Haber Özeti: İş Yatırım müşterileri 11 Şubat tarihinde 1,209 milyar TL net satış gerçekleştirirken, CW Enerji (CWENE) ve Türk Hava Yolları (THYAO) en çok tercih edilen hisseler oldu. Ford Otomotiv (FROTO) ve İş Bankası (ISCTR) ise kurum üzerinden en fazla çıkış yapılan kağıtlar olarak dikkat çekti.
İş Yatırım Üzerinden En Çok Hangi Hisseler Alındı?
Borsa İstanbul'da 11 Şubat Çarşamba günü işlem hacmi rotasını enerji ve savunma sanayiine kırdı. İş Yatırım üzerinden gerçekleşen işlemlerde CW Enerji (CWENE), 427,7 milyon TL'lik net alışla zirveye yerleşti. Bu durum, yatırımcıların özellikle yenilenebilir enerji altyapı sağlayıcılarına olan ilgisinin devam ettiğini gösteriyor. Global piyasalarda enerji maliyetlerinin ve stratejik yatırımların ön plana çıktığı bir dönemde, yerli yatırımcının rotası da teknoloji ve enerji odaklı kalmaya devam ediyor.
Havacılık sektörünün bayrak taşıyıcısı Türk Hava Yolları (THYAO) ise 191,3 milyon TL'lik alışla ikinci sırada yer aldı. Onu 126,7 milyon TL ile savunma sanayiinin devi Aselsan (ASELS) takip etti. Uzmanlar, endeksin 13800 puan sınırında zorlandığı bu günlerde, kurumsal ve bireysel yatırımcıların nakit akışını daha defansif ve büyüme potansiyeli yüksek olan sanayi devlerine kaydırdığını belirtiyor. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde endeks 10000 puan barajını yeni aşmaya çalışırken, bugün 13787 puan seviyelerinin 'yatay seyir' olarak adlandırılması piyasanın ulaştığı derinliği gözler önüne seriyor.
Borsada Satış Baskısı Hangi Hisselerde Yoğunlaştı?
Günün en dikkat çekici verisi, İş Yatırım kanalından gelen 1,209 milyar TL tutarındaki net satış hacmi oldu. Kurum müşterileri portföylerini yeniden dengelerken, en büyük çıkış 400,8 milyon TL ile Ford Otomotiv (FROTO) hisselerinde yaşandı. Otomotiv sektöründeki bu kar realizasyonu, faiz oranlarının seyri ve iç talep beklentileriyle paralellik gösteriyor. Benzer şekilde Türkiye İş Bankası (ISCTR) paylarında da 311,4 milyon TL'lik bir net satış rakamı tablolara yansıdı.
Piyasadaki bu hareketlilik, yatırımcıların 'bekle-gör' stratejisinden ziyade seçici bir hisse değişimi içinde olduğunu kanıtlıyor. 1000 Yatırımlar Holding (BINHO) ve Şişecam (SISE) gibi lokomotif kağıtlardaki satışlar, Şubat ayının tarihsel olarak dalgalı seyreden yapısıyla örtüşüyor. 2026 yılı projeksiyonlarında aracı kurumların model portföylerinde revizyonlara gitmesi, bu tip keskin giriş-çıkışların ana nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Özellikle bankacılık ve otomotiv gibi faiz hassasiyeti yüksek sektörlerden, enerji ve teknoloji gibi büyüme odaklı alanlara kayış hissediliyor.
Yatırımcı Hareketleri Ne Anlama Geliyor?
Piyasadaki bu tablo, büyük oyuncuların nakit pozisyonlarını korurken stratejik sektörlerde 'dip avcılığı' yaptığını gösteriyor. BIST 100 endeksinin günü %0,07 gibi sembolik bir kayıpla kapatması, aslında derindeki büyük dalgalanmayı gizliyor. Yatırımcı için bu durum, piyasanın genel yükselişinden ziyade doğru hisse seçiminin (stock picking) kazandırdığı bir döneme girildiğinin en net kanıtı. Sasa Polyester (SASA) ve Peker GYO (PEKGY) gibi kağıtlardaki alışlar da spekülatif değil, kurumsal bazlı hacim artışlarına işaret ediyor.
Borsa İstanbul'un tarihsel gelişimine bakıldığında, Şubat ayları genellikle bilanço beklentilerinin fiyatlandığı ancak küresel risklerin de portföylere dahil edildiği bir geçiş dönemi olmuştur. Uzmanlar, 13400-14200 bandının kısa vadeli kritik eşik olduğunu hatırlatırken, İş Yatırım gibi piyasa yapıcı kurumlardaki bu devasa para trafiğinin trend yönünü tayin edeceğine vurgu yapıyor. Vatandaş açısından bu rakamlar, bireysel yatırımın artık daha profesyonel bir analiz gerektirdiğini ve sektörler arasındaki makasın açıldığını somutlaştırıyor.
Borsa İstanbul'da Kurumsal İşlemlerin Tarihsel Önemi
Türkiye'de sermaye piyasalarının derinleşmesiyle birlikte aracı kurum dağılımları, küçük yatırımcı için en önemli yol göstericilerden biri haline geldi. Geçmişte işlem hacimleri çok daha düşük seviyelerdeyken, bugün tek bir kurum üzerinden milyarlarca liralık net değişimler izlenebiliyor. Matriks verilerine göre şekillenen bu tablo, piyasanın 2026 yılı hedefleri olan 15000 puan seviyelerine giden yolda birer durak noktası niteliğinde. Finans otoriteleri, özellikle enerji altyapı projeleri ve havacılıktaki toparlanma sinyallerinin, endeksin genelinden pozitif ayrışmaya devam edeceğini öngörüyor.