İstanbul
Parçalı bulutlu
weather
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4884 %0.03
51,4317 %0.24
6.909,10 6,23
Yuva Portal Ekonomi Osmaniye'de Özgür Özel'e dert yanan kadının 3 aracı ve sigortalı eşi çıktı

Osmaniye'de Özgür Özel'e dert yanan kadının 3 aracı ve sigortalı eşi çıktı

Osmaniye'de CHP lideri Özgür Özel'e eşinin işsiz olduğunu ve geçinemediklerini söyleyen Emine Kılıç'ın, yapılan incelemeler sonucu üzerine kayıtlı 3 araç ve sigortalı çalışan bir eşi olduğu belirlendi.

Kaynak: Habermerkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Haber Özeti: CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Osmaniye ziyareti sırasında 'eşim işsiz' diyerek dert yanan Emine Kılıç'ın, eşinin aslında sigortalı bir işte çalıştığı ve üzerine kayıtlı 3 adet araç bulunduğu tespit edildi. Kılıç, sözlerinin kesilerek siyasete alet edildiğini savunurken, araçların kendisine ait olmadığını iddia etti.

Özgür Özel ile görüşen kadının gerçek mal varlığı nedir?

Osmaniye'deki Karaçay konteyner kentinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile bir araya gelen ve ekonomik zorluklardan bahseden Emine Kılıç hakkında çarpıcı veriler ortaya çıktı. Kılıç'ın görüşme esnasında eşinin iş bulamadığını ve geçim sıkıntısı çektiklerini belirtmesine rağmen, resmi kayıtlar durumun aksini gösteriyor. Yapılan detaylı incelemelerde, Kılıç'ın eşinin aktif olarak sigortalı bir işte çalıştığı ve ailenin üzerine kayıtlı tam 3 adet motorlu taşıt bulunduğu anlaşıldı.

Söz konusu gelişme, sosyal medyada paylaşılan mağduriyet videolarının doğruluğu tartışmasını yeniden alevlendirdi. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, 6 Şubat depremleri sonrasında konteyner kentte yaşamaya başlayan Kılıç'ın, deprem öncesinde de kiracı olduğu ve şu anki beyanlarının aksine asgari ücretle de olsa düzenli bir gelire sahip oldukları belirlendi. Bu durum, siyasi liderlerin halk ziyaretlerindeki beyanların doğruluğunun teyit edilmesi noktasında yeni bir tartışma başlattı.

Emine Kılıç 3 araç ve sigorta iddialarına ne cevap verdi?

Ortaya çıkan verilerin ardından açıklama yapmak zorunda kalan Emine Kılıç, üzerine kayıtlı olan 3 aracın varlığını kabul etse de bu araçları kendilerinin kullanmadığını öne sürdü. Araçların başkaları tarafından kullanıldığını iddia eden Kılıç, asgari ücretli çalışan eşinin gelirinin yetersiz olduğunu ve sözlerinin kesilerek farklı bir algı oluşturulduğunu savundu. Elektrik ve suyunun kesildiğini iddia eden vatandaş, derdini anlatmak isterken siyasi bir çekişmenin ortasında kaldığını ifade etti.

Geçmiş yıllarda da benzer şekilde siyasi liderlerin ziyaretleri sırasında dile getirilen mağduriyet hikayelerinin, daha sonra resmi kayıtlarla çeliştiği örnekler Türkiye gündeminde sıkça yer bulmuştu. Özellikle 2021 ve 2022 yıllarındaki saha çalışmalarında benzer dezenformasyon vakaları yaşanmış, bu durum doğrulama (fact-checking) mekanizmalarının önemini artırmıştı. Kılıç'ın ifadeleri, beyan ve gerçeklik arasındaki uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi.

Depremzede konutları ve TOKİ başvuruları nasıl etkilenecek?

Kılıç'ın açıklamaları arasında en dikkat çekici noktalardan biri de TOKİ ve sosyal konut başvurusu oldu. Konteyner kentte kalma sebeplerinin TOKİ'den çıkacak konutu beklemek olduğunu belirten Kılıç'ın bu talebi, devletin sağladığı sosyal yardımların gerçek hak sahiplerine ulaşıp ulaşmadığı sorusunu doğurdu. 3 araç sahibi bir ailenin konteyner kentte barınması ve sosyal konut talep etmesi, dar gelirli vatandaşların haklarının korunması açısından somut bir örnek teşkil ediyor.

Bu durum, vatandaşın sosyal yardım sistemine olan güvenini ve yardımların önceliklendirme kriterlerini doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, beyan usulüne dayalı yardım taleplerinin dijital veri entegrasyonu ile daha sıkı denetlenmesi gerektiğini vurguluyor. Geçtiğimiz yıl benzer yardımlarda yapılan usulsüzlüklerin tespit edilmesiyle birçok ödemenin durdurulduğu hatırlanırken, bu yeni vakanın da yerel yönetimler nezdinde incelemeye alınması bekleniyor.

Siyasi propaganda ve dezenformasyonun arka planı

Türkiye'de siyasi liderlerin gerçekleştirdiği esnaf ve hane ziyaretleri, seçmenle bağ kurmanın en temel yolu olarak biliniyor. Ancak bu ziyaretler sırasında paylaşılan videolar, zaman zaman eksik veya yanıltıcı bilgiler içerebiliyor. Siyaset bilimciler, bu tür 'kurgu mağduriyet' veya 'yanıltıcı beyan' durumlarının, muhalefet partilerinin inandırıcılığına zarar verebileceği konusunda geçmişte de uyarılarda bulunmuştu.

İhlas Haber Ajansı'na konuşan Kılıç'ın, 'beni siyasette kullandılar' çıkışı, aslında saha çalışmalarındaki stratejik bir zafiyeti de işaret ediyor. Yetkililer, bu tür kamuoyuna açık görüşmelerde dile getirilen iddiaların hızlıca teyit edilmesinin, bilgi kirliliğini önlemek adına kritik olduğunu belirtiyor. Osmaniye özelinde yaşanan bu olay, hem siyasetin dili hem de yardımların adilliği konusunda ders niteliğinde bir vaka olarak kayıtlara geçti.

Yuva Portal yasal uyarısı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *