Haber Özeti: Merkez Bankası 2026 yıl sonu enflasyon tahmin aralığını %13-19 seviyesinden %15-21 bandına yükselterek yukarı yönlü bir revizyon gerçekleştirdi. Başkan Fatih Karahan, dezenflasyon süreci kalıcı hale gelene kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağını vurguladı.
MERKEZ BANKASI 2026 SONU ENFLASYON TAHMİNİ YÜZDE KAÇ OLDU?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 2026 yılının ilk enflasyon raporunu kamuoyuyla paylaştı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, daha önce %13 ile %19 aralığında öngörülen yıl sonu enflasyon tahmini, piyasa koşulları ve güncel ekonomik veriler ışığında %15 ile %21 seviyesine çekildi. Bu revizyon, orta vadeli program hedefleri ile gerçekleşen veriler arasındaki makasın daraltılması çabası olarak değerlendiriliyor.
Ekonomi yönetimi, enflasyondaki katılıkla mücadele kapsamında para politikasındaki sıkı duruşun bir süre daha devam edeceği mesajını yineledi. TCMB'nin bu hamlesi, özellikle hizmet enflasyonu ve iç talep dengelenmesi konularındaki hassasiyetin sürdüğünü gösteriyor. Banka, tahmin aralığının orta noktasını baz alarak politikalarını şekillendirmeye devam edeceğini duyurdu.
YIL SONU ENFLASYON BEKLENTİSİ NEDEN YÜKSELDİ?
Enflasyon tahminlerindeki yukarı yönlü hareket, geçtiğimiz yılın aynı dönemindeki baz etkisi ve maliyet yönlü baskılarla karşılaştırıldığında dikkat çekici bir farklılık sunuyor. 2025 yılı hedeflerine odaklanan piyasalar için 2026 revizyonu, dezenflasyon sürecinin beklenenden daha uzun bir zamana yayılabileceğine işaret ediyor. Geçtiğimiz yıl açıklanan raporlarda daha iyimser bir tablo çizilirken, bugünkü veriler reel sektörün maliyet artışlarını fiyatlara yansıtma hızının hala yüksek olduğunu kanıtlıyor.
Küresel enerji fiyatlarındaki oynaklık ve döviz kuru beklentilerindeki güncellemeler de bu revizyonun temel taşlarını oluşturuyor. Merkez Bankası yetkilileri, özellikle asgari ücret artışlarının ve kamu harcamalarının iç tüketime olan dolaylı etkilerini yakından takip ediyor. Önceki tahmin dönemlerine göre daha ihtiyatlı bir yaklaşım benimseyen banka, beklenti yönetimini rasyonel bir zeminde tutmayı hedefliyor.
YENİ ENFLASYON TAHMİNİ VATANDAŞIN CEBİNİ NASIL ETKİLEYECEK?
Merkez Bankası'nın tahminlerini yükseltmesi, vatandaşın alım gücü ve borçlanma maliyetleri üzerinde doğrudan bir etki yaratma potansiyeli taşıyor. Sıkı para politikası vurgusu, kredi faiz oranlarının yüksek seyretmeye devam edeceği ve mevduat faizlerinin cazibesini koruyacağı bir döneme işaret ediyor. Tüketici için bu durum, taksitli alışveriş ve kredi kullanım imkanlarının kısıtlı kalması anlamına gelirken, tasarruf sahipleri için reel getiri imkanı sunuyor.
Piyasadaki fiyatlama davranışlarının bu yeni tahminlere göre şekillenmesi bekleniyor. Özellikle kira artış oranları, okul ücretleri ve hizmet sektörü zamları gibi kalemlerde %15-21 bandı yeni bir referans noktası haline gelebilir. Vatandaşın enflasyon beklentisinin kontrol altına alınması amacıyla yapılan bu şeffaf paylaşım, piyasadaki belirsizliği azaltarak uzun vadeli planlama yapılabilmesine olanak tanımayı amaçlıyor.
Merkez Bankası Enflasyon Raporları ve Tarihsel Süreç
Türkiye'de enflasyon hedeflemesi rejimi kapsamında yayınlanan bu raporlar, ekonomi tarihinin en kritik göstergeleri arasında yer alıyor. Geçmiş dönemlerde TCMB başkanlarının yaptığı sunumlar, piyasa oyuncuları için birer yol haritası niteliği taşıyordu. Eski başkanların "enflasyonun belini kıracağız" şeklindeki kararlı açıklamalarıyla başlayan süreç, günümüzde veriye dayalı ve daha teknik bir iletişim diline evrilmiş durumda. Fatih Karahan'ın "Dezenflasyonda kalıcılık sağlanana kadar sıkı duruş sürecek" ifadesi, geçmişteki benzer kriz dönemlerinde alınan önlemlerin daha sistematik bir devamı niteliğindedir.