Haber Özeti: ABD Temsilciler Meclisi'nde Kanada'ya yönelik gümrük vergilerini sonlandıran tasarının kabul edilmesi, Cumhuriyetçi Parti içinde büyük bir çatlağa yol açtı. Tasarıya destek veren partilileri açıkça tehdit eden Donald Trump, bu isimlerin yaklaşan seçimlerde siyasi sonuçlarla karşılaşacağını ilan etti.
Kanada Gümrük Vergileri Neden Kaldırıldı?
ABD Temsilciler Meclisi'nde yapılan oylama sonucunda, Kanada ile olan ticaret trafiğini doğrudan etkileyen gümrük vergilerinin sona erdirilmesini öngören 72 numaralı Ortak Karar Tasarısı kabul edildi. 211 hayır oyuna karşılık 219 evet oyuyla geçen bu tasarı, özellikle sınır eyaletlerindeki ekonomik baskıyı azaltmayı hedeflerken, Beyaz Saray'ın korumacı ekonomi politikalarıyla taban tabana zıt bir görüntü sergiledi. Oylamada Thomas Massie, Don Bacon ve Brian Fitzpatrick gibi kritik Cumhuriyetçi isimlerin Demokrat saflarla birlikte hareket etmesi, Washington koridorlarında siyasi bir deprem etkisi yarattı.
Bu gelişme, ABD'nin en büyük ticaret ortaklarından biri olan Kanada ile olan ilişkilerde yeni bir dönemi işaret etse de, iç siyasetteki yankıları çok daha sert oldu. Donald Trump, kendi ajandasına aykırı hareket eden bu vekilleri doğrudan hedef alarak, parti disiplininin bozulmasına izin vermeyeceğinin sinyalini verdi. Geçmişte de benzer şekilde 'RINO' (Yalnızca İsimsel Cumhuriyetçi) olarak adlandırılan isimlere karşı savaş açan Trump, bu kez gümrük vergileri üzerinden otoritesini tazelemeye çalışıyor.
Trump’ın Seçim Tehdidi Cumhuriyetçi Partiyi Nasıl Etkiler?
Cumhuriyetçi liderin, karara destek veren vekiller için sarf ettiği "Seçim zamanı geldiğinde bunun sonuçlarına ciddi şekilde katlanacaklar" sözleri, 2026 ara seçimleri öncesinde parti içinde bir tasfiye operasyonunun başlayabileceğini gösteriyor. Jeff Hurd, Kevin Kiley ve Dan Newhouse gibi isimlerin seçim bölgelerindeki delegeler üzerinde baskı kurulması beklenirken, Trump'ın bu sert çıkışı sadakat testinin ekonomi politikaları üzerinden yapılacağını kanıtlıyor. Geçen yıl benzer bir oylamada fire vermeyen parti bloğunun, bugün gümrük vergileri gibi hassas bir konuda bölünmesi, Trumpizmin ekonomi kanadındaki gücünün sorgulanmasına neden oluyor.
Haberin derinliğine bakıldığında, bu restleşmenin yalnızca bir vergi meselesi olmadığı, Cumhuriyetçi Parti'nin gelecekteki ideolojik yönünü tayin edeceği görülüyor. Trump'ın 'Önce Amerika' mottosuyla savunduğu yüksek gümrük duvarları, serbest ticaret yanlısı Cumhuriyetçiler tarafından delinmiş durumda. Bu durum, seçmen nezdinde de kafa karışıklığına yol açarken, Trump'ın desteklediği rakip adayların ön seçimlerde bu vekillerin karşısına çıkması artık kaçınılmaz bir senaryo olarak değerlendiriliyor.
ABD Kanada Ticaret Savaşı Vatandaşı Nasıl Etkileyecek?
Gümrük vergilerinin kaldırılması, özellikle enerji ve ham madde maliyetlerinde düşüş beklentisi yaratarak ABD'li tüketici için kısa vadede bir nefes alanı oluşturabilir. Ancak Trump'ın bu karara karşı başlattığı siyasi savaş, piyasalarda belirsizliğe yol açarak yatırım iklimini bozma riski taşıyor. Vatandaşlar için bu durum, market raflarındaki Kanada menşeli ürünlerin fiyatından ziyade, Washington'daki siyasi istikrasızlığın ekonomik verilere nasıl yansıyacağı sorusunu beraberinde getiriyor.
Öte yandan, gümrük vergilerinin kaldırılmasına destek veren vekillerin bölgelerindeki ihracatçılar bu durumdan memnuniyet duyarken, Trump destekçisi yerli üreticiler haksız rekabetten endişe ediyor. 2025 yılındaki ticaret hacmi verileriyle karşılaştırıldığında, vergilerin kaldırılmasının ardından Kanada ile olan ticaretin milyarlarca dolarlık bir hacme ulaşması öngörülüyor. Siyasi arenadaki bu kavga, somut ekonomik kazanımların gölgesinde kalmaya devam ediyor.
ABD-Kanada Ticaret İlişkilerinin Tarihsel Arka Planı
ABD ve Kanada arasındaki ticaret ilişkileri, 1994'te yürürlüğe giren NAFTA ve sonrasında Trump döneminde güncellenen USMCA anlaşmalarıyla şekillendi. Tarihsel süreçte iki ülke arasındaki gümrük vergileri her zaman bir pazarlık unsuru olarak kullanılmış, özellikle çelik ve alüminyum sektörlerinde sık sık gerilimler yaşanmıştır. Uzmanlar, Trump'ın gümrük vergilerini bir dış politika silahı olarak görmesinin, Amerikan ticaret geleneğindeki en büyük kırılmalardan biri olduğunu sık sık vurguluyor.
Eski ticaret temsilcilerinin açıklamalarına göre, Temsilciler Meclisi'nin bu hamlesi başkanın yürütme yetkisini sınırlamaya yönelik nadir adımlardan biri olarak kayıtlara geçti. Donald Trump'ın daha önce gümrük vergilerini "dünyanın en güzel kelimesi" olarak tanımlaması, bugün neden bu denli sert bir tepki verdiğinin ideolojik temelini oluşturuyor. Parti içindeki bu 'vergi isyanı', ABD'nin korumacı ekonomi duvarlarında açılan ilk ciddi gedik olarak tarihe geçebilir.