Haber Özeti: 2026 yılını 'manipülasyon yılı' ilan eden İslam Memiş, özellikle kaldıraçlı ve kredili işlemlerden uzak durulması gerektiğini belirterek yatırımcıları varlıklarını korumaya çağırdı. Altın ve gümüşte yaşanan ani dalgalanmaların yıl boyunca süreceğini vurgulayan uzman, borçla yatırım yapmanın iflasla sonuçlanabileceği konusunda uyardı.
Altın Fiyatlarında Son Durum Ne ve Yatırımcıyı Neler Bekliyor?
Altın piyasalarında son iki haftadır gözlemlenen sert düşüş dalgası, yerini hızlı bir toparlanmaya bıraktı. Gram altının yeniden 7 bin TL eşiğinin üzerine çıkmasıyla birlikte piyasa uzmanı İslam Memiş, bu hareketliliğin bir kâr realizasyonu değil, büyük bir manipülasyon döngüsünün parçası olduğunu ifade etti. Yatırımcıların anlık fiyat hareketlerine kapılarak elindeki varlığı çıkarmaması gerektiğini savunan Memiş, özellikle fiziksel varlıkların korunmasının hayati önem taşıdığını belirtti.
Piyasadaki bu oynaklık, geçmiş yıllardaki stabil yükseliş trendlerinden farklı bir rota izliyor. 2023 ve 2024 yıllarında enflasyona karşı en güçlü kalkan olan altın, 2026 yılında daha çok spekülatif atakların hedefi haline gelmiş durumda. Memiş'e göre bu süreçte para kazanma hırsıyla hareket edenler, sadece 2 saat içerisinde varlıklarının %10'unu kaybedebilecekleri bir piyasa gerçeğiyle karşı karşıya kalacaklar.
Kaldıraçlı ve Kredili İşlemler Neden Büyük Risk Taşıyor?
Finansal piyasalarda 1.000 dolar ile 10.000 dolarlık işlem yapma imkanı tanıyan kaldıraçlı sistemler, İslam Memiş tarafından adeta bir 'kumar' ve 'zar atmak' olarak nitelendiriliyor. Uzman, 2026 yılında bu yöntemi tercih edenlerin 'çatır çatır soyulacağını' ve sermayelerini tamamen kaybedeceklerini iddia ediyor. Kredili işlemlerle zengin olma hayali kuranların 'o enkazın altında kalacağını' belirten Memiş, bu yılın bir şampiyon çıkarma yılı değil, mevcut sermayeyi muhafaza etme dönemi olduğunun altını çiziyor.
Geçtiğimiz yılın aynı döneminde ons altın ve gram altın tarafında daha öngörülebilir bir grafik izlenirken, güncel veriler gümüşün sadece birkaç saat içinde %10 değer kaybettiğini gösteriyor. Bu durum, piyasa yapıcıların küçük yatırımcıyı saf dışı bırakmak için agresif hamleler yaptığının bir kanıtı olarak sunuluyor. Memiş, özellikle borçlanarak veya kredi çekerek altın ve gümüşe girenlerin en büyük risk grubunda olduğunu hatırlatıyor.
Altın Satılmalı mı Yoksa Takas mı Edilmeli?
Vatandaşın en çok merak ettiği 'altınımı ne zaman satmalıyım?' sorusuna İslam Memiş, radikal bir perspektifle yanıt veriyor: Altın satılan bir emtia değil, ancak takas edilebilen bir değerdir. Nakit ihtiyacı olmayan yatırımcının elindeki fiziki altını çıkarmasının büyük bir hata olacağını belirten uzman, altının ancak ev veya araba gibi somut bir varlık alımı söz konusu olduğunda elden çıkarılabileceğini savunuyor.
Bu yaklaşım, Türk yatırımcısının geleneksel 'yastık altı' güvenliğini modern finansal risklere karşı koruma kalkanı olarak kullanmasını öneriyor. 2026'daki bu türbülanslı süreçte, dijital ekranlardaki rakamlardan ziyade fiziksel varlığa odaklanmak, bireysel bütçelerin manipülasyon dalgasından minimum hasarla çıkmasını sağlayabilir. Uzmanlar, piyasadaki ani geri çekilmelerin birer alım fırsatı olarak görülmesi gerektiğini ancak bunun 'açıkta kalarak' yapılmaması gerektiğini defalarca vurguluyor.
Finansal Piyasaların Tarihsel Manipülasyon Süreci
Küresel piyasalarda manipülasyon döngüleri genellikle ekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı dönemlerde tetiklenir. 2026 yılı için yapılan bu uyarılar, aslında 2008 krizinden bu yana süregelen 'likidite tuzağı' ve dijital varlıkların geleneksel piyasalar üzerindeki baskısının bir yansımasıdır. İslam Memiş gibi uzmanlar, geçmişteki büyük piyasa çökmelerinden ders çıkararak, yatırımcının duygusal kararlar yerine rasyonel ve korumacı bir model benimsemesi gerektiğini sıkça hatırlatmaktadır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerinin de geçmiş dönemlerde belirttiği üzere, vatandaşların kayıt dışı veya yüksek riskli spekülatif araçlardan uzak durması, makroekonomik istikrar için de kritik önem arz etmektedir. 2026 yılındaki bu sert uyarının temelinde, küresel finans sistemindeki yeniden yapılanma ve bu süreçte küçük yatırımcıyı hedef alan volatilite operasyonları yatmaktadır.