Haber Özeti: Hatay'ın İskenderun ilçesinde üç ay boyunca zincir marketlerden 1 milyon 200 bin TL değerinde kozmetik ürün çalan bir aile, emniyet güçlerinin operasyonuyla yakalandı; olayla ilgili anne ve baba tutuklanırken kızları adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İskenderun'da Market Hırsızlığı Nasıl Gerçekleşti?
Hatay'ın İskenderun ilçesinde faaliyet gösteren bir kozmetik zincir marketinin üç farklı şubesinde yaşanan sistematik ürün eksilmesi, emniyet birimlerini harekete geçirdi. Yaklaşık üç aylık bir süreçte raflardan eksilen ürünlerin toplam piyasa değerinin 1 milyon 200 bin TL bandına ulaşması, olayın bireysel bir hırsızlıktan ziyade organize bir yapı tarafından gerçekleştirildiğini ortaya koydu. Güvenlik kameralarına saniye saniye yansıyan görüntülerde şüphelilerin profesyonel bir soğukkanlılıkla hareket ettikleri gözlemlendi.
İskenderun İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin titiz takibi sonucunda, hırsızlık olaylarının odağındaki isimlerin aynı aileden A.K., eşi E.K. ve kızları E.S.D. olduğu tespit edildi. 12 Şubat tarihinde şüphelilerin ikamet adreslerine düzenlenen eş zamanlı operasyonda, piyasaya sürülmeye hazır halde bekletilen çok sayıda şampuan, el kremi, deodorant ve makyaj malzemesi ele geçirildi. Ele geçirilen bu stok, zincir marketlerin lojistik maliyetleri ve artan enflasyonist baskılar altında perakende sektörünün uğradığı güvenlik zafiyetinin boyutlarını bir kez daha kanıtladı.
Kozmetik Hırsızlığı Ekonomiyi ve İşletmeleri Nasıl Etkiliyor?
Perakende sektöründe hırsızlık kaynaklı envanter kayıpları, son yıllarda işletme maliyetlerini doğrudan yukarı çeken bir faktör haline geldi. Geçtiğimiz yıl benzer ölçekli operasyonlarda ele geçirilen ürün miktarlarıyla kıyaslandığında, 1.2 milyon TL gibi bir rakamın tek bir yerel bölgede gerçekleşmesi, suçun ekonomik hacminin ne kadar büyüdüğünü gösteriyor. Bu durum sadece şirket kârlılığını azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda güvenlik maliyetlerinin artması nedeniyle nihai tüketiciye yansıyan raf fiyatlarının da dolaylı olarak yükselmesine neden oluyor.
Zincir marketlerin karşılaştığı bu 'fire' oranları, özellikle kozmetik gibi birim fiyatı yüksek ve taşınması kolay ürün gruplarında yoğunlaşıyor. 2025 yılı verilerine göre perakende sektöründeki kayıp oranlarının bir önceki yıla oranla %15 artış gösterdiği bilinirken, İskenderun'daki bu son vaka, organize hırsızlığın ulaştığı tehlikeli boyutu simgeliyor. Güvenlik uzmanları, bu tür ürünlerin genellikle kayıt dışı mecralarda veya semt pazarlarında yarı fiyatına nakde çevrildiğine dikkat çekiyor.
Adli Süreçte Şüpheliler Hakkında Hangi Kararlar Verildi?
Emniyetteki sorgu işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerin mahkemedeki ifadeleri ve kamera kayıtları suçun niteliğini netleştirdi. Nöbetçi mahkeme tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, aile reisi A.K. ve eşi E.K. hırsızlık suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ailenin genç kızı E.S.D. ise suçtaki rolü ve hukuki durumuna binaen adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ele geçirilen binlerce parça ürünün sayım işlemleri bittikten sonra ilgili market şubelerine teslim edileceği bildirildi.
Hukukçular ve güvenlik birimleri, bu tür vakaların önlenmesi için işletmelerin yapay zeka destekli akıllı kamera sistemlerine ve ürün bazlı güvenlik etiketlerine daha fazla yatırım yapması gerektiğini vurguluyor. Geçmişte İçişleri Bakanlığı yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda, market hırsızlıklarının basit bir asayiş olayı olmaktan çıkıp profesyonel bir suç sektörü haline geldiğine ve bu konuda denetimlerin sıklaştırılacağına sık sık değinilmişti.
Türkiye'de Perakende Hırsızlığının Tarihsel Gelişimi
Türkiye'de perakende sektöründeki hırsızlık vakaları, 2000'li yılların başındaki basit 'market faresi' profillerinden, günümüzün organize suç gruplarına evrilmiş durumdadır. Özellikle kozmetik sektörü, raf ömrü uzun ve likiditesi yüksek ürünler barındırdığı için her dönem en çok hedef alınan alanların başında geliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün geçmiş raporlarında, hırsızlık şebekelerinin belirli periyotlarla şehir değiştirerek benzer yöntemlerle zincir marketleri hedef aldığına dair uyarılar yer almaktadır.
İskenderun'daki bu son olay, sadece bir asayiş vakası değil, aynı zamanda ekonomik güvenliğin bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Uzmanlar, tüketiciye çağrıda bulunarak kaynağı belirsiz, faturasız veya aşırı ucuz fiyatla satılan kişisel bakım ürünlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor. Zira bu ürünler sadece hırsızlık malı olmakla kalmıyor, saklama koşulları uygun olmadığı için halk sağlığını da ciddi şekilde tehdit edebiliyor.