Haber Özeti: Bir zincir markette üç ay önce 589 TL olan tereyağının fiyatı, yapılan son zamlarla birlikte 775 TL'ye yükselerek tüketici bütçesini sarstı.
Tereyağı Fiyatları Neden Bu Kadar Hızlı Yükseliyor?
Mutfak harcamalarının temel kalemlerinden biri olan tereyağı, son 90 günlük periyotta %30'un üzerinde bir değer artışı yaşayarak 775 TL seviyesine ulaştı. Market raflarında eski ve yeni etiketlerin yan yana gelmesiyle ortaya çıkan bu tablo, gıda enflasyonunun dar gelirli vatandaş üzerindeki baskısını bir kez daha gözler önüne serdi. Sektör temsilcileri bu durumu çiğ süt referans fiyatlarındaki güncellemeler ve artan lojistik maliyetleriyle ilişkilendirse de, tüketiciler fiyatlardaki bu ani sıçramayı "zulüm" olarak nitelendiriyor.
Sosyal medya platformlarında paylaşılan etiket görselleri, vatandaşların tepkisini çığ gibi büyüttü. Özellikle bir zincir markette 589 TL'den satılan aynı markalı ürünün kısa sürede 186 TL birden zamlanması, gıda denetimlerinin ve fiyat istikrarının yeniden sorgulanmasına yol açtı. Tüketiciler, temel gıda maddelerine erişimin her geçen gün zorlaştığını belirterek yetkililerin piyasa üzerindeki denetim mekanizmalarını sıkılaştırmasını talep ediyor.
Geçmiş Yıllarda Tereyağı Fiyatları Ne Durumdaydı?
Türkiye'de süt ve süt ürünleri fiyatları, son üç yılda tarihsel ortalamaların çok üzerinde bir seyir izliyor. Hatırlanacağı üzere, 2023 yılının aynı döneminde benzer ağırlıktaki tereyağı ürünleri 300-350 TL bandında seyrederken, 2024 başında bu rakamlar 500 TL sınırını aşmıştı. Bugün gelinen 775 TL'lik seviye, süt ürünlerindeki yıllık artış hızının genel enflasyon verileriyle yarışır hale geldiğini kanıtlıyor.
Üreticiler, yem maliyetleri ve enerji giderlerindeki artışın ürün fiyatlarına yansımasının kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Ancak Ulusal Süt Konseyi verileri incelendiğinde, çiğ süt üretim maliyetleri ile raf fiyatları arasındaki makasın giderek açıldığı görülüyor. Geçmişte bir kilo tereyağı alabilen bir asgari ücretlinin alım gücü, bugünkü 775 TL'lik etiket karşısında ciddi bir erime yaşadı.
Tereyağı Zammı Vatandaşın Mutfağını Nasıl Etkileyecek?
Yüksek fiyatlar, tüketicileri daha uygun fiyatlı ancak besin değeri tartışmalı olan margarin veya karışım yağlara yönlendiriyor. Temel bir hayvansal yağ kaynağı olan tereyağının lüks tüketim maddesi haline gelmesi, dar ve orta gelirli ailelerin beslenme alışkanlıklarını doğrudan değiştiriyor. Marketlerdeki bu fahiş artışlar, sadece bir ürünün fiyatlanması değil, aynı zamanda dışarıda yemek yeme maliyetlerinden fırın ürünlerine kadar geniş bir yelpazede zincirleme zam etkisini tetikliyor.
Vatandaşlar artık indirim dönemlerini takip etmek veya daha küçük gramajlı ürünlere yönelmek zorunda kalıyor. Gıda uzmanları, hayvansal yağ tüketimindeki bu düşüşün uzun vadede halk sağlığı üzerinde de dolaylı etkileri olabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. 775 TL'lik etiket, sadece bir rakam değil, sofradaki çeşitliliğin azalması anlamına geliyor.
Gıda Fiyatlarındaki Artışın Tarihsel Arka Planı Nedir?
Türkiye'de gıda enflasyonu, özellikle 2020 sonrası küresel pandemi ve yerel ekonomik dinamiklerle birlikte yapısal bir sorun haline dönüştü. Geçmişte Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, süt üreticisine verilen desteklerin artırılacağını ve yem fiyatlarının baskılanacağını açıklamıştı. Ancak sahadaki veriler, verilen desteklerin raf fiyatlarındaki artışı durdurmaya yetmediğini gösteriyor.
Gıda fiyatlarındaki bu dengesizlik, geçmişte de benzer şekilde seyretmiş, ancak tereyağı gibi spesifik ürünlerdeki 3 aylık bu denli sert değişimler nadir görülmüştür. Uzmanlar, üretim maliyetleri düşürülmeden ve aracı komisyonları denetlenmeden etiketlerdeki bu yukarı yönlü ivmenin kalıcı olarak kırılamayacağını vurguluyor.