Haber Özeti: Sabancı Holding hissedarlarından Ömer Sabancı, elinde bulunan 3.086.290 lot SAHOL payının borsada satışa konu edilebilmesi amacıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu'na (MKK) başvuru yaptı. Bu işlem, söz konusu payların borsada işlem gören statüye dönüştürülmesini hedefliyor.
SAHOL Hisselerinde Dönüşüm Başvurusu Ne Anlama Geliyor?
Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin ana ortakları veya büyük pay sahipleri, ellerinde bulunan ancak henüz halka açık olmayan hisseleri nakde çevirmek istediklerinde MKK üzerinden dönüşüm başvurusu yapmak zorundadır. Ömer Sabancı tarafından yapılan bu hamle, yaklaşık 3,1 milyon adet payın önümüzdeki dönemde Borsa İstanbul ekranlarında satışa hazır hale getirileceğini gösteriyor. Sermaye Piyasası Kurulu’nun Pay Tebliği gereğince yapılan bu bildirim, hisselerin hemen o gün satılacağı anlamına gelmese de piyasaya ek bir likidite arzı potansiyeli taşıyor.
Yatırımcılar için bu tarz başvurular genellikle yakından takip edilen bir arz-talep dengesi unsuru olarak kabul edilir. Özellikle Sabancı Holding gibi dev bir yapıda gerçekleşen bu miktar, hisse üzerindeki derinliği artırabilecek bir etkiye sahiptir. Uzmanlar, bu tür dönüşümlerin uzun vadeli stratejik bir nakit yönetimi ya da portföy çeşitlendirmesi amacıyla yapılabildiğine dikkat çekiyor. Bildirimin yapıldığı 16 Şubat 2026 tarihi itibarıyla SAHOL payları piyasada 110-115 TL bandında hareket ederken, söz konusu lotların güncel piyasa değeri yaklaşık 350 milyon TL seviyelerine işaret ediyor.
Ömer Sabancı'nın Pay Dönüşümü Borsayı Nasıl Etkiler?
Geçmiş verilere bakıldığında, Sabancı Holding hisseleri 2025 yılı başında 80-90 TL seviyelerinde işlem görürken, 2026'nın ilk çeyreğinde 114 TL seviyelerini test ederek yıllık bazda %80'in üzerinde bir artış sergiledi. Bu yükseliş trendinin ortasında gelen satış hazırlığı, büyük yatırımcıların kar realizasyonu yapabileceği şeklinde yorumlanabiliyor. Geçen yıl benzer büyüklükteki pay dönüşümlerinde piyasa, satış baskısını genellikle karşılamış ve hacim artışıyla denge sağlamıştı.
Piyasa profesyonelleri, 3 milyon lotun SAHOL gibi günlük işlem hacmi 4-5 milyar TL'yi bulan bir hisse için yönetilebilir bir miktar olduğunu ifade ediyor. Ancak MKK duyurusundan itibaren payların iki iş günü geçmeden satılamayacağı kuralı, kısa vadeli trade eden yatırımcılar için bir takip süreci başlatıyor. Şirketin kayıtlı sermaye tavanını yakın zamanda 10 milyar TL’ye yükseltmesi ve aracı kurumların 170 TL bandındaki hedef fiyatları, bu tür ortak satışlarının yarattığı psikolojik baskıyı dengeleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Vatandaş ve Küçük Yatırımcı Bu Durumdan Nasıl Etkilenir?
Hisse senedi piyasasında işlem yapan bireysel yatırımcılar için ana ortağın pay dönüşümü başvurusu, kısa vadede volatilite yani fiyat dalgalanması riskini beraberinde getirebilir. Özellikle borsada işlem görmeyen payların borsada işlem gören statüye alınması, arzın artması anlamına geldiği için fiyatta geçici bir geri çekilme yaratma potansiyeline sahiptir. Ancak bu durum, Sabancı Holding gibi güçlü nakit akışı olan şirketlerde genellikle alım fırsatı olarak da değerlendirilebiliyor.
Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, bu tür kurumsal hareketler piyasa şeffaflığı açısından kritiktir. Yatırımcıların panik yapmak yerine, satışın blok halinde mi yoksa piyasaya yayılarak mı yapılacağını izlemesi öneriliyor. Özellikle Esas Holding ve Sabancı ailesi üyelerinin daha önce diğer iştiraklerde (örneğin Pegasus) gerçekleştirdikleri benzer operasyonlar, piyasa tarafından zamanla absorbe edilmiş ve hisse performansları temel verilere göre şekillenmeye devam etmiştir.
MKK ve Pay Tebliği'nin Tarihsel Süreci
Türkiye sermaye piyasalarında şeffaflığı artırmak amacıyla geliştirilen Pay Tebliği (VII-128.1), ortakların gizli satış yapmasının önüne geçmek için tasarlanmıştır. 2013 yılından bu yana daha sıkı uygulanan bu kurallar, 15. madde uyarınca büyük hissedarların niyetlerini önceden beyan etmesini zorunlu kılar. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) eski yetkililerinin geçmişteki açıklamalarında vurguladığı üzere, bu düzenleme "piyasa bozucu eylemlerin engellenmesi ve küçük yatırımcının bilgiye erişim eşitliğinin sağlanması" amacını taşımaktadır.
Sabancı Holding, Cumhuriyet tarihinin en köklü sanayi ve finans gruplarından biri olarak, hisse yapısındaki bu tür değişimleri her zaman kamuyu aydınlatma platformu üzerinden şeffaf bir şekilde yönetmiştir. Tarihsel olarak bakıldığında, ailenin veya holdingin stratejik dönüşüm kararları, genellikle grubun yeni enerji ve teknoloji yatırımlarına kaynak yaratma vizyonuyla paralel seyretmiştir.