Haber Özeti: Kayseri Valiliği, yerel yönetimler ve dev perakende zincirleri arasında imzalanan protokol ile çiftçilerin ürettiği tarımsal ürünlerin doğrudan pazara erişimi ve bölgesel kalkınmanın hızlandırılması hedefleniyor.
Kayseri Tarım Protokolü Çiftçiye Ne Sağlayacak?
Kayseri Valiliği ev sahipliğinde; Büyükşehir Belediyesi, Kayseri Şeker, Migros AŞ, Gürata AŞ ve ZZEF AŞ arasında imzalanan işbirliği protokolü, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği merkeze alıyor. Protokolün temel amacı, çiftçinin binbir emekle ürettiği ürünlerin aracı maliyetlerini minimize ederek doğrudan büyük perakende zincirlerine ulaşmasını sağlamak ve yerel ekonomiyi canlandırmaktır. Vali Gökmen Çiçek ve AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş gibi isimlerin katılımıyla gerçekleşen imza töreni, kamu ve özel sektörün yerel kalkınma paydasında buluştuğu güçlü bir model sunuyor.
Anlaşma kapsamında Kayseri genelindeki üreticilerin modern tarım tekniklerine entegrasyonu teşvik edilirken, ürünlerin kalite standartlarının artırılması planlanıyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav ve ziraat odası başkanlarının da destek verdiği süreçte, sadece üretim değil, depolama ve lojistik ağlarının da optimize edilmesi hedefleniyor. Bu adım, Kayseri'nin sadece bir sanayi kenti değil, aynı zamanda stratejik bir tarım üssü olma vizyonunu destekleyen en somut girişimlerden biri olarak kayıtlara geçiyor.
Yerel Üretim Desteği Gıda Fiyatlarını Nasıl Etkiler?
Geçmiş yıllarda tarımsal üretimde yaşanan pazarlama ve lojistik sorunları, üreticinin kar marjını düşürürken tüketicinin de ürüne pahalı ulaşmasına neden oluyordu. 2024 ve 2025 verilerine bakıldığında, tarla ile raf arasındaki fiyat farkının yerel projelerle %20 ile %30 bandında daraltılabildiği gözlemlenmişti. Kayseri'de hayata geçirilen bu yeni işbirliği, perakende devi Migros gibi paydaşların sürece dahil olmasıyla, yerel ürünlerin ulusal pazarda daha rekabetçi bir konuma gelmesini sağlayacak ve tüketici için daha erişilebilir fiyatların önünü açacaktır.
Türkiye genelinde benzer modellerin uygulandığı bölgelerde, yerel ürünlerin pazar payının bir yıl içinde %15 oranında arttığı bilinmektedir. Kayseri Şeker ve Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay'ın vurguladığı gibi, üreticinin arkasında kurumsal bir gücün bulunması, ekim alanlarının genişlemesine ve genç nüfusun tarıma geri dönmesine katkı sunacaktır. Bu sinerji, bölgedeki tarımsal hasılanın bir önceki yıla oranla ciddi bir ivme yakalamasını beraberinde getirecektir.
Tarımsal İşbirliği Modelinin Ekonomik Geleceği Nedir?
Vatandaş açısından bakıldığında bu protokol, daha taze ve denetimli gıdaya ulaşım anlamına geliyor. Yerel üretimin doğrudan desteklenmesi, Kayseri'nin kırsal bölgelerinde istihdamın korunmasını sağlarken, bölgeden dışarıya göçü azaltacak bir ekonomik kalkan görevi üstlenecektir. Çiftçinin satış garantisi hissetmesi, tarımsal planlamayı daha sağlıklı hale getirerek arz güvenliğini pekiştirecektir. Uzmanlar, bu tür çok paydaşlı modellerin, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde gıda arz zincirini korumak için hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Tarihsel sürece bakıldığında Kayseri, ticaret yollarının kesişim noktası olma özelliğini modern tarım ve sanayi işbirliğiyle birleştirme geleneğine sahiptir. 1950'li yıllarda kurulan Kayseri Şeker Fabrikası'nın bölge ekonomisindeki dönüştürücü gücü, bugün teknoloji ve modern pazarlama ağlarıyla birleşerek yeni bir boyuta evriliyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç'ın da belirttiği üzere, bu protokol bölgenin sadece bugününe değil, gelecek on yıllardaki gıda stratejisine de hizmet eden köklü bir değişim başlatıyor.