İstanbul
Parçalı bulutlu
weather
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,5931 %-0.03
51,8078 %0.42
7.028,59 1,23
Yuva Portal Ekonomi Metabolik Dengesizlik Sessizce Geliyor: Kronik Hastalık Riskine Dikkat!

Metabolik Dengesizlik Sessizce Geliyor: Kronik Hastalık Riskine Dikkat!

Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve düzensiz beslenme, vücudun enerji dengesini bozarak diyabet ve kalp hastalıklarına davetiye çıkarıyor. Uzmanlar, metabolik sağlığın sadece kilo ile ölçülemeyeceği konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.

Kaynak: Habermerkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Haber Özeti: Metabolik dengenin bozulması; diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalıkları gibi kronik sorunların temelini oluştururken, bu sürecin zayıf bireylerde bile sessizce ilerleyebildiği belirtiliyor.

METABOLİK SAĞLIK NEDİR VE NEDEN BOZULUR?

Vücudun enerjiyi işleme ve yönetme biçimi olan metabolik sağlık; kan şekeri, kan yağları, tansiyon ve hormon dengesinin bir bütün olarak uyum içinde çalışmasını ifade eder. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Zübeyde Yüce Alğan, bu dengenin bozulmasının uzun yıllar boyunca hiçbir belirti vermeden ilerleyebileceğini vurguluyor. Özellikle masa başı çalışanlar ve gün boyu hareketsiz kalan bireyler, metabolik kırılganlık açısından en yüksek risk grubunda yer alıyor.

Metabolik sağlığı tehdit eden ana unsurlar arasında aşırı şeker tüketimi, kronik stres, yetersiz uyku ve düzensiz beslenme alışkanlıkları başı çekiyor. Vücudun enerji yakma mekanizması bozulduğunda, hücreler insüline karşı direnç geliştirmeye başlıyor ve bu durum zamanla organ hasarlarına kadar uzanan bir zinciri tetikliyor. Bu nedenle metabolik dengeyi sadece bir kilo problemi değil, bir sistem arızası olarak görmek hayati önem taşıyor.

ZAYIF OLMAK METABOLİK OLARAK SAĞLIKLI OLDUĞUNUZ ANLAMINA MI GELİR?

Toplumda yaygın olan 'zayıf insan sağlıklıdır' algısı, bilimsel verilerle çelişiyor. Dr. Zübeyde Yüce Alğan, zayıf bireylerde de insülin direnci ve yüksek kolesterol gibi metabolik risklerin görülebileceğine dikkat çekiyor. Geçmiş yıllarda yapılan araştırmalar, vücut kitle indeksi normal olup 'metabolik olarak obez' kabul edilen bireylerin sayısının her geçen gün arttığını gösteriyor. 2020 yılı verileriyle kıyaslandığında, sedanter yaşam tarzının yaygınlaşmasıyla birlikte zayıf görünen ancak iç organ yağlanması yaşayan birey sayısında belirgin bir artış gözleniyor.

Kilonun tek başına bir sağlık kriteri olmadığı gerçeği, modern tıbbın en önemli uyarılarından biridir. Vücudun enerjiyi nasıl kullandığı ve hormonal dengesini nasıl koruduğu, dış görünüşten çok daha kritiktir. Kan testleri ile düzenli olarak takip edilmeyen bir metabolizma, dışarıdan sağlıklı görünse bile içeriden diyabet veya karaciğer yağlanması gibi ciddi kronik süreçleri başlatmış olabilir.

METABOLİK HASTALIKLAR VATANDAŞIN YAŞAM KALİTESİNİ NASIL ETKİLER?

Metabolik dengenin bozulması, bireyin günlük yaşam enerjisini doğrudan aşağı çekerek kronik yorgunluk ve odaklanma sorunlarına yol açar. Bu durum sadece sağlık harcamalarının artmasına değil, aynı zamanda iş gücü kaybına ve yaşam kalitesinin dramatik şekilde düşmesine neden olur. Uzmanlara göre, erken dönemde yapılan yaşam tarzı değişiklikleri, ileride binlerce liralık tedavi maliyetlerinin ve ağır ilaç kullanımlarının önüne geçebilir. Sağlıklı bir metabolizma, bireyin sadece hastalıklardan korunmasını sağlamaz, aynı zamanda zihinsel performansını ve fiziksel dayanıklılığını da en üst seviyeye çıkarır.

Sürecin vatandaş nezdindeki somut etkisi, erken yaşlarda ortaya çıkan yüksek tansiyon ve şeker hastalığı vakalarıyla kendisini gösteriyor. Bundan on yıl önce 50'li yaşlarda görülen metabolik bozukluklar, günümüzde yanlış beslenme ve hareketsizlik nedeniyle 20'li ve 30'lu yaşlara kadar inmiş durumda. Bu tablo, toplumun genel sağlık yükünü artırırken, bireylerin aktif yaşlanma sürecini de sekteye uğratıyor.

KRONİK HASTALIKLARIN TARİHSEL SEYRİ VE ÖNLEMLER

İnsanlık tarihi boyunca bulaşıcı hastalıklarla mücadele eden tıp dünyası, 21. yüzyılda odağını metabolik ve kronik hastalıklara çevirmiş durumdadır. Endüstriyel gıda üretiminin artması ve fiziksel aktivitenin azalması, insan metabolizmasının evrimsel sürecine aykırı bir tablo oluşturmuştur. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verileri, metabolik sendrom kaynaklı ölümlerin son 20 yılda dünya genelinde %30 oranında arttığını ortaya koyuyor. Bu küresel tehdit karşısında uzmanlar, düzenli check-up kontrollerinin ve kişiselleştirilmiş beslenme programlarının bir lüks değil, zorunluluk olduğunu hatırlatıyor.

Yuva Portal yasal uyarısı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *