Haber Özeti: Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, kadın girişimciliğini küresel bir değer haline getirmek için 7 bölgede eğitim ve finansman desteklerinin yaygınlaştırılacağını, bin 319 kadın kooperatifi ile yerel üretimin markalaşacağını açıkladı.
Kadınların Ekonomiye Katılımı Verimliliği Nasıl Etkiliyor?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Finans Merkezi'nde gerçekleştirilen Üreten Kadınlar Yarışması Ödül Töreni'nde yaptığı açıklamalarda, kadınların iş dünyasındaki varlığının sadece bir istihdam meselesi değil, aynı zamanda bir kalite ve verimlilik standardı olduğunu ifade etti. Bakan Göktaş'a göre kadın girişimciler, üretim süreçlerine yeni bir bakış açısı getirirken sosyal etkiyi de beraberinde taşıyor ve yerel fikirleri küresel değerlere dönüştürme potansiyeline sahip oluyorlar.
Günümüzde ekonominin dilinin değiştiğini vurgulayan Bakan, rekabetin artık sadece ham madde veya makine üzerinden değil, hıza ve güvene dayalı fikir üretme kabiliyeti üzerinden şekillendiğini belirtti. Bu kapsamda, kadınların ekonomiye dahil olmasının pazar çeşitliliğini artırdığı ve toplumsal fırsat eşitliğini güçlendirdiği gerçeği, bakanlığın 2024-2028 Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ile somut bir devlet politikası haline getirilmiş durumda.
Kadın Girişimciler İçin Hangi Yeni Destek Mekanizmaları Geliyor?
Bakanlık, özellikle finansmana erişim ve eğitim konularında vites yükseltiyor. Ekim ayında başlatılan Yükselen Kadınlar Programı, Afyonkarahisar ve Antalya'nın ardından Türkiye'nin 7 bölgesine yayılacak. Bu yayılım sayesinde kadınlar, sadece büyükşehirlerde değil, Anadolu'nun her köşesinde mentorluk ve finansal danışmanlık hizmetlerine doğrudan ulaşabilecekler. 2021 yılında başlayan bu projeler zinciri, geçen yıl binlerle ifade edilen girişimci sayısını bu yıl çok daha yüksek seviyelere çıkarmayı hedefliyor.
Sadece fiziksel ofislerle sınırlı kalınmayıp, Girişimcilik Eğitim Tırı aracılığıyla iş fikri olan her kadına kapı kapı gidilerek temas kurulması planlanıyor. Geçmiş yıllarda kadınların banka kredilerine ve teşviklere erişimindeki bürokratik engeller, kadingirisimci.gov.tr gibi tek çatı altında toplanan platformlarla minimize ediliyor. Bu durum, 2023 yılı verilerine kıyasla kadın kooperatiflerinin sayısının bin 319'a ulaşmasıyla meyvelerini vermeye başladı bile.
E-Ticaret ve Teknoloji Desteği Kadınları Nasıl Etkileyecek?
Vatandaşın ve yerel üreticinin en büyük sorunu olan pazara erişim, dijitalleşme ile çözülüyor. Bakan Göktaş, Hepsiburada ile yapılan iş birliği sonucunda 10 bin kadının e-ticaret eğitimi aldığını belirterek, bir atölyeden çıkan ürünün artık dünyanın dört bir yanına gönderilebildiğini hatırlattı. Bu hamle, evde üretim yapan ancak satış kanalı bulamayan binlerce kadın için doğrudan gelir kapısı anlamına geliyor.
Özellikle teknoloji ve enerji gibi erkek egemen görülen sektörlerde kadınların varlığını artırmak için Enerji Okulu ve Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı gibi niş alanlara odaklanılıyor. Bu stratejik yatırımlar, kadın emeğinin sadece tekstil veya gıda ile sınırlı kalmayıp, yüksek katma değerli teknoloji üretimine evrilmesini amaçlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen bu vizyon, kadın istihdam oranlarını Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyelerine çekmeyi hedefleyen kararlı bir iradeyi temsil ediyor.
Kadın Girişimciliğinin Tarihsel Gelişimi ve Stratejik Önemi Nedir?
Türkiye'de kadın girişimciliği, 2000'li yılların başından itibaren mikrokredi uygulamalarıyla ivme kazanmış, son on yılda ise kurumsal finansman destekleri ve kooperatifleşme modelleriyle profesyonel bir kimliğe bürünmüştür. Geçmişte daha çok hobi veya ek gelir odaklı görülen kadın emeği, günümüzde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile eşgüdümlü yürütülen projeler sayesinde sanayi ve ihracatın ana bileşenlerinden biri haline geldi.
Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan'ın da daha önceki açıklamalarında belirttiği üzere, kadın girişimcilere sağlanan uygun maliyetli krediler, geri dönüş hızı ve işletme sürdürülebilirliği açısından en başarılı portföyleri oluşturuyor. Bakan Göktaş'ın işaret ettiği Türkiye Yüzyılı vizyonu, bu başarı hikayelerini bireysel olmaktan çıkarıp toplumsal bir kalkınma modeline dönüştürmeyi esas alıyor.