kaybıyla günü tamamlarken, yabancı yatırımcıların tercihleri netleşmeye başladı. HSBC üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde savunma sanayinin amiral gemisi ASELS (Aselsan) 232,6 milyon TL'lik net alışla zirveye yerleşti. Bu alımı, 94,5 milyon TL ile teknoloji ve iletişim devi TCELL (Turkcell) ve 43,4 milyon TL ile perakende sektörünün öncüsü BIMAS (BİM) takip etti.
Savunma sanayiindeki bu iştah, Aselsan'ın 2026 yılı için hedeflediği 1 milyar dolarlık ihracat baremini aşma stratejisiyle örtüşüyor. Kurumun geçmişte teknoloji odaklı şirketlere olan ilgisi, 2026 yılı genel strateji raporlarında Türk lirası bazlı varlıklarda "yapıcı" tutum sergileyeceklerini belirtmeleriyle de paralel bir seyir izliyor. Yatırımcıların güvenli liman arayışında, ihracat kapasitesi yüksek ve nakit akışı güçlü şirketleri portföylerinin merkezine koyduğu görülüyor.
Borsada Bugün En Çok Satanlar Kimler?
HSBC kanadında satış tarafı incelendiğinde ise özellikle holding ve otomotiv hisselerinde bir geri çekilme gözleniyor. SAHOL (Sabancı Holding) 110,2 milyon TL net satışla ilk sırada yer alırken, onu 91,2 milyon TL ile TOASO (Tofaş) ve bankacılık sektörünün güçlü oyuncuları AKBNK (Akbank) ile GARAN (Garanti BBVA) izledi. Bankacılık endeksindeki bu satış baskısı, genel endeksin 13.800 puan seviyesinin hemen altında kalmasında etkili bir faktör oldu.
Geçtiğimiz yılın aynı döneminde BİST100 endeksinin 9.950-10.000 puan bandında hareket ettiği hatırlandığında, endeksin 2026 yılı itibarıyla 13.700 puan seviyelerine ulaşması yaklaşık %38'lik bir nominal büyüme sergilediğini gösteriyor. Ancak enflasyonist ortam ve döviz kuru beklentileri göz önüne alındığında, yatırımcıların bankacılık gibi faiz hassasiyeti yüksek sektörlerden, savunma ve teknoloji gibi daha dirençli sektörlere kayması rasyonel bir portföy rotasyonu olarak değerlendiriliyor.
Yatırımcı Bu Gelişmelerden Nasıl Etkilenir?
Kurumsal aracı kurumların işlemleri, genellikle piyasanın orta ve uzun vadeli yönünü tayin eden öncü göstergeler olarak kabul edilir. HSBC gibi küresel oyuncuların Aselsan ve BİM gibi hisselerde alıcı pozisyonunda kalması, bu şirketlerin 2026 yılı mali tablolarına dair iyimser beklentilerin korunduğunu kanıtlıyor. Vatandaşlar ve bireysel yatırımcılar için bu tablo, endeks bazında büyük bir yükseliş trendi oluşana kadar seçici hisse bazlı hareketlerin önemini artırıyor.
Otomotiv tarafındaki FROTO ve TOASO gibi devlerdeki satışlar ise yüksek faiz ortamının iç piyasadaki talep üzerindeki baskısını hissettiriyor olabilir. Uzmanlar, 2026 yılı sonu için dolar/TL tahminlerinin 48 seviyelerinde yoğunlaştığı bir ortamda, döviz kazandırıcı faaliyetleri olan şirketlerin önümüzdeki dönemde de ilgi odağı olmaya devam edeceğini öngörüyor. Bu durum, tasarruflarını borsada değerlendiren küçük yatırımcının, kurumsal fonların izlediği sektörel geçişleri takip etmesinin kritik olduğunu gösteriyor.
HSBC'nin Türkiye Analizindeki Geçmişi
HSBC analistleri, son yayınladıkları raporlarda Türkiye'nin ekonomik dezenflasyon sürecine dair temkinli ancak iyimser bir duruş sergiliyor. Özellikle perakende sektöründeki asgari ücret düzenlemeleri sonrası tüketim beklentilerini güncelleyen banka, BIMAS gibi hisseler için hedef fiyatlarını revize etmişti. Aselsan genel müdürlüğünün 2026 hedeflerinde belirttiği üzere, şirketin tarihindeki en yüksek ihracat sözleşmelerine imza atması, yabancı kurumların bu hisseye yönelik iştahını tetikleyen en temel unsur olarak tarihsel kayıtlara geçiyor.